Kara yazı yazanlar

Bizim aydınlarımız her konuda bilir bilmez çok kolay yargılar verirler ya, o konuda da işi kolayından alıyor ve Hitler’in Almanya’ya yazık etmiş olduğu üzerine ipe sapa gelmez nice sözler edebiliyorlar. Bense dostlar tam tersini söylüyorum, Almanya Hitler’e yazık etmiştir diyorum. Neden derseniz Hitler denen adam toplumun bir zavallısı, ne yapacağını bilmeyen yeteneksiz biriydi. Resim yaptığını söylüyor ama en basit bir nesneyi benzetemiyordu. Ne iyi bir aile eğitiminden geçmiş ne doğru dürüst bir öğrenim görmüştü. Bulursa yiyor, çok zaman parklarda uyuyordu. Siz böyle bir adama kaldıramayacağı kadar sorumluluk veriyorsunuz. O da doğal olarak saçmalıyor. Basit bir işi olsaydı çok mutlu olacaktı. Ama zayıf kişiliğiyle kullanılmaya açık olan birine o mutluluk hiçbir zaman gelmeyecektir. Nitekim sağda solda aylak aylak dolaştığını gören ilgililer ondan muhbir olarak yararlanmayı düşünüyorlar, o da bu öneriyi hemen benimsiyor. Yapabileceği en güzel iş budur. Ondan sonrasını biliyorsunuz ya da ondan sonrasını ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Sizce bu adam yazık olmuş biri değil midir? Pekiyi Almanya neden bu adama böyle davrandı? Çünkü o dönemde Almanya’nın bir deliye gereksinimi vardı. O deliye yaptıracağı işleri aklı başında birilerine yaptıramazdı. Öbür ileri Avrupa ülkelerine göre geç gelişmiş olan Almanya dışa taşamazsa, dünyanın bir yerlerinde kendine pazar bulamazsa boğulur kalırdı. Öbür büyükler çoktan köşeleri tutmuşlardı. Düşünün, çok şey yapacak gücünüz var ve siz eliniz kolunuz bağlı oturuyorsunuz. Bu bir tarihsel gerçekliktir ama bir toplumun başka toplumları ezip geçmesi için gerekçe oluşturmaz. Nitekim Almanya’nın bu çılgınlığından çok insan vurgun yedi, vurgun yiyenlerin başında Almanlar vardır. Biz pazar bulamıyoruz, bizim Yahudilerimiz binbir görünür görünmez ilişki içinde, öyleyse onları yok etmeliyiz. Sade Yahudiler miydi canlarından olanlar? O hırsın o çılgınlığın dişlileri arasında beş yüz bin çingene telef oldu. Duyan düşünen ve yarını olan bir varlığı yok etmenin ne büyük bir acımasızlık olduğunu şimdi burada konuşmamız gerekir mi?

Tehlike her toplum için çok zaman bilgelik gibi algılanan yarı cahilliğin koşullarında yatıyor. Hırsın ölçüsüz büyüyüp geliştiği yer bu yarı cahillik dediğimiz kör noktadır. Dünya kurulalı beri gerçek bilgeler azla yetinmeyi bildiler, bunu yaparken paylaşmayı da özverili olmayı da özgeci olmayı da bildiler. Onlar dünyada her kişinin tek kişilik bir yeri olduğunu, bu yerin kendini bilen insana yeteceğini düşünüyorlardı, doymak bilmez insanın hem kendine hem başkalarına mutsuzluk getireceğine inanıyorlardı. Ama öbürleri yani yarı cahiller birilerine egemen olmak ve durmadan bir şeyler edinmek üzerine hırslar geliştirdiler. Onlar sözde renkli ama gerçekte kapkaranlık dünyalarında “olmak” ve “sahip olmak” ikilemini içinde olura olmaza deli danalar gibi saldırırken boş amaçlara yönelmenin sıkıntılarını yükleniyorlardı. Oldukça olmak istiyorlar, sahip oldukça sahip olmaya çalışıyorlardı.

Hitler o insanların kurbanı oldu. Onu kullananların yaktığı ateş dünyayı kavururken onlara da birazcık acı vermiş midir? Bu konuda ben bir şey diyemiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da her etkinin kendine uygun bir tepkiye yol açacağıdır: birine yaptığınız bir kötülük önünde sonunda gelir sizin yakanıza yapışır. Kötülük yapmak açık vermektir. Doğa yasaları üzerine temellenen insan yasalarında boşluk yoktur. Yalnız sonucu beklemekte acele etmeyeceksiniz. Aceleciler kendilerini boş yere intikam duygularıyla hırpalarlar. Bilgelerin hiçbir zaman hiçbir durumda kin gütmeyişi ve intikamı düşünmeyişi onların doğaya ve insana olan güveniyle ilgilidir.

Hitler’i parmaklarında oynatırken ceplerini paralarla doldurmuş olanların kendilerine iç huzurundan oluşan bir tür cennet kurabilmiş olduklarına ben hiç inanmıyorum. Yarı cahilliğin beslediği hırsları gönüllerimizden silebildiğimiz gün dünyamız cennet olacak. Yoksa bu kısır döngü sonsuza kadar sürer gider. Bir şey dikkatinizi çekmiş olabilir, o da benim kötülüklerin üreticisi olarak yarı cahilleri yani yarı aydınları gösteriyor olmamdır. Ya cahiller? Cahiller genellikle sınırlarını bilirler. Pekiyi Hitler de cahildi, o sınırlarını bilebildi mi? Hitler cahil değildi, cahil olsaydı bu işlere kalkmaz, zaten birileri de onu bu işlerde kullanmayı düşünmezdi. Hitler düpedüz bir yarı aydındı yani yarı cahildi, para buldukça operaya gidebiliyordu, bu bir ölçüt değil mi? Kendinde yücelikler vehmedecek kadar bilgisi vardı. Yarı cahiller hem kullanılırlar hem kullanırlar. Hitler de öyle yaptı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here