Karadeniz yaşam yolculuğu başlıyor

Karadeniz yaşam yolculuğu başlıyor

0
PAYLAŞ

KARADENİZ YAŞAM YOLCULUĞU BAŞLIYOR…

Karadeniz İsyandadır Platformu’ndan 20 kişilik bir grup ‘yaşama sahip çıkan tüm dostlarımızla görüşmek dileğiyle’ diyerek 11 Temmuz 2010 tarihinde HOPA’dan başlayarak yaklaşık 2 hafta sürecek ‘Karadeniz Yaşam Yolculuğu’ yürüyüşüne başlıyor…
Amaçlarının yaşamı yok edecek hidroelektrik santrallere (HES), nükleer santrallere ve termik santrallere karşı İstanbul’dan Karadeniz’e HES direnişi yapan köylüleri desteklemek olduğunu söyleyen grup yolculuk boyunca HES yapılacak olan noktalarda basın açıklamaları ve halkı bilgilendirme toplantıları düzenlemeyi planlıyor.
Sinop’ta yapılması düşünülen nükleer santral ve Amasra’da planlanan termik santral direnişçileri ile de bölgelerinde bir araya gelecek olan Karadeniz İsyandadır Platformu Aktivistleri bu şekilde yaşam alanlarına yönelik saldırılara tepki göstermeyi hedefliyorlar
Yola çıkarken verdikleri mesaj ise şu:

Yollara Çıktık Geliyoruz!…

Savunduğumuz derelere karışmaya, beraber çağlamaya geliyoruz…
Karadeniz’den yükselen isyan seslerini duymazdan gelemezdik. Fındıklı’da vadileri başında nöbet tutan köylüleri, Senoz’da taş atan kadınları, sarı yazmalarıyla eylem alanlarını şenlik eyleyen Loçluları, termik santral istemeyen Bartınlıları, bir Çernobil daha olmasın diyen Sinopluları bilmezden gelemezdik. Karadeniz, sahil yolu ile denizinden koparıldı, Çernobil ile ölüme terk edildi. Şimdi ise HES projeleri ile dereleri şirketlere satılmak, nükleer santral projesi ile Karadeniz atık çöplüğüne döndürülmek isteniyor.
Tüm bunların bilincinde sırt çantalarımızı, kara-mavi bayraklarımızı, yolluklarımızı hazırladık Karadeniz’e, direnen köylülerin yanına geliyoruz. Bu toprakların tek yağmur ormanları, dereleri ve kültürleri için herkesin söyleyecek bir sözü var, biliyoruz. Dünyanın her yerinden yaşama sahip çıkan insanlar bir araya geliyoruz.
Çay makasının sesine, fındıkların yeşiline, karayemişin moruna, tuluma, kemençeye, köçeğe, horona, kırmızı benekli alabalığa, kahvedeki yaşlı amcaya, sırtında ot taşıyan neneye ve tüm bunların can bulduğu yaşam alanlarımızın yok olmaması için geliyoruz..
Bir serçenin yüzü kadar güzeliz çünkü öylesine saf öylesine temiz bir vicdanla yola çıktık ve kanatlarımızı yeterince denedik artık, UÇMA VAKTİ GELDİ …

Önce Karadeniz üzerinde uçacağız, sonra uçabildiğimiz her yere
Ve gittiğimiz her yere götüreceğiz isyanımızı ve coşkumuzu
Evet, yollara düştük
GELİYORUZ !

Karadeniz İsyandadır Platformu’nun bu mesajlarını ilettikten sonra benim de birkaç sözüm olacak HES’lerin yok etmekle tehdit ettiği derelerimiz hakkında…

Sessizce akardı Karadeniz Dereleri…
Sessizce akardı Karadeniz dereleri; sessiz ama derinden; bereketini ve güzelliğini de katarak doğaya…
Denize uzak köylerde bu derelerde çocuklar yüzerdi… Balıklar bulunurdu rengarenk… Hatta soyu tükenmek üzere olan, Ardeşen, Fırtına, Fındıklı, Arılı, Çağlayan ve Arhavi’yi kapsayan coğrafyada Kapise derelerinde yumurta bırakan ve sadece bu ilçelerin deniz kıyısında, kıyıya yakın yaşamını sürdüren DENIZ ALASI bu derelerde yaşardı…
Gürül gürül akışlarındaki melodiye aşıktık biz yöre insanları; göz alabildiğince coşarak giden sularının duruluğunda yıkanır, ruhlarımızı temizlerdik…
Seviyorduk ya biz bu dereleri, var mıydı ötesi; bu değerleri kaybetmemek için bundan önemli bir sebep olabilir miydi…
Kurak, çorak arazilerde yaşayan, yeşilliği, dereyi bulamayan insanlara sormalıydı bir de bu güzelliklerin değerini…
Kurumuş su yataklarının acı görüntülerini, katledilmiş doğanın, kesilmiş ağaçların mezarlığa dönüşmesine tanık olan, daha önce bu deneyimi yaşayıp, dün kaybettikleri için bugün pişmanlık duyanlara sormalıydı…
Sevdiği bir şeyi koruyamamış, ona zarar verilmesini önleyememiş ve bunun öfkesini içinde biriktirmiş insanlara sormalıydı…
Daha önce “BİZ BU DERELER ÜZERİNDE SANTRAL İSTEMİYORUZ” diyemedikleri için artık dereleri olmayan, varsa da eskisi gibi sesi çıkmayan, soluk almayan, gürleyerek akmayan, cılız su yolları haline dönüşmüş derelerine bakarak acı duyanlara sormalıydı SUSMANIN AĞIRLIĞINI…
ONLAR SUSMUYORLAR İŞTE!..
“DERELERİMİZİN ÜZERİNDE SANTRAL İSTEMİYORUZ” diye VAR GÜÇLERİ İLE BAĞIRMAYA GELİYORLAR KARADENİZE…
KARADENİZ İSYANDADIR PLATFORMUNUN BU DİRENİŞİ BÜTÜN KARADENİZİ AYAĞA KALDIRSIN DİLİYELİM…
UYUYAN BÜTÜN YÜREKLERİ UYANDIRSIN…
HERKESİ SARSIN BU İSYAN…
KARADENİZ KURTULSUN HES’LERDEN…

Karadeniz İsyandadır Platformunun bu girişimini desteklemek ya da bu yürüyüşlerinde onların yanında yer almak isteyenler için ilgili linkler ve gerekli bilgiler aşağıdadır…
http://www.facebook.com/pages/Karadeniz-isyandadir/211851863121

http://www.facebook.com/group.php?gid=213273236147&ref=ts
http://www.karadenizisyandadir.org

İrtibat:
Hatice Hacısalihoğlu : 0543 634 94 49
Eren Dağıstanlı : 0537 246 86 61
İsmail Akyıldız : 0535 931 49 99
Deniz Şener : 0545 502 45 43

BİR CEVAP BIRAK