Karanlıkta kalan tüketiciye rekor aydınlatma zammı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Günlerdir yaşanan elektrik kesintileri yüzünden kış ortasında mağdur olan tüketicinin 192 milyon lirası devlet eliyle dağıtım şirketlerine aktarılıyor…
 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, yeni yıl elektrik tarifesiyle ilgili çalışmasını açıkladı. EMO’nun çalışmasında yeni tarifede genel aydınlatma faturasına yüzde 21.3 rekor zam yapıldığı ortaya konuldu. Buna göre konutların faturasındaki enerji kalemi yüzde 3.1 azalmasına karşın, dağıtım kalemi yüzde 6.3 zamlandırılarak, faturada indirime izin verilmedi. Enerji bedeli düşmesine karşın, dağıtım bedelinin artarak tüketicinin elektrik faturasındaki indirim buharlaştığına dikkat çeken Elektrik Mühendisleri Odası, “Dağıtım şirketleri için devlet üzerinden garantili tahsilât anlamına gelen bu kalemdeki artış, yurttaşların üzerine yıllık 192.5 milyon lira ek yük getirdi” açıklamasında bulundu.
 
KARANLIKTA KALAN TÜKETİCİYE REKOR AYDINLATMAYA ZAMMI
 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), yeni yıl elektrik tarifesiyle ilgili yaptığı çalışmayı kamuoyu ile paylaştı. EMO Yönetim Kurulu’ndan konuyla ilgili yapılan basın açıklamasında, geçen yılbaşında elektrik tarifesini ‘sadeleştirme’ adı altında karartan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nın, bu yılki tarife düzenlemeleriyle dağıtım şirketlerine yine kaynak aktarımları sağladığına dikkat çekilerek, “Konutların faturasındaki enerji kalemi yüzde 3.1 azalmasına karşın, dağıtım kalemi yüzde 6.3 oranında zamlandırılarak, faturada indirime izin verilmedi. Halktan kesilen vergiler üzerinden şirketlere ödenen genel aydınlatma tarifesine ise yüzde 21.3 ile çok yüksek bir oranda zam yapıldı. Dağıtım şirketleri için devlet üzerinden garantili tahsilât anlamına gelen bu kalemdeki artış, yurttaşların üzerine yıllık 192.5 milyon lira ek yük getirdi” ifadelerine yer verildi.
 
DAĞITIM BEDELİNE YÜZDE 6.3 ZAM YAPILDI
Fiyatların Ocak 2017’de değişmeyeceğini açıklayan EPDK’nın, enerji bedelinin düştüğünü, ancak dağıtım maliyetinin arttığını savunduğu anımsatılan EMO açıklamasında, “Dağıtım maliyetlerindeki artışın gerekçelerini açıklamayan EPDK’nın 1 Ocak 2017’den itibaren yürürlüğe koyduğu tarifeye bakıldığında dağıtım bedeli adı altında toplulaştırılan kalemde artışlara gidildi. Orta gerilim üzerinde tek terimli tarifelere bakıldığında; yalnızca sanayi ile şehit aileleri ve gazilerin faturasında değişim yapılmazken; ticarethaneler, meskenler ile tarımsal sulamadan kesilen dağıtım bedeline yüzde 6.3 zam yapıldı. Dağıtım bedeline yapılan zamlar, bu tarife gruplarında enerji bedelindeki ortalama yüzde 3’lük indirimi yok etti.
 
EPDK’NIN ŞEFFAFLIĞA AYKIRI UYGULAMASI
Ocak 2016’da tarifelerde yapılan karartma ile ‘dağıtım hizmet bedeli, iletim bedeli, kayıp ve kaçak bedeli ile sayaç okuma bedeli’ dağıtım bedeli adı altında alınmaya başlanmıştı. Yani dağıtım bedeline 1 Ocak 2017’den itibaren geçerli olmak üzere yapılan yüzde 6.3’lük zammın ne kadarının dağıtım şirketlerine, ne kadarının iletim hizmeti için TEİAŞ’a, ne kadarının kayıp ve kaçak kullanımına gideceği EPDK’nın şeffaflığa aykırı uygulaması nedeniyle görülememektedir” denildi.
 
GENEL AYDINLATMADA YÜZDE 21.3 ZAM YAPILDI
Öte yandan EPDK’nın yeni tarifesiyle dağıtım şirketlerine kaynak aktarımı yaratan büyük bir zammın da yürürlüğe sokulduğuna dikkat çekilen EMO açıklamasında, özelleştirmeler sonrasında önce geçici olarak Hazine üzerine yıkılan aydınlatma bedelinin, artık belediyelerin vergi gelirlerine ve bütçe paylarına el konularak dağıtım şirketlerine ödeme yapılmasının garanti altına alındığı bir sistemle karşılandığı kaydedildi. 2013 yılında çıkarılan 6446 sayılı kanunla, 2015 yılsonuna kadar aydınlatma giderlerinin ilgili bakanlık bütçesi ile belediye ve il özel idarelerinin vergi gelirlerinden karşılanacağının dağıtım şirketlerine garanti edildiği kaydedilen açıklamada, “Bakanlar Kurulu kararıyla da bu süre 2017 yılsonuna kadar
uzatılmıştır. Bu kapsamda otoyollar, özelleştirilmiş karayolları hariç olmak üzere tüm cadde, bulvar, meydan, yürüyüş yolu, trafik sinyalizasyonu, kamuya ait park, bahçe ve ören yerleri, ibadethaneler ile güvenlik amaçlı sınır aydınlatmaları; ilgili bakanlık ve belediyelerin gelir ve bütçe paylarından kesiliyor. EPDK’nın yeni tarifesiyle bedelini ilgili bakanlık ve belediyelerin yani kamunun ödediği genel aydınlatma faturasına yüzde 21.3 zam yapıldı. Böylece kilovat saat başına 25.7 kuruş olan genel aydınlatma bedeli, 31.2 kuruşa çıktı” ifadelerine yer verildi.
 
SOKAK VE YOL AYDINLATMALARI 192 MİLYON EK YÜK GETİRECEK
Genel aydınlatma tüketiminin 2015 yılında yaklaşık 3.5 milyar kilovat saat düzeyinde gerçekleştiğine vurgu yapılan açıklamada, 2016 yılının 10 aylık tüketiminin ise 2.93 milyar kilovat saat olduğu bilgisine yer verilerek, “Genel aydınlatmanın önümüzdeki 1 yıl için de en azından 2015 yılı düzeyinde olacağını düşünürsek; kilovat saat başına yapılan 5.5 kuruşluk zammın kamuya yükleyeceği ek yük 192.5 milyon TL olacaktır” denildi.
 
EPDK TARİFESİNDE DAĞITIM ŞİRKETLERİ KOLLANDI
Dağıtım şirketlerinin dolar bazında borçlandıkları ve kredileri ödemekte güçlük çektiklerinin sürekli gündeme getirilerek kullanıcıların aleyhine düzenlemeler yapıldığının da altı çizilen EMO açıklamasında, yeni yılında benzer bir tarifeyle başladığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: “Önce ‘sadeleştirme’ adı altında faturadaki kalemleri saklayan EPDK; özelleştirmelerin tamamlanmasından bu yana hedef kayıp ve kaçak oranlarıyla oynayarak şirketlere elektrik kullanıcıları üzerinden kaynak aktarılmasını sağlamaktadır. Reklam, danışmanlık, dava ve sosyal giderler gibi her türlü harcamalarını yurttaşlara fatura etme olanağını getiren ve bu düzenlemelerini ‘şeffaflık’ gerekçesiyle savunan EPDK, yeni yıl tarifesinde de yine kamu yararı yerine dağıtım şirketlerini kollamıştır.
 
KAYIP VE KAÇAK HEDEFLERİ TUTTURULAMADI
Kayıp ve kaçak hedeflerini tutturamadıkları için kayıp ve kaçak bedelini kendi kasasından karşılaması gereken dağıtım şirketleri için sürekli hedefler yükseltilmekte ve fatura yurttaşa yıkılmaktadır. 2016 yılına kadar 5’er yıllık geçiş dönemi hedefleri konuluyordu. Artık 5 yıllık da değil yıllık kayıp ve kaçak hedefleri belirleyerek şirketlere her yıl istedikleri hedefi koyabilmek için elini rahatlatan EPDK, bu hedefleri kamuoyuna açıklama gereği bile duymamaktadır. 2016 yılı hedeflerini dahi sitesinden kaldıran EPDK, 2017 yılı hedeflerine ilişkin de hiçbir açıklama yapmamıştır. Ama bir gazetede çıkan kayıp ve kaçak hedeflerinin 2017 için yine yükseltildiğine ilişkin haber üzerine aynı gün (15 Aralık 2016) açıklama yapan EPDK, kayıp ve kaçak nedeniyle zam olmayacağını iddia etmiştir. Türkiye genelinde kayıp ve kaçak oranları sürekli yükseltilen hedeflere göre düştüğü için zaten zam olmaması tersine bu düşüşlerin indirim olarak yansıması gerektiği gerçeğini yok sayan bu açıklamalar, kamuoyunu kandırmaktan öte bir anlam taşımamaktadır.
 
ŞİRKETLERİN DEĞİL KAMUNUN YARARI DÜŞÜNÜLMELİ
EPDK her tarife döneminde ne enerji maliyeti düşüşünü, ne de düştüğü söylenen kayıp ve kaçak oranlarına ilişkin indirimi faturalara yansıtıyor. Sürekli dağıtım şirketleri lehine kalemlerde artışa gidilerek, kullanıcının faturasına ya zam yapılıyor ya da yapılması gereken indirim gizli zamlarla yok ediliyor. Gelinen noktada; şirketleri denetleyip, yükümlülüklerini takip etmesi gereken EPDK’nın uygulamaları ve düzenlemelerinin kendisi, denetime muhtaç bir alan olarak ortada durmaktadır. Ülkemizin enerji alanında içinde bulunduğu açmaz; günlük, teknik sıkıntılarla açıklanamayacak denli büyüktür. Nitekim Aralık ayının son günlerinden itibaren yurttaşların büyük bir çoğunluğu ve sanayi kuruluşları tarafından da can yakıcı bir şekilde hissedilen karanlıkta saatler geçirilmektedir. Ülkemizin enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için öncelikle güvenilir, denetim mekanizmaları oluşturulmuş kurum ve sistemler gerekmektedir. Bunun için de şirketlerin çıkarlarının değil, kamunun yararını gözeten iktidar, kurum ve çalışanlara ihtiyaç vardır.”
Önceki haberToprak, su ve gıda neden tek merkezde toplanıyor
Sonraki haberAlfabeden tasarruf eden Roman!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.