Karikatür eleştirir, övmez!

Karikatür eleştirir, övmez!

0
PAYLAŞ

Erk sahibi olanlar genelde eleştiriyi hakaret olarak algılar ve yargılar ve de mahkum eder. O yüzden mizahçılar kaderinde demir parmaklık arkasında bulunmak vardır. Karanlık dönemlerde cesur politik karikatürler gerçek anlamda mizah üretir ve muhalifliğini bu dönemde gösterir.

Bir yapının (kurumun, devletin) demokrat olup olmadığını anlamak için o kurum içinde eleştiri ve özeleştiri yapısının ne kadar sağlıklı işlediğine bakmak yeterlidir. O yüzden mizahçılara davranışlar ve mizahçıların davranışları o yapının ne kadar eleştiriye açık olup olmadığını gösterir.

Dernek sembolünü 12 Eylül öncesi usta karikatürcülerin ortak üretimi olarak üretilmiş ve kullanılmıştır. 12 Eylül darbesi ile kapanan dernek bir daha eski yapısına ve gücüne ulaşamamıştır. Var olan gücünü gün geçtikçe kaybetmiş ve bugünkü tabela bir dernek konumuna gelmiştir. Tabela yapısına gelirken de 12 Eylül izlerini de üzerine aldığını Karikatürcüler Derneğinin genel kurulunda, derneğin sembolünü hıyar olarak çizen bir karikatür üzerine yapılan eleştiri ile kendisini daha çıplak göstermiş. Derneğin bugünkü yapısını eleştiren bir karikatür yapılmış ve o yapılan karikatürü dernek yönetimi geçmişte o sembolü üretenlere yapılan hakaret olarak görmüş.

Burada mantık hataları bir birini izliyor; karikatür her konuda görüş bildirir ve tabusu yoktur. İkincisi devamı olduğu yapının bugün aynı konumda değildir. Üçüncüsü bir rahatsızlık vardır ve o rahatsızlık bir karikatürcü tarafından dillendirilmiştir.

Karikatürcüler her eleştiriye açık ve her eleştirinin yapılabileceğini savunmak zorundadır, çünkü eleştiriyi yapan kendisidir. Eğer hoşgörü gösteremiyorsa, hoşgörü göstermeyenleri haklı görme ve onların hoşgörüsüz davranışları karşısında, erk sahibinin yanında olması anlamını taşır. Dernek bugüne kadar yapılan hoşgörüsüz ve düzeysiz eleştiriler karşısında tavrı ne olmuştur, sessiz kalmış ise; var olan tüm olumsuz davranışları onaylıyor anlamına gelir.

Karikatür bir sermeye grubu adına ve sponsorluğu şemsiyesi altında ürün üretmez, üretirse o sermeye grubunu eleştiremez, eleştiri hakkı o sermeye grubunun (istem ya da istem dışı) sansürü altında sanatçıların oto sansürü altında ürün oluşturulur. Bir sermaye grubunun sponsorluğunu kabul etmek demek, baştan ‘ben seni eleştirmeyeceğim ve sana karşı yapılacak her türlü eleştiriyi hakaret olarak kabul ediyorum’ anlamındadır. Sponsorluklar o yüzden çok önemlidir. Karikatürü emek gücünün yanında, ezilenlerin mücadelesinde saflarında gören bir anlayış hiçbir şekilde sponsorluk gibi modern sansür anlayışı içinde olmaz, ret eder. Bu anlayışta olmayanlar biraz daha lüks yaşamak ve biraz daha piyasa için karikatür üreten bir anlayışın yaygınlaşmasına hizmet eder ve karikatürün muhalif olma yönünü törpüler. Otosansür anlayışı içinde kısaca karikatürü amacından uzaklaştırır ve karikatürü duvarlara süs olarak asılan bir illüstratöre dönüştürür.

Karikatür çağına tanıklık eder, çağının politik gelişmelerini görmezden gelmek demek var olan erkin şemsiyesi altında uysal muhaliflik yapmak anlamına gelir ki, mizahın temel yapısına aykırıdır.

Karikatür için dokunulmaz konu yoktur, her konu hakkında fikir belirtebilir ama bu siyasi erkin gücü karşısında teslim olan bir mizahçının yapamayacağı bir şeydir ve o yüzden karikatürde sansürü savunur konuma gelir.

Dernekler, sendikalar, vakıflar bugün yaşanan siyasi çalkantılar içinde ezilenlerin ve emeğin yanında söz söyleyemiyor onların mücadelesi yanında yer almıyorsa artık o dernek, vakıf ve sendika mizahçıları temsil edemez. Mizah; çünkü intihar etmiş uysal çocuk olarak laylaylom belden aşağı espriler ile sayfalar dolduran eğlence aracına dönüşür ve piyasa için, daha çok satan sayfalarda yazı yanında desen işlevi görür. O üretilenlere artık karikatür / mizah denmez başka bir isim bulunması gereklidir.

Ülkemiz mizah köklü bir geleneğe sahiptir, bu kökten 12 Eylül döneminde liberal ekonomi anlayışının rüzgarına kapılıp farklı yerlere savrulan karikatürcüler ve anlayışı olmuştur. Bugün, 12 Eylül dönemi gerçek mizah dergisi ve platformu olan GIRGIR muhalifliği yaşamaya devam etmektedir. O dönemde orada yetişen gerçek mizahçılar aracılığı ile mizahın işlevi (eleştiri hakkı) devam etmektedir, fakat onun dışında karikatür ve mizah adına üretilen başka bir anlayış gelişmiş ve o anlayış; karikatür ve mizahın içine hançer gibi saplanmıştır. Erk sahibi lehine karikatür üreten, muhalif ve ezilenlerin mücadelesi ile alay eden, sermeye için sipariş karikatür yarışmaları yapan ve o karikatür yarışmalarında para kazanmak için kıyasıya mücadele eden karikatürcüler de bugün varlığını göstermektedir.

Yaptıkları sergilere sponsorluk arayan ve sponsorluk şemsiyesi altında albüm bastırıp karikatür dünyasına katkı sunduğunu sanan bir anlayışta hakimdir. O albümlerde basılan birkaç iyi karikatürün dışında gerçek anlamda karikatür var olup olmadığı tartışma konusudur, çünkü, daha çok erk / sponsor sahibine dokunmayan dolaylı eleştiri olan ama direkt hedef almayan eğlence amaçlı çizimler mevcuttur. Her dönemde buna benzer karikatürler hep var olmuştur ve var olmamaya da devam edecektir.

Bu otosansür anlayışı içinde yaşayan ve biraz daha kendisini ötekinden farklı görmek isteyen faşizm / diktatörlük / baskıcı yönetim yanında yer almış çizerler, sanatçılar hep var olacaktır. Onların sesleri yaşadıkları dönemde öteki muhalif olan ve mizah üretenlerden daha fazla çıkacaktır, çünkü erk sahibi onlara daha çok yer açacak ve onların daha rahat ürün üretmesi için olanak sunacaktır. Bu olanakları kullanarak otorite olduğunu sanan sanatçılar her dönemde var olacaktır. Gerçek mizahçılar ise tarihteki yerlerini muhalif oldukları ve kendilerini korudukları sürece olmaya devam edecektir.

Son söz olarak karikatür övmez, eleştirir. Bugün yaşadığımız dönemde karikatür iktidarın / erk sahibinin yaptıklarını görmezden gelerek bir anlamda güce övgü düzmeye devam ediyor. Bu karikatür mesleği içinde ne kadar etiktir sorusu can yakıcı olarak ortada durmaktadır. Bu soruya verilecek cevap nerede durduğunuza bağlı olarak değişir, tek değişmeyen şey; mizah eleştirir, eleştiriyi savunur ve her konuda görüşünü durduğu noktaya göre vermeye devam eder.

BİR CEVAP BIRAK