Kaş’taki antik kent kalıntıları müze olsun çağrısı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Kaş’ta denize sıfır konumdaki eski devlet hastanesi 5 yıl önce boşaltıldı. Yaklaşık 10 bin metrekarelik arazisi bulunan eski hastane binası, 2017’de Kaş Belediyesi’ne devredildi. Antiphellos antik kentinin kalıntılarını barındıran bölgedeki hastane binasının müze olması isteniyor…

Antalya’nın Kaş ilçesi merkezinde bulunan Antiphellos antik kentinin kalıntılarını da içeren arazide yer alan eski hastane binasının çevresiyle birlikte müze haline getirilmesi istendi. Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gönderdiği raporda, 1. Derece arkeolojik sit alanı olan arazideki kültür varlıklarının korunarak turizme kazandırılması isteniyor. 1963 yılından itibaren hastane olarak hizmet veren bina, yeni hastane yapılmasının ardından 2017’de Kaş Belediyesi’ne devredilmişti. Eski hastane binasını da kapsayan arazide plaj ve sosyal tesis gibi kullanımların planlandığı iddialarına ilişkin sorularımızı yanıtlayan Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş, söz konusu binanın çevresiyle birlikte atıl durumdan kurtarılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunduklarını belirterek, “Bu alanın müze ya da kent müzesi olarak değerlendirilmesi yönünde bir girişimimiz oldu. Bakanlık ne derse biz buna göre adım atacağız” dedi.

TARİHLE İÇ İÇE YAŞAYAN BİR TURİZM KENTİ: KAŞ

Zengin kültürel ve doğal varlıklarıyla Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya’nın Kaş ilçesi, antik çağda Likya uygarlığının liman kentlerinden biri olan Antiphellos’un üzerinde yer alıyor. Kaş ilçe merkezine dağılmış durumdaki kalıntılardan günümüze az sayıda kültür mirası ulaşmış durumda.

ANTİPHELLOS’TAN BUGÜNE ULAŞAN KALINTILAR İLÇENİN HER YERİNDE

Habessos olarak da adlandırılan Antiphellos’tan günümüze ulaşan kültür varlıkları arasında halen çeşitli etkinlikler için kullanılan antik tiyatro ile kent içinde sıkışıp kalan Helenistik tapınak, sur duvarı kalıntıları, ünlü Uzunçarşı Sokağı’ndaki Likçe yazıtı olan aslanlı lahit ile kaya mezarları bulunuyor. M.Ö. VI. Yüzyıldan bu yana yaşamın sürdüğü belirtilen Antiphellos’un Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir liman kenti haline geldiği ve Likya Birliği’nin bir parçası olduğu biliniyor.

BOŞALTILAN ESKİ HASTANE BİNASI BELEDİYEYE DEVREDİLDİ

Kaş ilçe yerleşimiyle iç içe geçen Antiphellos antik kentinin kalıntılarının bulunduğu bölgede inşa edilen ve 1963-2015 yılları arasında hastane olarak hizmet veren bina, Kaş Devlet Hastanesi’nin Gökseki Mahallesi’nde inşa edilen yeni binasına taşınmasıyla boşaltıldı. 2017’de Kaş Belediyesine devredilen eski hastane binası ve arazisinin atıl durumdan kurtarılması planlanıyor.

KAŞ TURİZM VE TANITMA DERNEĞİ MÜZE OLMASINI İSTİYOR

Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği geçtiğimiz Ağustos ayında konuyla ilgili bir rapor hazırlayarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVMGM)’ne iletti. Kaş ilçe merkezinde, 46/36 parselde bulunan denize sıfır hastane binası, yaklaşık 10 bin metrekarelik bir arazinin içinde yer alıyor. Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği’nin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ilettiği raporun da yer aldığı dilekçede söz konusu arazide kara ve deniz içinde çok sayıda tescilli-tescilsiz arkeolojik kalıntı bulunduğuna dikkat çekiliyor.

HASTANE ARAZİSİNE PLAJ VE SOSYAL TESİS YAPILACAK ENDİŞESİ

Bir turizm kenti olan Kaş’ın Antiphellos antik kentinin üzerinde kurulduğunun altı çizilen dilekçede, eski hastane binasının bulunduğu bölgedeki kültür varlıklarının antik tiyatro ile birlikte bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Alanın uzmanlardan oluşan bir bilim kurulunun danışmanlığında ele alınarak arkeopark, müze ya da kent müzesi olarak işlevlendirilmesi talep edilen dilekçede,  bununla ilgili Kaş Belediyesi ve ilgili diğer kurumlara yazılı ve sözlü olarak dile getirildiği anımsatılarak şöyle denildi: “Ancak son zamanlarda buranın plaj, sosyal tesis ve sair kullanım amaçlı tesis olarak düzenleneceğine dair duyumlar almaktayız. Arkeolojik sit alanında kurtarma kazısı bile yapılmadan, bu tür girişimin geri dönüşü olmayan zararlar vereceği, binlerce yıllık tarihi hazinemizi yok edeceği endişesi içindeyiz.”

Kaş kamuoyunda konuyla ilgili duyarlılığın da yükseldiğine işaret edilen dilekçede, Kaş’a değer katan tarihi mirasın görmezden gelinmemesi ve daha fazla zarar görmeden bilimin ışığında arkeolojik alan olarak düzenlenmesi talep edildi.

KAŞ BELEDİYE BAŞKANI ULUTAŞ: ‘ATIL DURUMDAN KURTARILMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİK’

Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş ise mülkiyeti belediyeye devredilen eski hastane binası ve çevresinin atıl durumdan kurtarılması için harekete geçtiklerini belirterek, “Burası atıl durumdaydı. Bakıyorsunuz, orada insanlar çadır kuruyor, tuvaletini yapıyor. Çok kötü oluyor. Burada gayrimeşru durumların olmaması için sahip çıkılmasını istedik. Bununla ilgili Bakanlığa bir yazı gönderdik” dedi.

‘BAKANLIĞIN UYGUN GÖRECEĞİ PROJEYE GÖRE DÜZENLENECEK’

Eski hastane binası ve çevresinin düzenlenmesi ve sağlıklı biçimde kullanılması talebini içeren başvurunun değerlendirme aşamasında olduğunu dile getiren Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş, yapılacak çalışmaların Koruma Bölge Kurulu nezaretinde gerçekleştirileceğini söyledi. Söz konusu arazide plaj, kafeterya ve sosyal tesis gibi ünitelerin yapılacağı iddialarına ilişkin sorularımızı da yanıtlayan Belediye Başkanı Ulutaş, “Bunun kararını biz veremeyiz. Burada Bakanlık nasıl bir proje uygun görürse buna göre düzenleme yapılacak. Burası belediyeye ait. Kaş’ın en güzel arazisi. Atıl kalmasın istedik. Bakanlığın göstereceği yoldan bu alanın rehabilite edilerek kültür merkezi ya da sosyal-kültürel alan olarak kullanılmasını istedik. Bunun dışından başka bir başvurumuz yok” dedi.

‘PROJE GÜNDEME GELİRSE PAYLAŞACAĞIZ’

Söz konusu arazi ve hastane binası için bir uygulama projesi gündeme gelirse bunu kamuoyu ile paylaşacaklarını da belirten Belediye Başkanı Ulutaş, “Bakanlık derse ki bir proje yapın, biz zaten bunu paylaşırız. Biliyorsunuz burası tiyatronun hemen yanında. Buraların ıslah edilmesi, güzelleştirilmesi lazım. Biz belediye olarak ilgili kurumların önerileri doğrultusunda ne gerekiyorsa elimizi taşın altına koyacağız. Bizim acelemiz yok. Yeter ki buraya düzgün bir şey yapalım” diye konuştu.

Şeffaf belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerinin de altını çizen Kaş Belediye Başkanı Ulutaş, bu konuda sivil toplum kuruluşlarının önerilerine açık olduklarını da sözlerine ekledi.

‘HASTANE ÇEVRESİNDE KAZISI YAPILMAMIŞ KALINTILAR VAR’

Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği tarafından konuyla ilgili uzmanlara hazırlatılan raporda, Antiphellos antik kentinin sahip olduğu antik çağ yapılarının neredeyse tamamının Kaş’ın modern kent dokusu altında kaldığına işaret edilerek özetle şu bilgilere yer veriliyor: “Eski ilçe hastanesi bahçesinde Likya’nın Roma, Hellenistik ve Bizans dönemine ait duvar, mezar, hamam, olası mezar kalıntıları ve henüz tanımlanmamış birçok mimari yapı kalıntısı mevcut olup bahsi geçen kültür miraslarının kazıları, Kültür Bakanlığı ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından henüz gerçekleştirilmemiştir.

‘PLANSIZ GELİŞME VE YOĞUN BASKI KÜLTÜREL DOKUYU BOZABİLİR’

Kültürel miras alanlarında ve tarihi kent merkezlerinde yapılan turizm faaliyetleri kentsel alanlarda olumlu veya olumsuz etkiler meydana getirebilmekte, turizmin olumsuz etkileri ve alanın yönetilememesi sonucunda ise kültürel mirasın sürekliliği sağlanamamaktadır. Yoğun turizme maruz kalan kültürel miras alanlarında kültürel varlıkların yıpranması ve çevresel bozulmaların artması gibi sorunlar görülmektedir. Plansız gelişme ve kültürel miras alanlarındaki yoğun baskı kültürel dokunun bozulması gibi riskleri ortaya çıkarmaktadır. Bundan dolayı kültürel miras alanlarında turizm faaliyetlerinin kentsel koruma ile birlikte gelişimini düzenlemek amacıyla turizm yönetim planlarına başvurulması gerekir. Kültürel miras alanlarının korunabilmesi ve yaşatılabilmesi noktasında turizmin bir araç olarak kullanılabilmesi için turizmi etkileyen ve turizmin etkilediği durumlar da dâhil edilerek geliştirilmelidir.

‘ANITSAL MİMARİ YAPILAR ZARAR GÖREBİLİR’

Kültürel miraslar ve kültürel miras alanları tüm dünyanın ortak mirası olarak görülmektedir ve bu bakış açısıyla yönetilmelidir. Söz konusu alanda mevcut olan Likya medeniyetinin çeşitli dönemlerine ait anıtsal mimari yapılar, çeşitli yerel resmi kurumlar tarafından yapılabilecek olası hafriyat tadilat ve iyileştirme çalışmaları esnasında direk ya da dolaylı yollarla zarar görebilecekleri konumdadırlar.”

Önceki haberEmekli maaşlarında tehlike çanları
Sonraki haberİNGİLTERE… Geleceğe mektup…
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.