Katil: Kara Çizmeli Mehmet Ağa

Katil: Kara Çizmeli Mehmet Ağa

0
PAYLAŞ

En son geçen yıl İstanbul Üniversitesi Öğrencilerinin yaptığı bir eylemde, Beyazıt esnafından bir amca gençler için saydırdıktan sonra “sizin de okumanızı engelliyorlar” deyip kendisine destek olacağımı düşündü. Gençlik mücadelelerinin bir taşkınlıktan ve zamanı gelince sönmüş balona döneceğine olan toplumsal inanç derinden derine aşılanabiliyor içimize. Mücadelelerin Sadece anlatılabilecek ateşli bir maceraya dönüşmüş olması ailelerin büyük bir sevinci haline geliyor. Sanırım toplumsal eğitim anlamında büyüklerimizin bize vermiş olduğu başarıyla sonuçlanabilen nadir eğitim örneklerinden biri bu: boyun eğmek ve değişimin devlet kontrolü dışına çıkamayacağına gençleri inandırmak.


Bu eğitim, ailemizden birilerinin öldürülmesinde dahi seyir halinde olmamızı sağlayabilecek kadar etkili olabiliyor. En büyük kitlesel eylemini, otobüste cep telefonunu açık bırakan kişiye küçük bir kıvılcımla sergilemeyi becerebilen bilinç! sahibi halkımız olaylara duyarlılığıyla örnek olmayı becerirken sessiz kalana da “ heyt be!” dedirtebiliyor.  Damarlarımızda alevlenen haksızlığa tahammülsüzlük ateşi söz konusuyken 10 Aralık İnsan Hakları gününe kadar 2008 yılında ülkemizde neler olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Türkiye İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 10 Aralık 2008’de yapmış olduğu ortak basın açıklamasına göre:
“. Bu yıl içerisinde 1 Aralık 2008 tarihine kadar 8 kişi gözaltında, 36 kişi ise cezaevinde yaşamını yitirmiştir. “Dur” ihtarına uymadıkları gerekçesiyle güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu 9 kişi yaşamını yitirmiş, 12 kişi ise yaralanmıştır.”  Bu verilerin sadece kayıt altına alınabilenler olduğunu da hatırlatırım.


Söz konusu raporu , ( “katliam” kelimesini kullanmaktan ürktüm ama yazmamak da vicdanıma dokunduğundan paranteze sığdırmış olayım) okurken kulağımda rahatlık mı batıyor! sözleri defalarca çınlayıverdi. Rapor sonucu, otobüste korumaya çalıştığımız tatlı canımızın güvende olamadığının, Beyazıt’ta Ruslara korsan parfüm satarken eylemci gençlere saydıran amcam –eğer ilgileniyorsa- için en az parfüm kadar etkileyici olmasını ümit ediyorum.


 Açıkçası Yunanistan’da tek bir kişinin polis kurşunuyla ölümüne verilen toplumsal tepki halkımızca nasıl değerlendiriliyor çok çok merak ediyorum. Otobüste, markette, kuyrukta, orda burada kulaklarımı açmama rağmen sadece bir konuşmaya tanık olabildim: “Bunlar kudurmuşlar mı?” Yunan halkının verdiği bu tepkiye karşılık bir amca sahip olduğu hislerini bu şekilde ifade etmişti. Eylemin yapılma sebebini bilmediğinden eminim. Herkesin amca gibi düşündüğünü de sanmıyorum; bizden uzakta olan olaylar – kendi başlarını yesinler mantığından ötürü- çok da ilgilendirmiyordur bizi.
 
 2008 yılı içerisinde gerçekleşen bu olayların kaynağı tabi ki halkımızın duyarsızlığı olamaz. Ancak söz konusu kaynak bu kadar beslenirken buna göz yummanın ne kadar mümkün olabileceğini çok iyi örnekliyoruz.  Sıkı bir halkla ilişkiler kampanyasıyla  “polis ve toplum el ele” sloganı kullanılarak yola çıkılmışken polis kıyafetiyle adam kaçırmanın bile meşru sayılabileceğine halkı inandırmak iyi bir çalışmanın göstergesi. Katillerinin belli olmadığı cinayet konulu “kara çizmeli Mehmet Ağa” romanının yanı sıra, kulağımıza boyun eğmenin büyük bir nimet olduğunu “ninnileyen” büyüklerimiz ve büyük adayları için, anlatacakları birkaç öyküyü aşağıda ben de sizlerle paylaşmak istiyorum.
 Birand, Kırca ve Kozluklu… da sizler için yeni öyküleri seslendirmeye devam edecektir. Öykülerin masal olmadığına inanmanız ümidiyle…



Aytekin Arnavutoğlu ( 23 yaşında):  İstanbul’da polisin dur ihtarına uymayınca açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. (11 Mayıs 2006)


Fevzi Abik (16)  : Adana’da bildiri dağıtırken polisten kaçan Abik, açılan ateş sonucu öldü. 12 Ağustos 2006



Halil Bulut (46) : Balıkesir’de polisin dur ihtarına uymayınca açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 27 Ağustos 2006


Aziz Yargı (30) : İzmir’in Konak ilçesinde dur ihtarına uymayarak kaçan bir otomobille polis ekipleri arasında çıkan çatışmada yoldan geçmekte olan Yargı, başına isabet eden kurşunla can verdi. 30 Ağustos 2006


Murat Kasap (19) : Adana’da polisin dur ihtarına uymayınca açılan ateş sonucu öldü. 3 Ekim 2006


Uğur Çetin (17) : Adana’da Bursa’da hırsızlık yaptığı sırada polisten kaçarken arkasından açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 12 Aralık 2006



Emrah Dervişoğlu (17): İstanbul Okmeydanı’nda polisin dur ihtarına uymayınca açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. 8 Şubat 2007


Mustafa Kükçe (20) : Ümraniye cezaevine gönderildikten 1 gün sonra hayatını kaybetti. 17 Haziran 2007


Festus Okey (25): İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü”ne gözaltındayken silah kurşunuyla hayatını yitirdi.


Emrah Gider (25) : İzmir’de madde bağımlısı kişi polisle kavga ederken polis silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. 23 Ekim 2007


Feyzullah Ete (26) : İstanbul’da parkta otururken polisten aldığı tekme darbesi sonucu hayatını yitirdi. 21 Kasım 2007



Baran Tursun (20) : İzmir’de araç kullanırken polisin dur ihtarına uymadığı için silahla ateş edilerek öldürüldü. 25 Kasım 2007


Turan Özdemir (40) : Sivas’ta polisin dur ihtarına uymayınca açılan ateş sonucu can verdi. 24 Ağustos 2008



Gökhan Ergün (21) : Bursa’da hırsızlık yaptığı sırada polisten kaçarken arkasından açılan ateş sonucu hayatını yitirdi. 26 Ağustos 2008



Ahmet Özkan (26) : Ağrı Doğu Beyazıt’ta yasa dışı gösteri sırasında kalbine almış olduğu silah kurşunuyla hayatını kaybetti. 10 Ekim 2008


Engin Çeber (29) : İstanbul metris cezaevinde görmüş olduğu işkence sonucu can verdi. 13 Ekim 2008



Çağdaş Gemik (18) :  Antalya’da motosiklet kullanırken polisin dur ihtarına uymadığı için silahla ateş edilerek öldürüldü.27 Ekim 2008


Ahmet Yıldırım (14) :  Adana’da motosiklet kullanırken polisin dur ihtarına uymadığı için silahla ateş edilerek öldürüldü. 9 Kasım 2008


Soner Çankal (17) : Ankara’da polis kurşunuyla kafasına ateş edilerek öldürüldü. 22 Kasım 2008



blgslsnm@gmail.com


 

BİR CEVAP BIRAK