Kavganın şehri…

Normal koşullar altında bir meydana insanlar geliyor diyerek orada olay olacak anlamına varılamaz, fakat sol düşüncenin hakim olduğu, emeği ile geçinenlerin evrensel olarak dayanışma günü olduğunda sağ düşünceler ile biçimlenmiş, cami kışla parfümlü bürokratlar hemen kendilerini ispatlamak için her türlü öneli halka rağmen almaktan geri durmamışlardır. Oradaki olayların tek bir sorumlusu vardır, o da cami, kışla parfümlü siyasilere kulluk eden bürokratların almış olduğu yanlış karardır.


Sol bugüne kadar değişik yerlerde değişik eylemlikler içinde olmuştur, bu eylemler barış içinde olurken, bazı günlerde çatışmanın yükseldiği günlere dönüşüyor, bu çatışmanın olduğu günlere bir bakın ve orada uygulanan yöntemlere. O yöntemler cami, kışla parfümü koktuğunu anlarsınız. Polis içinde örgütlü olan cami gül çiçeği kokulu devlet memurlarının acımasızca saldırısına tanık olduk. O kadar acımasızlardı ki, toplumun üzerine biber gazı gibi kimyasal silah ile saldırmadan geri durmadılar. Ellerinde ki silahlar ve coplar ile yere düşmüş olanları bile tekmelemeden geçmeyen cami gül çiçek kokulu polisleri gördük ekranlarda ve meydanda. Bu kavganın şehri bunları hak ediyor mu? Hangi şehirde olay oldu? Tek bir şehir! O şehrin adı kavganın şehridir! O isimi vermek için büyük emek sarf ediyorlar, eğer isim verilecekse onu da biz veririz diye düşünen cami, kışla parfümlü bürokratlar. Halkın parası ile halkı döven memurlar! Bütün dünyada 1 Mayıs kutlanırken, bizde kavga günü ilan edildi!


Kavganın şehrinde dün eyleme katılan, katılmayan yollardaydı. Resmi tatil günü olmadığı içinde şehir tam bir kaos yaşadı. Bu kaos içinde arabasını kaybeden, evinin camının kırılmasını sessizce izleyen bir kitle ile karşılaştık. Bütün bu hasarların tek sorumlusu vardır, onlara bu olanağı hazırlayan parfüm kokulu bürokratlar. Onlar dünkü kaosun tek sorumluları ve eğer gerçek anlamda sorumlu iseler istifa etmek zorundalar. Çünkü bu kadar insanın mal ve can güvenliğinde sorumlu olanlar o sorumluluklarını yerine getirmediler. Kağıt üzerinde yasak olarak ilan edilmiş bir alanı kanın son damlasına kadar korumakla kendini yükümlü hissedenler, birkaç sene içinde o alanın serbest olduğunu gördüklerinde acaba ne düşünecekler? Çünkü hiçbir alan, hiçbir sokak yasaklanamaz! 1 Mayıs günü o alanı doldurulmasına izin vermeyenler, 1 Ocak gecesinden itibaren boşalmasını beklerler! Orada meydanı korumak anlayışı yoktur, dünkü saldırının arkasında bir öç alma ve hınç yatıyordu. Kendi halkına karşı düşmanca davranan parfüm kokulu düşünce hakimdi. Sol ve emek merkezli dünya görüşüne karşı duyulan korku ve hınç dünkü olayların kavganın şehrinde olmasına yol açmıştır.


Sol ve emek merkezli dünya görüşü ülkeyi bağımsız ve özgür olması için mücadele vermektedir. Bu parfümlü bürokratlar ise var olan düzenin değişmemesi için direnirken, ülkenin geri gitmesine ses çıkamamaktalar. Bütün bu kavgaların ortadan kalkması için tek yol, eşit, özgür demokratik Türkiye mücadelesine verilecek destektir. Kışla ve cami parfümlü bürokratların yerlerinin aydın ve çağdaş düşünce sahibi insanların alması ile mümkün olacaktır. Korku hem toplumun geleceğini, hem de insanın kendisini yok eder! Korkusuz bir dünya özlemi ile…


—————————
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.sitemynet.com
http://www.blogcu.com/cemoezkan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.