Kaya Toperi’den Özal’ın Kürt açılımı

Kaya Toperi’den Özal’ın Kürt açılımı

0
PAYLAŞ

Merhaba okurlarım,

Bu haftanın en önemli gündemlerinden biri de Turgut Özal’ın zehirleneren öldürülme şüphesiydi sanırım… Turgut Özal’ın Özel Kalemi Feyzi İşbaşaran da ”Eşref Bitlis’ten sonra Özal da bizzat Kuzey Irak’a giderek Öcalan’la yüz yüze görüştü. Bütün şartlarda anlaşılmıştı. Ancak hem Özal hem de Eşref Paşa peşpeşe öldü” iddiasında bulundu.

Basın Yayın Ve Enformasyon’un eski genel müdürlerinden Kaya Toperi, yaptığım bir söyleşi de Özal’ın 90’lı yıllarda Kürt açılımı başlattığını söyledi. Gündemdeki tartışmaya katkı sunması açısından söyleşiyi aşağıda aktarıyorum.

90’ların Başında Kürt Sorununa İlişkin Raporu Hazırlayanlardan Biri Olan Ve Eski Basın Yayın Ve Enformasyon Genel Müdürü Kaya Toperi İle Kürt Açılımından O Süreçte Gizli Sürdürülen Talabani Ve Barzani İle ilişkilere Kadar, Geniş Bir Yelpazede Görüştük. Toperi’nin Anlattıklarından Kürt Açılımı Olarak Adlandırılan Sürecin 1990’ların Başında Başladığı Ve Hatta Sürecin Aktörlerinin Muhalefet-iktidar Bağlamında Bugünküne Benzer İlişkileri Yaşadığı Ortaya Çıkıyor.

Irak’ın Kuveyt’i işgali, ABD’nin Irak’a karşı I. Körfez Savaşı’nı başlatması ve bugüne kadar gelen ve hâlâ da süren gelişmeler 1990’lı yıllarla başladı. O yıllarda Ankara’da görev yapan diplomasi muhabirleri Türkiye’nin yoğun gündemini takip etmeye çalışıyorlardı. Irak’ta 36. paralelin kuzeyi Saddam Hüseyin’in Kürtlere karşı acımasız saldırıları ertesinde BM tarafından güvenlikli bölge ilan edilmiş, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde Irak’tan kaçan Kürtlere geçici barınma imkânları sağlanmış, dönemin Cumhurbaşkanı Özal ve ABD Başkanı Bush arasında yoğun temaslar gündeme gelmişti. Özal’ın, bugünlerde açıkça ifade edilebilen Kürt sorununa ilişkin o dönem için radikal olarak nitelendirilebilecek girişimleri olduğu biliniyordu.

Bugün Irak Cumhurbaşkanı dönemin Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri olan Celal Talabani ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesut Barzani ile devletin ilgili organlarının temas kurduğu ve hatta Talabani ve Barzani’ye kırmızı diplomatik pasaport verildiği söylentisi ortalıkta dolaşıyor ancak hiçbir kaynaktan bu gelişmeler doğrulanamıyordu. Dönemin tüm bu gelişmelerinin tam da ortasında yer alan birisi de Özal’ın basın sözcüsü emekli büyükelçi Kaya Toperi’ydi. O günlerde Kürt sorununa ilişkin raporu hazırlayanlardan da biri olan ve eski Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Kaya Toperi ile, Kürt açılımından o süreçte gizli sürdürülen Talabani ve Barzani ile ilişkilere kadar geniş bir yelpazede görüştük. Toperi’nin anlattıklarından Kürt Açılımı olarak adlandırılan sürecin 1990’ların başında başladığı ve hatta sürecin aktörlerinin muhalefet-iktidar bağlamında bugünküne benzer ilişkileri yaşadığı ortaya çıkıyor.

– 1990’ların başında Türkiye’nin gündeminde bugünlerin gündemini oluşturan Kürt açılımının olduğu söylenebilir mi?

– Evet, 1989 Ekim’inde hatta Ekim sonlarına doğru Özal, başbakandı ama cumhurbaşkanlığına aday olmaya karar vermişti. O vakitler “Kürtçülük Özel Milli Siyaset Belgesi” Bakanlar Kurulu’nda yayınlandı. Belgede sorunun Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelişimi incelenmiş, bu konuda yabancı devletlerin rolü, müdahalesi, katkısı, teşviki ve bunlara karşı izlenecek politika ele alınmıştı. Ayrıca, tabii bölgenin eğitim düzeyinin yükseltilmesi sonra ekonomik, kültürel, sosyal, bilimsel alanda bir araştırma yapılmasıMesela Kürtçenin kökeni. Diyorlardı ki, Kürt diye bir şey yoktur, bunlar dağda dolanır, kart kurt yapar, bunlara Kürt denir.

12 Eylül döneminden bu tür lafları anımsarız. Bu tip yaklaşımlardan ziyade bunun bilimsel yönden incelenmesiMesela Turani koldan geldikleri gibi birtakım şeyler vardı. PKK’nın, bu hareketin bir terör örgütü olduğunun vurgulanması, dünyaya anlatılması. O zamanlar Türkiye hem Gümrük Birliği’ne girme sürecindeydi hem Avrupa Birliği’ne üyeliğimiz daha çok gündeme gelmeye başlamıştı. Türkiye’nin hem yasal yönden bazı gelişmeler sağlaması gereği hem de sosyo-ekonomik bakımdan bölgenin ekonomik kalkınmasının geliştirilmesi üzerinde duruluyordu. Zaten rahmetli Özal Kürt sorununun güncelleşmesinin GAP Projesi’nin ortaya çıkmasıyla daha çok teşvik görür hâle geldiğine, Irak Devlet Başkanı Saddam’ın da bu konuda önemli rol oynadığına inanırdı: Bu yüzden Saddam’a büyük nefret beslerdi.

BİR CEVAP BIRAK