Kaybeden Ertuğruloğlu’nun dersi

Kaybeden Ertuğruloğlu’nun dersi

0
PAYLAŞ

Bugünkü yazımın konusu, Eroğlu’nun zaferi üzerine olabilirdi. Ne var ki, Tahsin Ertuğruloğlu’nun Kurultay konuşması o derece etkiliydi, içerikliydi ve UBP’nin tıkanma noktalarını o derece doğru tespit ediyordu ki, bu yazımın konusu, Ertuğruloğlu’nun güzel Kurultay konuşması üzerine olacak.


Tahsin Ertuğruloğlu, konuşmasında, UBP tabanı ve delegelerle istediği ilişkiyi kuramadığını açık biçimde kabul etti. Bu konuda yaptığı kabulleniş, bir özeleştiri olarak alkışlanması gereken bir davranıştır.


Ertuğruloğlu, seçimi kaybetse bile partiden kopmayacağını, UBP’den kimsenin kendisini koparamayacağını heyecanla açıkladı. Bu da UBP’de bölünme beklentisi içinde olanlara önemli bir mesaj olarak verilmiştir.


UBP eski Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ‘Değişim’ vurgusu ile yaptığı heyecanlı Kurultay konuşmasına, az sayıdaki genç destekçisi tarafından ‘Değişim–İktidar’ sloganları ile destek verildi. Eğer Ertuğruloğlu, konuşmasında vurguladığı Değişim sloganını, Genel Başkanlığı döneminde UBP tabanına verebilseydi, çok daha farklı bir sonuç alabilirdi.


UBP eski lideri, konuşmasında delegelere, ‘kişiye kazandırıp partiye kaybettirmeyin’ çağrısı yaptı. Parti çıkarlarının önemsenmesi gerektiği, koltuğa çakılıp kalmak isteyen Genel Başkanların kişisel ihtiraslarının UBP’ye zarar vereceğini açık biçimde vurguladı. Nutuk atarak siyaset yapma döneminin geçtiğini, önemli olanın seçim kazanmak ve halkı inandırmak olduğunu sık sık vurgulayan Ertuğruloğlu, UBP’nin tıkanma noktalarını çok iyi analiz etmişe benziyor.


UBP eski Genel Başkanı Ertuğruloğlu’nun  UBP’nin hala parti binasına bile sahip olmadığını, Genel Merkez binasının kira olduğunu, ilçe başkanlıklarının kirada oturduğunu vurgulayarak partiyi 22 yıl yönetmiş olan Eroğlu’na ince, ancak çok önemli bir eleştiride bulundu.


UBP Genel Başkanı olduğunda kendilerine borç, kiralık binalar, üye kaydı bile olmayan arşivsiz bir parti bırakıldığını ifade eden Ertuğruloğlu, delegenin, partinin ve ülkenin geleceğini düşünmesini istedi. Kendisini başarısız bulduğunu iddia edenlerin hırsız olduğunu, ihale yolsuzluğu yaptığını, yüz kızartıcı suçlar işlediğini söyleyemediklerini, bunun da bir gurur kaynağı olduğunu açıklayan Ertuğruloğlu, başarısız olduğunu açıklayanlara, partinin anketlerde % 45’lere varan oy oranı ile yanıt verdi. UBP eski Başkanı Ertuğruloğlu, seçimler sonucu sınanmadan başarısız olarak görülemeyeceğini de vurguladı.


Kişiyi tatmin etmeye, kişiyi idolleştirmeye çalışan siyasal yapıların çökmeye mahkum olduğunu, UBP’nin kimsenin ve hiçbir ailenin insafına terk edilemeyeceğini ifade eden Tahsin Ertuğruloğlu, Eroğlu ile UBP’nin seçim başarısına ulaşamayacağını da açık biçimde ilan etti.


Konuşmasının bitişinde UBP’ye hizmet etmiş bütün Genel Başkanlara ve özellikle Denktaş ve Eroğlu’na teşekkür eden Ertuğruloğlu, ‘delege affedebilir, halk affetmez” diyerek delegeye ‘İktidar’ vaat etti.


İyi analiz edildiğinde, Tahsin Ertuğruloğlu’nun 17. Olağan Kurultay konuşması, bir anlamda veda konuşmasıydı ve delegeye sitem de içeriyordu. Genel Başkanlık koltuğu için mücadele veren, Sarayönü’nden dışarıya çıkamayan eski politikalar ile Kıbrıs Türklerine hizmet edilemeyeceğinin altını çizen Tahsin Ertuğruloğlu, Kurultay konuşması ile UBP tabanına büyük bir ders verdi diye düşünüyorum.


İnanıyorum ki, UBP, Ertuğruloğlu’nun konuşmasında vurguladığı tıkanma noktalarını aşamazsa, halkın CTP’ye olan tepkisi dolayısıyla ilk seçimlerde göreceli bir başarı elde etse bile, KKTC’nin güçlenmesi, gelişmesi, Kıbrıs Türklerine layık olan bir iktidar haline gelmesi asla söz konusu olamayacak.


UBP eski Genel Başkanı Ertuğruloğlu, ilk kez bir adayla yarıştığı Kurultay yarışında seçimleri kaybetti, ancak Kurultay konuşmasındaki özeleştirisi, saptamaları ve yol göstericiliği ile partisine olan borcunu fazlasıyla ödemiştir. 

BİR CEVAP BIRAK