Kayısı üreticileri: Kayısıyı dalından indirmek bile zarar

Malatya Akçadağ’da görüştüğümüz kayısı üreticileri ekonomik durumlarının her geçen gün daha kötüye gittiğini anlattı.

Türkiye kuru kayısı üretiminin yüzde 90’ını, dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 70’ini karşılayan Malatya’da üreticiler mutlu değil. “Kayısıyı dalından indirmek bile zarar” diyen üreticiler, ticaretini yapanın zengin kendi durumlarının ise her geçen gün daha kötüye gittiğini anlatıyor. Akçadağ ilçesine bağlı Durulova Mahallesi’nde görüştüğümüz üreticilere, bir dokunduk bin ah işittik.

TİCARETİ YAPAN ZENGİN, ÜRETİCİ PERİŞAN

Kuraklığın kendilerini zora soktuğunu söyleyen Halil Aksu, devletin üreticiye sahip çıkmamasından yakınıyor. Kayısı üreticisinin perişan olduğuna dikkat çeken Aksu, “Burada kayısı ekonomisi çok zayıf çünkü şartları kötü. Kuraklık var, kuraklıkta kayısıdan randıman almak zor. Bu zor koşullarda kayısı yetiştiren üretici kazanamıyor. Kayısı, üreticiden 5 liradan çıkıyor, 10-15 liradan pazarlarda satılıyor. Kayısı ticareti yapanlar zengin oluyor, üretici kazanamıyor. Devlet bize kulak vermiyor, üreticiye destek olmuyor. Demiyorlar ki bu kayısı üreticisine yazık, çok emek veriyorlar” dedi.

‘41 SENEDE BİR EVİM BİLE YOK’

Kayısı üretiminde çok emek harcadığını ancak emeğinin karşılığını alamadığını belirten Aksu şöyle devam etti: “Ben 41 senedir bu kayısıya emek veriyorum, evim bile yok. Al işte çatılı bir yerdir, bura ev değil ki.” Çözümü kayısı üreticilerinin birleşmesinde ve kooperatifleşmesinde gören Aksu, “Devlet arsa yapsa da aslında bize bakmıyor. Benim yaşım 80, devlet daha bu köye bir hizmet vermiş değildir. Yalan mı doğru mu bilmiyorum ama buraya bir gölet yapılacağı söylentisi var. O da yapılırsa yani. Yapılacağına da pek bir inancımız yok” dedi.

‘BİR ARAYA GELMELİYİZ’

“Kayısı üreticisinin durumu berbat” diyerek söze başlayan Hasan Demirel ise şunları söyledi: “Türkiye’den Avrupa’ya giden kayısılar Avrupa’da kilosu 5-10 avroya satılıyor. Burada tüccar bizden 5-6 TL’ye alıyor. Kayısı üreticilerinin kooperatif kurması gerekiyor. Mesela Kürecik’te 18 köy var onların hepsi birleşip kooperatif kurmalı. O zaman köy halkı belki bir şeyler kazanabilir. Ama güzel, demokratik bir kooperatif, üreticilerin söz sahibi olduğu bir kooperatif olmalıdır.” Mazot fiyatlarının yüksek olmasından yakınan Demirel,  “Burada 6 TL’ye mazot alınıyor. Sen 10 dönüm tarlayı 400 TL’yle sürüyorsun. Nereden kâr elde edeceksin? Devlet sana 150 TL veriyor. Mazotu da 235 kuruştan veriyoruz diyor. Nerede 235 kuruştan veriyor ki? 6 TL’den aşağıya vermiyor” diyor.

‘MASRAFLARA YETİŞEMİYORUZ’

Kayısı üretmenin masraflı olduğunu belirten İsmail Köroğlu ise şöyle konuştu: “Kayısı ağacı çok zor bir ağaç, bakımı çok zor ve masraflı bir ağaç. Malatya’daki kayısı üreticilerine baktığımızda bir kısmı bu işi bırakıyor, bir kısmı da bu işi alıştığı için sürdürüyor. İlaçlarıdır, gübresidir, bakımıdır, işçiliğidir… Masraflarına yetişemiyoruz. Sigortanın bazı şeyleri kapsaması gerekiyor, don dolu dışındaki diğer kayıpları kapsaması gerekiyor.” Kayısı fiyatlarında düzenlenmeye gidilmesi gerektiğini de söyleyen Köroğlu, “Fiyatlarda üreticiden tüketiciye gidene kadar arada uçurum bir fark oluşuyor. Bunun da düzenlenmesi gerekiyor ki hem tüketici rahat ulaşabilsin hem de üretici bir kazanç sağlayabilsin” dedi. Köroğlu, “Mazot neredeyse 6 TL’ye dayandı. Mazot pahalı olduğunda bu her şeye yansıyor. Çiftçiye vergisiz mazot gibi söylemler oldu ama bunun bir etkisini göremedik” diye konuştu.

‘DEVLET ÜRETİCİYE DESTEK OLMALI’

Dünyadaki kayısı üretiminin yüzde 70’ini Malatya’nın karşıladığını belirten Süleyman Demirel şöyle konuştu: “Bunun üreticiye yansıyabilmesi için öncelikle serbest piyasadan çıkarılması gerekiyor. Devletin buna herhangi bir kota koyduğu da yok. Tüccar istediği fiyata satabiliyor. Kaliteli kayısı üretimi için ilaç, gübre, mazot fiyatlarının düşmesi ve devletin üreticiye destek olması gerekli. Bana neredeyse bir ton ilaç 200 TL’ye mal oluyor. 10 ton kuru kaysı kaldırıyorum. Fiyatı belli 4 TL’den toplamda 40 bin TL yapacak. İşçinin maliyetini hesapladığımızda 15 bin TL. Ben bunu bizzat üretici olarak yaşadım. Bana ne kaldı? Yarısı. Peki kooperatif borcum? Tarla sürme borcum? Bunları hesapladığım zaman bana hiçbir şey kalmıyor.” Mazot fiyatlarından da yakınan Demirel, “Mazot fiyatları almış başını gidiyor. Bugün ülkemizde yat sahibi olan, gemi sahibi olan insanlara mazot 1.5 TL’den satılıyor. Ben de üreticiyim, çiftçiyim, zor durumdayım, 6.5 TL’ye mazot alıyorum. Kaliteli ürün üretmek zorundayız. Ancak ben şu şartlar altında nasıl kaliteli ürün üreteceğim? Her şeyden önce bakım olmalı. Benim belli bir gücüm olacak ki bakım yapabileyim. Gücüm yok.”

ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMELİ

Kayısı üreticilerinin sorunlarının diğer üzericilerle aynı olduğunu anlatan Abbas Bali, “Üreticinin ürettiği maldan hakkıyla bir kazanç sağlayabilmesi için daha uygun şartlarda malının değerlendirilmesi gerekir. Türkiye’de maalesef bu yeteri kadar iyi değil. Kayısı üreticisi de bundan nasibini alıyor” dedi. Kooperatiflerin kurulması gerektiğini düşünen Bali şöyle devam etti: “Kooperatifler aracılığıyla ürettiği malı halkla buluşturup satma imkanı bulan üretici kazanç sağlayabilir. Burada 3 liraya 5 liraya sattığımız mal büyük şehirlerde daha pahalıya satılıyor. Büyük şehirlerde aracılar kazanmakta, üretici parayı kazanamamakta, çoğu kez verdiği masrafını karşılayamamakta. Bazı üreticiler kayısıyı dalından bile indirirken zarar ediyor, niye uğraşayım ki diye düşünüyor.” Devletin de destek sağlaması gerektiğini belirten Bali, “Aracılar ortadan kalkmalı, üretici malını direk tüketiciye ulaştırmalı” dedi. Ekin BALİ / EVRENSEL Malatya

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × five =