“Kaynak artırılsın, mülk sorunu çözülsün”

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun hızlandırılması isteniyor:
“Kaynak artırılsın, mülk sorunu çözülsün”

Gazeteci Erkan Eğmez, Mülk sorununun Taşınmaz Mal Komisyonun kaynağının artırılmasıyla çözülebileceğini belirtti. “Zamanında kuruluş amacıyla ilgili tedirginliklerimiz olmuştu ancak görüyoruz ki dönüş yoktur. Dolayısıyla ne kadar çok mal sorunu çözebilirsek o kadar iyidir” diyen Eğmez, bu işin ciddi bir rakam istediğini, yetkililerin bu konuya daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini dile getirdi. Öte yandan tahsisten mal edinen kullanıcının da bir miktar ödemesi tavsiyesinde bulunan Eğmez, Belki kullanıcı belli bir miktar katkı sağlarsa bunun Türkleşmesi daha kolay daha pratik, daha kolay olacak” şeklinde konuştu.
Star Kıbrıs’a konuşan bir avukat ise, Mal Tazmin Komisyonunun çok yavaş ilerlediğini, 2006’dan bu yana ancak küçük davaları karara bağlayabildiğini anımsatarak, “Güney’deki kriz avantaj yaratabilir. Bu kullanılmalıdır” dedi.
Güney Kıbrıs’taki ekonomik kriz gözleri taşınmaz mal komisyonuna çevirdi. Güney’deki kriz nedeniyle Kuzey’deki taşınmaz mallarını satmak isteyenlerin artabileceği düşünürken, istatistikler bu öngörünün doğruluğunu ortaya koydu. Kıbrıs Sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmasına katkıda bulunmayı hedefleyen Komisyona 2013 yılı başından bugüne 386, 2006 yılından bugüne ise toplam 4 bin 768 adet başvuru yapıldığı ve bunlardan 342 tanesinin dostane çözüm yoluyla ve 9’unun da duruşma yoluyla sonuçlandırıldığı öğrenildi. Komisyon, şu ana kadar başvuranlara mallarının bedeli olarak 105,268,533 Sterlin tazminat ödedi ve bir başvuru için iade, iki başvuru için takas ve tazminat, beş başvuru için de iade ve tazminat kararı verildi.

***

“ÇOK YAVAŞ İŞLİYOR”
Taşınmaz Mal Komisyonuna yapılan başvuruların çok yavaş sonuçlanması avukatları isyan ettirdi. Komisyonun ancak küçük davaları sonuca bağlayabildiğini kaydeden avukatlar, büyük meblağlı davaların sonuçlanmasının yıllar aldığını ifade etti. Star Kıbrıs’a konuşan bir avukat “Şu anda çalışmalar yavaş. İki yıl önceki müracaatlar bile hala sonuçlanmadı” derken, “Güney’deki kriz Taşınmaz Mal Komisyonunun çalışmasını hızlandıracak mı” şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:
“BİRÇOK MÜRACATTA GÖRÜŞ BİLE VERİLMEDİ”
“Bırakın hızlandırmayı, birçok müracaata görüş bile verilmedi. Sonuçlananlar 2006-2007 yılından kalan küçük dosyalar. Ciddi dosyalar sonuçlanmıyor. Büyük tesis gibi, otel gibi, reklam olacak tesisler sonuçlanamıyor. Burada sorun nedir bilmiyoruz. Büyük meblağları kimin ödeyeceğini de bilmiyoruz. Türkiye mi, Elçilik mi, Komisyon mu?
“EKONOMİK KRİZDE TÜRK TARAFI AVANTAJ YAKALAYIP BU MALLARI ALMALIDIR”
Burada üç düşünce olduğunu sanıyorum. Birincisi ‘Güney’deki ekonomik krizden Türk tarafı avantaj yakalayıp bir an evvel bu malları almalıdır.’, ikincisi ‘bu işi yavaşlatıp, sıkışan mal sahiplerinden hiç paraya almalıdır-ki bu doğru bir düşünce değildir’, üçüncüsü Türkiye’nin bu stratejiyle AB sürecini devam ettirmesidir, ‘bakın ben sizin söylediğiniz şekilde hareket ediyorum’ diyerek bu süreci zamana yaymasıdır.
“ŞİKAYETİ ENGELLEMEK İÇİN KURULDU”
Biliyorsunuz bu komisyon AB’nin Türkiye ile anlaşması sonucu, Rumların AİHM’deki şikayetlerine engel olmak için kuruldu. AB ‘önce iç hukuku tüket’ dedi. Önce iç hukuku tüketecek, sonra (gerek duyarsa) gidecek AİHM’e. Burada Türkiye yasal olarak tazminatlarını ödüyor.
“KAYNAK AZLIĞI DENİYOR”
(Niçin yavaş ilerliyor sorusu üzerine) Neden yavaş ilerlediğiyle ilgili resmi bir açıklama yok. ‘kaynak azlığı’ diyorlar. Esas kaynak kimde, ne kadarlık kaynak var, kim ödeyecek biz bilmiyoruz. Bunu siz bir araştırın. Büyük bir otel olsa, örneğin Salamis Bay Otel, nasıl ödenecek bu?
“LEFKOŞA’DAKİ BİR OTEL 60 MİLYON STERLİNE KAYITLI”
Örneğin Lefkoşa’daki büyük bir otel 60 milyon sterline İstanbul Menkul Kıymetlere kayıtlıdır. Lefkoşa’daki bir otel 60 milyon sterlinse, Salamis’e kaç milyon sterlin istenecek? Bazılarının sahibi kişi, bazılarının ki kurumdur. Kurumlar ve kişiler fiyat konusunda farklı davranabilir ancak bugüne kadar büyük tazminat verilmedi.”

***

“BU PARA TÜRKİYE’DEN GELİYOR”
Konuyla ilgili olarak Star Kıbrıs’a konuşan gazeteci Erkan Eğmez, Taşınmaz Mal Komisyonunun ödediği paraların Türkiye’den geldiğini belirtti. “Bizim bilgimiz dahilinde olan bu kaynağı Türkiye’nin sağladığıdır” diyen Eğmez, Türkiye’nin, Loizidu davasıyla siyasi krizin eşiğine geldiğini kaydetti. Ak Parti’nin hükümete geldiğinde bu sorunu kucağında bulduğunu ifade eden Eğmez şunları söyledi: “Türkiye, daha doğrusu iktidara gelen Ak Parti bu sorunu kucağında buldu. Türkiye davayı ödedi ama emsal olmamak kaydıyla! Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Xenides-Arestis davasında vermiş olduğu hükümler uyarınca kuruldu Taşınmaz Mal Komisyonu. Komisyonda 2 yabancı üye, üç Kıbrıslı Türk var. Ondan sonra tüm davalar Avrupa tarafından Lefkoşa’ya havale edildi.”
“KOMİSYONDA ÇOK GEÇ BAĞLANIYOR”
Komisyonun çalışmalarını sürdürdüğünü, ancak davaların çok geç sonuçlandığını belirten Erkan Eğmez, daha çok küçük meblağların ödenebildiğini kaydetti. Bunların ödenmesi halinde malın Türk kaydına geçtiğini dile getiren Eğmez, bir ara “Türk malı kullananlar da katkı koysun” diye bir görüşün ortaya atıldığını, bu görüşün tartışıldığını, ancak o dönem büyük tepki gördüğü için geri çekildiğini, geri çekilmesiyle birlikte inkar da edildiğini savundu.
“ÖNCEDEN KARŞI DURMUŞTUK AMA…”
Erkan Ermez Komisyonun kurulmasıyla Kuzey’deki topraklarda Rumların da hakkı olduğunun kabul edilmiş olunduğunu, davaların Avrupa’ya gitmesindense Lefkoşa’da çözülmesinin tercih edildiğini kaydederek şöyle dedi: “Biz bu komisyonla 74 öncesi ilk sahibin Rumlar olduğunu kabul ediyoruz ve Avrupa’ya gitmektense Lefkoşa’da çözmeye çalışıyoruz ama Kuzey’de yaşayan Türklerin de Güney’de malları kaldı. Neticede görüyoruz ki baştan karşı dursak ta bugün dönüş yoktur. ‘Kuzey’deki mülk sorununu ne kadar çabuk çözebilirsek o kadar iyidir’ noktasına geldik. Zamanında karşı çıkmamıza rağmen görülüyor ki böyle çözülecek.”

***

“MÜRACATLAR ARTTI”
Geçmiş yıllarda Komisyona olan ilginin azlığını dile getiren Eğmez son yıllarda başvuruların arttığını açıkladı. 2006 yılında kurulan komisyona 2007 yılında müracaat ettiğinde 78. kişi olduğunu anımsatan Eğmez, bugün itibarıyla ayda ortalama 150 başvuru olduğunun altını çizdi. Mal Tazmin Komisyonuna ilginin büyük olduğuna dikkat çeken Eğmez, buna rağmen davaların çoğunun beklediğini ifade etti. Eğmez sözlerini şöyle sürdürdü:
“78’İNCİYDİM AMA 20 KEZ GİTTİM”
“Ben 78’inciydim ama çözülene kadar belki 20 kez gittim. Bu yoğun müracaatta, gerek personel itibarıyla, gerekse binanın kullanım yapısıyla sonuca varılması mümkün görülmüyor. Bunun yanında bu işin çözülmesi maddiyata bağlıdır. Ciddi bir rakam istiyor…
“RUM TARAFINDAKİ KRİZ HAD SAFHADA”
Ancak şunu da unutmamalı; Rum tarafındaki ekonomik kriz had safhaya ulaştı. Rum halkı şunu söylüyor: ‘ Zaten 39 yıl oldu. Bu malla ilgili beş kuruş cebimize koymadık. Bir an önce çözülsün…’ Çünkü zaten o tarihte 30 yaşında olan bugün 70 olmuş. Çocukları burayı hiç bilmiyor, gelmekte istemiyor. Dolayısıyla Rum halkının birçoğu malını satmak istiyor. Bu noktada malın gerçek değeri olmasa bile tatminkar bir rakamda uzlaşılarak, sonuca varılması.
“MALLARINI SATMAK İSTİYORLAR”
Zaten ekonomik sorunlar nedeniyle insanlar, malını bir an önce paraya çevirmek istiyor. Ben Güney’deki ekonomik çöküntünün bir fırsat olabileceğini düşünüyorum ama bu fırsatın yakalanması için ciddi ekonomik kaynağa ihtiyaç var. Bu kaynaklar Türkiye tarafından karşılanır ancak belki de malı kullananların da bir miktar ödemeleri gündeme gelecektir.
“MALI KULLANANLARIN DA BİR MİKTAR ÖDEME YAPMALARI GÜNDEME GELİR”
Belki de malı kullananların bir miktar ödeme yapmasını tartışacağız. Biliyorsunuz ülkemizde üç şekilde mal sahipliliği var. Birincisi eşdeğer karşılığı, ikincisi tahsisten, üçüncüsü topraklandırmadandır. Tahsis ve topraklandırma birbirine benzer. Güney’de malı olan kişiye Kuzeydeki evi için (eşdeğer) devlet güvencesi verildi. Ancak tahsis ve topraklandırma farklı. Bugün gelinen noktada görülüyor ki o malın tamamen Türk malı olabilmesi için bu sorunun çözülmesi gerek. Belki kullanıcı belli bir miktar katkı sağlarsa bunun Türkleşmesi daha kolay daha pratik, daha kolay olacak.
“BİRÇOK KİŞİ RAHATSIZ OLACAK”
Bu söylediklerimiz çok yeni bir şey ve sanıyorum ki bazı kişiler bundan rahatsız olacak Ancak bazen duygular ile gerçekler farklıdır. Şu da bir gerçek ki belli bir miktar ödemekle kimse kaybetmeyecek. Çünkü o malın değeri iki misli aratacak. Rum sahibi parayı aldığı takdirde o malın değeri artıyor. Ülkenin önüaçılması için bazı düzenlemeler yapılacak.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 − 5 =