Küba gezisi notları… Küba'da neler oluyor? (I)

Küba gezisi notları… Küba'da neler oluyor? (I)

0
PAYLAŞ

Fidel sonrası Küba’da neler oluyor?

Fidel Castro’nun görevi kardeşi Raul’a devretmesinden bu yana tüm dünya nefesini tutmuş Küba’yı izliyor. Bundan tam 55 yıl önce Che, Fidel ve arkadaşlarının Santiago’da Moncada askeri kışlası saldırısıyla başlattıkları devrim yürüyüşü artık sonuna mı gelmişti? Tüm dünyadaki devrimcilerin, sosyalistlerin yaşayan umudu, sosyalizmin son kalesi artık yıkılıyor mu? Fidel’e göre daha liberal olduğu söylenen Raul gerçekten de ülkeyi ağır adımlarla kapitalizmle mi tanıştırıyor? Sovyetler’in yıkılmasından sonra turizme açılan Küba, baskılara ne kadar dayanacak? Amerika’nın burnunun dibinde, CIA’nin komploları, sabotajları, füzeleri, ambargolarıyla yıkılmayan Küba, kapılarını açtığı küresel turizm rüzgarıyla kendi sonunu mu hazırlıyor? 55 yıldır Amerikan emperyalizmine direnen Küba devrimi, turizm karşısında değer mi yitiriyor…?
Bu kaçınılmaz bir değişim mi, yoksa Küba kendi arzusuyla değişen dünyaya ayak mı uydurmaya çalışıyor? Ve en önemlisi Küba’da nasıl bir sosyalizm var? Küba gerçekten sosyalist mi, yoksa bazılarının iddia ettiği gibi, sosyalizm adına halkın parti adına ezildiği kaba bir devletçilikle mi yönetiliyor?

İşte tüm bu soruların cevabını bende sizler gibi merak ediyordum. Sadece bu sorular mı? Che’nin ayak izlerini sürmek, Fidel’in 50 yılda yarattığı refah ve kültür seviyesini görmek, Küba purosunu tüttürmek, Havana sokaklarında salsa müziği eşliğinde kendimden geçmek istiyordum.….

Ve işte  bu nedenlerle son 10 yıldır hep hayallerimi süsleyen, gezmeyi planladığım Küba topraklarındaydım artık. Küba’da yolculuğuma Ciudad de La Habana’da, yani başkent Havana’da başlıyorum. Farklı bir coğrafyaya geldiğimiz Havana hava alanında uçaktan iner inmez anlaşılıyor zaten. Havaalanında ellerinde sigarayla ortalıkta dolaşan görevlilerin yardımıyla bagajlarımızı bulabildikten sonra yine onların yardımıyla otelimize gitmek üzere 1950 model Chevrolet marka bir takside buluyoruz kendimizi. Otelimiz Küba’nın yeni yerleşim bölgesi olarak bilinen Vedado’da.
Adım adım keşfetmeye başlıyorum ertesi gün bu sıcak kenti. Havana şehri üçe ayrılmış. UNESCO, (BM Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) tarafından 1982 yılında “insanlığın kültürel mirası” olarak korunmaya alınmış olan Habana Vieja, yani Eski Havana, şehrin kültürel kalbi olan Vedado, ve Eski Havana ile Vedado arasında kalan Centro Habana, yani Havana Merkez.

Havana'nın en güzel yeri şüphesiz eski ihtişamlı evleri ve sokaklarıyla Eski Havana bölgesidir. Havana'nın arka sokaklarına doğru daldıkça, kırık, dökük bir çivi bile çakılmamış olan eski evleri, şehrin tüm geçmişini anlatır biçimde büyüleyici bir havayla çıkıyor karşıma. Bir zamanların en ünlü limanlarından biri olan Havana Limanı'ndan başlayan eski Havana bölgesi Parque Central (Merkez Park) civarında sona eriyor. Havana'nın meşhur olan bir başka yeri ise "Malocona" adını verdikleri uzun sahil şerididir. Romantik ve eğlenceli yürüyüşler için çok güzel bir yer burası. Sahil boyunca sevgililer el ele kol kola, yanlarında rum şişeleriyle hem denizin, hem sıcak havanın hem de romantizmin tadını çıkarıyorlar.

Havana kültür sanat alanında çok gelişmiş bir kent. Çok sayıda müze, tiyatro ve muhteşem mimarisiyle eski evler var. Aynı gün öğleden sonra bize şehir hakkında bilgi veren rehberimiz, sokaklarda köşe başlarını tutmuş olan “jineteros”lar konusunda bizi uyarıyor. Bunlara kısaca ‘turist avcıları’ da diyebiliriz. Küba’nın tüm turistik bölgelerinde rastlayabilirsiniz jineteroslara. Kaçak puro, ucuz yatacak yer, döviz bozma, kadın… ne isterseniz…. Jineterolar, Küba’da lüks otellerin restoranlarında, barlarında, otel havuzlarında görülmeye başlanan ve yeni yeni ortaya çıkan bir sınıfın habercileri oluyor değişen Küba’da…Kimilerine göre abartılacak bir durum değil bu. Dünyadaki tüm turistik merkezlerde yaşanan kaçınılmaz bir durum. Kimilerine göre ise 50 yıllık bir hayal kırıklığının ve değişen Küba’nın habercisi jineteroslar…

Devam edecek

BİR CEVAP BIRAK

twelve − five =