Kıbrıs bu sergide birleşti

Kıbrıs bu sergide birleşti

0
PAYLAŞ

Londra’da yaşayan Kıbrıslı sanatçı Sümer Erek ve Frixos Papantoniou, Kıbrıs’ta çözümden yana esen olumlu havaya katkı sağlamak amacıyla ”Zaman ve Mekan” isimli ortak bir resim sergisi açtı. Sergi 12 Star Galeri’de Kıbrıs Yüksek Komisyonu Kültür Ateşesi Achilleas Hadjikyriacou’un organizasyonuyla gerçekleştirildi.
Kıbrıslı ve diğer toplumlardan çok sayıda sanatçı ve sanatseverin katıldığı serginin açılışı Kıbrıs Cumhuriyeti Londra temsilcisi Euripides L. Evriviades tarafından yapıldı. Sergi 7 ve 17 Haziran arasında ziyarete açık olacak.

Kıbrıs’ın bölünmüş iki toplumundan gelen sanatçılar için bu ortaklık ilk sayılmıyor. Eserlerden ilki dört tuvalden oluşuyor ve sanatçının Akdeniz’de yaşanan göçmen trajedileri sürecinde geçirdiği duygusal ve sanatsal dönüşümü sergiliyor. Sümer Erek şu yorumu yaptı:

“Bir zamanlar Kıbrıs ile olan güçlü bağlarımı Akdeniz konulu resimlerde yansıtırdım. Akdeniz benim için bir aşk deniziydi. Ve yapıtlarımın özü de, adları da bu ruh halini anlatırdı. Uzun bir aradan sonra yeniden tuval resmine dönüşüm bir rastlantı sonucu gene Kıbrıs ile ilgili oldu. Bu kez de mekan bağımı Akdeniz’den imgeler oluşturdu. Belki de artık resimlerimin kurgusu kendiliğinden bu düzlemde oluşmaya başlamıştı. Ama üretim sürecinde durakladım, o büyülü ilham kaynağım yok olmuş, zaman bağım kopmuştu. Kıbrıs’a olan sevdam bitmiş değildi, ama Akdeniz’den esinlendiğim aşkı kaybetmiştim. Yüzüme şamar gibi inen bir gerçeklik vardı. Söz bitmişti. Sıradanlaşan ölüm haberlerinde isim bile yoktu. Onlar birer istatistiki detay oldu, her şey artık duyarsız ve sıradan. Eserlerim bu duygular içinde şekil aldı, bu nedenle de ‘isimsiz’ olarak sunuyorum.”

Sergide zamanın ve mekanın değişimini yansıtan diğer eser ise ‘Güneş Çarpması’. Bu kurgunun mekânı da Kıbrıs’taki Mare Monte Plajı. Sümer Erek bu yapıtı ile para ve pazar yayılmacılığı üzerine kurulu değerleri ve sanatçının üretim – tüketim sürecindeki yerini kendi sözleriyle şöyle sorguluyor:

“Özelleştirilerek kullanımı değiştirilen bu mekân da pek çok başka değer gibi yerel toplumdan ve bizden alındı. Dün palmiye yapraklarıyla kaplı şemsiyelerin altında gölgelendiğimiz plaj bugün artık bir şirketin reklam askerleri gibi dikilen şemsiyelerinin işgali altında.”

‘İsimsiz’ eserinde Sümer Erek katılımcı sanat anlayışına da farklı bir yaklaşım getiriyor. Sanatı durağan yapılardan çıkarıp gerçek anlamda üretime katmak ve katılım mekânını genişletmek Sümer Erek’in yapıtlarına özgünlük kazandırıyor. Atölye pratiğinde hayatında belki de daha önce hiç resim yapmamış kişilerin çizgilerinin saflığının ve berraklığındaki gücün kendi eserlerinde yeni bir yaşam bulabildiğini belirten sanatçı şöyle konuşuyor:

“Katılımcı sanat anlayışı ile bir kamu alanı içerisinde insanları dahil ederek eser üretmek sanat çalışmalarımın önemli bir pratiğini oluşturuyordu. Şimdi bu çalışma pratiğini resim çalışmalarımda da uygulamaya çalışıyorum. Eserlerimde işlediğim konular bunu gerekli kılıyor diye düşünüyorum. Nasıl kamu alanına yerleştirilen bir enstelasyon katılımcılığı doğal olarak talep ediyorsa, bir toplumsal mekanını işleyen tablonun konusu da o insan katılımını gerekli kılıyor. Üretim sürecindeki bu çoklu etkileşim aynı zamanda sanatın toplumsal tabanının geliştirilmesi temennisini de taşıyor.”

Studio’nun Yaratıcı Atölye çalışmalarına katılan akademisyen Gül Berna Özcan bu deneyimin kendisi için mükemmel bir düşün egzersizi olduğunu sbelirterek, sanatçı ile etkileşim içinde yaptıkları çalışmaların yeni estetik üretim ve paylaşım alanları yarattığını ve yoğun şehir hayatında yıpranan insanların ruh dünyasına mükemmel bir dinginlik kattığını dile getiriyor.

Sergiyi gezenler Erek ve Papantoniou’nun ortak sergi açmasının Kıbrıs’ta çözümden yana esen olumlu havaya da katkıda bulunduğu görüşünde birleşiyor.

FOTOĞRAFLAR

Frixos Papantoniou, H.E. Mr Euripides L. Evriviades, Cypriot High Commissioner, Sumer Erek ve Achilleas Hadjikyriacou ile

Sümer Erek

Sergiden

Sergiyi gezen toplum üyesi sanatçılar…

BİR CEVAP BIRAK