Kıbrıs sorununda sürpriz atılım beklentisi

Kıbrıs sorununda sürpriz atılım beklentisi

0
PAYLAŞ

Kıbrıs sorununda sürpriz ve birçoklarınca asla beklenmeyen gelişmelere doğru hızla gidildiği görülüyor. Bayram süresinde Ankara’da bulunduğum için gerek diplomaside ve bürokraside, gerekse de kulağı delik medya organlarınmda yakın zamanda Kıbrıs sorunu konusunda uluslararası bir hareketlenme yaşanacağına ilişkin beklentiler ve duyumların arttığını yakın biçimde gözlemleme olanağı buldum.

Daha önceki bazı yazılarımda sözünü ettiğim gibi, ABD ve bazı Batılı müttefikleri, tehlikeli coğrafyalarda sıkıştıkça Türkiye’nin önemini kavramaya ve değerini anlamaya başladılar. Özellikle Müslüman dünya ile ilişkilerin geliştirilmesi ve yoğun çatışmalar içinde bulunan Afganistan, Pakistan ve Irak gibi ülkelerde ABD’nin sorunlarının çözülmesi açısından Türkiye’nin oynayacağı kritik rol ortaya çıkmıştır.

Bu süreçte, ABD’nin yeni yönetiminin Irak’tan çekilmek ve Afganistan’a ağırlık vermek politikasında Türkiye’ye biçtikleri roller de anlaşılmaya başlamıştır. Bu doğrultuda Irak’ın yeniden inşası ve istikrara kavuşturulmasında Türkiye’den ciddi beklentiler olduğu anlaşılıyor. Bu beklentiler nedeniyledir ki, Türkiye’nin başta terör sorununun çözümünde olmak üzere ABD ve müttefikleri doğrudan müdahil olma noktasına geldiler.

Türkiye’den ciddi beklentiler içine girilmesine neden olan diğer konu, Afganistan-Pakistan coğrafyasında sıkışan Batılı güçlerdir. Bu Müslüman ülkelerde güvenilmez ve işgalci konumda bulunmaları nedeniyle barışcıl yöntemlerle sorun çözme ve istikarr sağlama yetenekleri azalan ABD ve müttefikleri, bölgede güvenilen ve tarafsızlığına inanılan bir ülke olarak Türkiye’den daha aktif yardım istemeye hazırlanıyor. Bunun belirtileri de açığa çıktı ve ilk aşamada kabul edilmesi zor talepler ile Türkiye’nin üzerine gidilmeye başlandı bile. Bunun devamında ise Türkiey’den azami ölçüde yararlanma beklentileri, somut istemler noktasına dönüşmeye başlayacak.

Türkiye’den Af-Pak (Afganistan-Pakistan) bölgesinde çatışmalara müdahil olması talepleri, aslında başka taleplere kapı aralamanın bir biçimi gibi görünüyor. Türkiye’den muharip güç alamayacağını bilen ABD ve mütttefikleri, Af-Pak bölgesinde silahlı güç ile yapamadıklarını Türkiye’den yapmasını isteyecekler. Özellikle insani yardımlar, arbuluculuk, altyapının inşası, güvenlik güçlerinin eğitilmesi, demokrasinin inşası gibi taleplerle bölgeye müdahil olmasını istedikleri Türkiye; bu konuda temkinli adımlar atıyor. Bu yolla zaman kazanılması, Türkiye’nin bölgesel sorunlarının çözümünde başta ABD olmak üzere Batı blokunun isteksiz de olsa çaba harcasını gerekli hale getirdi. Kıbrıs sorunu konusunda ABD ve mütefiklerinin atacağı gönülsüz adımlar da bütün bu gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır.

Kıbrıs sorununun çözümündeki kapının anahtarı koltuğun altına alınmıştır. Anahtarın koltuk altına alınması, sorunun ve dolayısıyla kapının büyüklüğüyle ilgilidir. Kapı büyük olunca, anahtarın da büyük olması doğaldır.

Türkiye, yakın zamandaki Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretiyle KKTC’nin uluslararası arenada tanınmasının kapısını zorlayacak. Bu kapıyı açacak anahtarın da ABD ziyaretinde koltuk altında götürülecek dosyalar gibi koltuk altında taşınması söz konusu olacak.

Kıbrıs sorunundaki beklenmeyen gelişmeler, bir süredir Türk Dışişleri ile Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek dolaylı olarak dile getiriliyordu. AB ve sorunu Kıbrıs yan yana konulursa Türkiye’nin KKTC’yi tercih edeceğinin açıklanması, sürprizlere hazırlıklı olmamız gerektiğini göseren ipuçlarından birisiydi.

Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın ABD ziyareti, Kıbrıs sorununda yeni bir dönemi başlatacak gibi görünüyor. Bu dönemde Rumların elindeki kozlar daha da azalacak, sorunun çözümünde AB devreden çıkacak ve Türkiye, KKTC için uluslararası arenada daha aktif çabalar göserecek noktaya gelecek. Bekleyelim ve görelim.

_____________________

* Doç. Dr. Birol Ertan

BİR CEVAP BIRAK