Kıbrıs’ta barış hayal

Kıbrıs’ta barış hayal

0
PAYLAŞ

Bazı marjinal gruplar ya da iyi niyetli genç kardeşlerimizin bazıları, Lefkoşa meydanlarına çıkıp “Kıbrıs’ta Barış Engellenemez” sloganı attıkça, içimde bir sıkıntı oluşuyor. Hala bir gerçeği ya analatamadık, ya birileri anlamamak için direniyor.

Onyıllardır somut bir gerçeği anlatmaya çalıştığım halde, birilerine derdimi ifade edemediğim söylenebilir. Bir türlü anlatmayı başaramadığım yalın gerçek nedir : “Rumlarla Barış ve Çözüm Olmaz.” Barış ve Çözümden kastım, Kıbrıs adasında Rumlar ile eşit ve adil koşullarda bir devlet çatısı altında yaşayamayacağımızdır.

Düşünün ki, Kıbrıs adasında Rumlar ve Türkler yıllardır farklı kimlikleriyle yaşıyorlar. Dış güçlerin de müdahalesiyle ortak bir devlet kuruluyor, bu devleti ortak biçimde yönetmeye çalışıyorlar. Bir süre sonra Rumlar, Türkleri adadan atmak, adayı Yunanistan’a bağlamak ve Türkleri yönetimden/devletten uzaklaştrımak için oyun üstüne oyun oynamaya başlıyorlar. Sonunda katliamlar ve darbeler ile Türkleri yok etme noktasına geliyorlar. Kıbrıs Türkleri ise Anavatanlarının müdahalesi, yardımı ve karşılıksız desteği ile ayakta kalabiliyor. Adada bir barış müdahalesi gerçekleşiyor. Kıbrıs Türkleri, adanın kendilerine ait bölgesinde izolasyonlar ve ambargolar içinde, dünyadan soyutlanarak, Anavatanlarının desteğiyle ayakta kalma mücadelesi veriyorlar. Bu süreçte Anavatan Türkiye, Kıbrıs Türkleri için birçok bedel ödemek zorunda kalıyor. Kıbrıs Türkleri de varlıkları ve bağımsızlıklarını korumak için mücadelelerinden ve Anavatanlarından vazgeçmiyorlar. Bugünlere geliyoruz.

Diğer yandan, Kıbrıslı Rumlar ise önlerine 3 hedef koymuşlar:

1. Kıbrıs Türklerinin Anavatanla ilişkilerini kesmek
2. Kıbrıs adasında Türk askeri varlığına son vermek
3. KKTC’yi ortadan kaldırıp “sözde” Kıbrıs Cumhuriyeti’nde adayı Rum devleti haline getirmek.

Bu mentalitede bir Kıbrıs Rum derin devlet anlayışıyla nasıl barış ve çözüme ulaşacaksınız? Daha önce gerçekleştirilen bütün sorun çözme girişimlerini şu ya da bu nedenle reddeden ya ad etkisizleştiren Rumlar, kendileri için büyük avantajlar taşıyan “Annan Planı” oylamasında bile olumsuz oy kullandılar. İktidarda bulunan komünist partileri AKEL bile Annan Planı’na “hayır” oyu verdi. Böylece, Rumların komünistlerinin bile Enosisçi olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Nasyonal Komünist Partisi olduğunu bir kez daha gösterdiler.

Kıbrıs Türklerinin adadaki varlıklarına tahammül edemeyen Yunan destekli Rum devleti mentalitesi, masum bir spor karşılaşması ya da bir müzik etkinliğini bile yasaklayabilmek için dünyayı seferber ediyor. KKTC’deki sendikalar ve sivil toplum örgütleri, Rumların bu aşağılık girişimlerine karşı ortak bir eylem yapmayı düşünmediler bile. Ama bazı sendikalar ve AB finanslı “sivil” toplum örgütleri, Türkiye karşıtı eylemler yapmak ve söylemler gelitşirmek için can atıyorlar ve her fırsatı değerlendiriyorlar. Sendika temsilcisi kimliğinde bazı zavallılar, Türkiye konusunda çirkin ve yanlış açıklamalar yaparak Rum devletinin çıkarlarına hizmet ediyor. Bunu biliçli mi yoksa bilinçsizce mi yapıyorlar bilemiyorum. Belki bazıları yaptıklarının anlamını bilmiyor, bazıları ise biliyorlar ve bu işten nemalanıyorlar.

Bütün bu atmosferde KKTC’deki bazı siyasi partiler ve dış finansal destekli bazı “sivil” örgütleri, hala barış ve çözümden söz ediyor. KKTC sınırlarında uluslararası bir spor karşılaşmasını yasaklatmaya çalışan, masum bir müzik etkinliğine yasak getirmek için çırpınan, seni ve ülkeni dünyadan izole etmek için milyon dolarlar harcayan Rumlarla göbek atarak barış ve çözüme ulaşmaya çalışanlar, bilerek bir misyonu üstlenmedilerse, ya saf ya da
bilinçsizdirler. İşin gerçeği budur.

Bir kez daha açık ve basit olarak yineliyorum: Kıbrıs adasında Rumlarla Barış ve Çözüm Olmaz. Yıl sonuna kadar bir anlaşma olacak diyerek milleti kandırmaya çalışanlar varsa, sözüm onlar için de geçerlidir.

__________________________

* Doç. Dr. Birol Ertan
Siyaset Bilimci

BİR CEVAP BIRAK