Kıbrıs'ta kara göründü: Kadife ayrılık

Cumhuriyeti’ne ilhak edilmesi dışında bir çözüme yanaşmıyor. KKTC adına görüşmeleri yürüten Cumhurbaşkanı Talat ve ekibi ise çok güvendikleri Rum lider Hristofyas’ın bu tavrı karşısında şaşkınlık içinde. Ne yapacağını şaşırmış durumdalar.


KKTC tarafının düş kırıklığı kısa zaman içinde geçecek ve soğuk duş etkisi kendini göstererek herkes kendi bölgesinde ulusal çıkarları temelinde yeniden mevzileşmeye başlayacaktır. Bunun başka bir yolu yoktur. Bulunamaz da. Teslimiyet dışında bir ‘sözde’ çözüm bulunamayacağına göre, KKTC Cumhurbaşkanı Talat ve ekibinin teslimiyet noktasına gelmeyeceğini umuyoruz. Böylesi bir durumda, bu formülü Kıbrıs Türk halkına kabul ettiremeyeceğini, KKTC Cumhurbaşkanı Talat da çok iyi bilmektedir.


Kıbrıs Türklerinin çoğunluğuna göre ; kendimizi kandırmanın, serçe parmağımızın ardına saklanmayı denemenin, Kıbrıs görüşmelerini iç politika malzemesi yapmaya çalışmanın ve diğer gündelik kısır amaçların bir kenara bırakılma zamanı gelmiş  olup Rumlardan dost ve ortak olamayacağını, herkes gibi Cumhurbaşkanı Talat’ın da görmesi gerekiyor. Görmeye başladılar, ancak ne yapacaklarına karar veremiyorlar.


Rum lider Hristofyas’ın KKTC tarafı adına görüşmeleri yürüten Mehmet Ali Talat’ı küçük düşürücü kelimelerle eleştirmesi, adeta yalancılıkla suçlaması, görüşmelerdeki tıkanmanın kanıtı gibi değerlendiriliyor. Bu noktada Talat, Rumlarla bir ortaklık yapmanın mümkün olmadığını kabul ederek KKTC’nin varlığını güçlendirmek ve KKTC’yi uluslararası topluma kabul ettirmek dışında başka bir seçeneğin kalmadığını açıklamak durumunda kalabilir. Cumhurbaşkanı Talat bu cesareti gösterebilirse, bütün iç politika amaçları bir kenara bırakılır ve bütün Kıbrıs Türkleri, Cumhurbaşkanı Talat etrafında bütünleşir görüşü egemen.


Bazı kesimlerin yıllardan beri savunduğu Taksim ya da Kadife Ayrılık iddiası son günlerde yeniden akıllara yerleşti. Rumlar, devletlerini eşit ve adil biçimde Kıbrıs Türkleri ile paylaşmayı akıllarından bile geçirmiyorlar. Onların amacı, Kıbrıs Türklerinin bir bölümüne vatandaşlık hakları vererek KKTC’yi ortadan kaldırmak, Kıbrıs Türklerini adeta teslim almaktır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı Talat ve ekibinin eşit ve adil koşullarda bir çözüm çabasının, (aşırı iyi niyetli olsa bile) nafile bir çaba olduğu ortaya çıkmaya başladı. Ne kadar iyi niyetli davranırlarsa davransınlar, karşılarında onları anlayacak bir Rum tarafı yok ve ileride de olmayacak gibi görünüyor.


İşin özü, Kıbrıs adasında görüşmeler konusunda kara görünmüştür. Rumlarla eşit ve adil bir ortaklık kurmak, Kıbrıs Türkleri açısından bir hayalden bile daha ötededir. Dünyanın ulus devletleşme sürecini yaşadığı bir dönemde iki ulus ve devleti bir araya getirip yeni kavga ve çatışmalara sokmanın da hiçbir anlamı yoktur. Büyük biraderlerin de bunu anlaması gerekir. Kıbrıs’ta çözüm bulunmuştur : Kadife Ayrılık.


KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın, Rumlarla eşit ve adil koşullarda bir çözüme ulaşılamayacağını yakın zamanda açıklaması bekleniyor. Bu noktaya geldiğinde kendisine en büyük desteği vereceklerden birisinin de muhalefet partileri olacağı görünüyor. Kısa zamanda sonuç ortaya çıkacak, ama kimse Kıbrıs adasında bir çözüm ya da anlaşma beklemesin.


Bekleyelim ve görelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.