Kelaynaklar

Hz.Nuh Peygamberin bereket sembolü olarak Tufan gemisine aldığı Kelaynak kuşu, başında tüy olmaması sebebiyle bu ismi almış olan,uçuşu çok zarif olan,hem sosyal, hem tek eşli, hem de eşlerine sadık olan bir kuştur. Öyle ki, eşi ölen Kelaynak kuşları yemeyi içmeyi terk edip, hayata küserlermiş. Dünyada sadece Nil vadisinde ve Türkiye’de Birecik’te bulunuyorlarmış. Kelaynaklar 14 Şubat’ta Birecik’e göç edermiş ve yöre halkı Kelaynaklar için etkinlikler düzenler, halk adeta bir bayram havası yaşarmış.

14 Şubat Kuşların çiftleşme günü olarak kabul edilmiş Fransa ve İngiltere’de. Antik Yunan takvimlerinde Şubat ayı Gamelyon ayı olarak anılıyormuş. Zeus ile Hera’nın kutsal evliliği hatırlanırmış. Efsaneye göre, Roma’lı Askerlerin evlenmesinin yasak olduğu dönemde, onların sevdikleriyle gizlice evlenmelerine yardım eden bir Aziz varmış ve adı Valentine imiş. Bu yüzden 14 Şubat St.Valentine’s Day , Sevgililer günü, olarak hatırlanmaya devam ediyor.

Bazı ülkeler bu kutlamayı anlamsız buluyor ise de, bazı ülkeler bir bayram havasında kutlamayı sürdürüyor.

AŞK hiç şüphesiz güzeldir, iyidir, iyileştiricidir, güzelleştiricidir, doğaldır.Aşk dokunmaktır, kalbe dokunmaktır, sese dokunmaktır, göze dokunmaktır, ele dokunmaktır.Bu yüzden ninniler dokunur, şarkılar dokunur, şiirler dokunur insana.

Karşılıklı aşk ve birbirine zaman ayırmak, en kıymetli hediyedir. Yeryüzündeki bütün güllerin güzelliğinin yanında kıyas bile edilemez. Seven bir çiftin varlığı gerçek bir mücevherdir. Onlar birbirlerinden, ömrünü bile esirgemezler, hiç karşılık beklemeden. Ne yazık ki; gerçek sevgililer sayıca da çok azdır, tıpkı Kelaynak kuşları gibi.

Yaşadığımız yüzyılda, bugün itibariyle 14 Şubat 2013 de Sanal Alemin tüm karmaşası içinde, hayat şartlarının, geçim şartlarının tüm zorlukları içinde, insanlar aşkını yalnızlaştırıyor. Gerçek aşkı yaşayan çiftler çok şanslılar.

Yalnızlık, bencillik, umursamazlık, büyük boyutlara ulaşıyor. İnsanlar sanki uzayda yahut yeraltında yaşıyormuşcasına yalnızlar. Yahut, aynı evde yaşamaya başladıklarında birbirleriyle yaşadıklarının adı Yalnızlık. Hayatın garip ve gerçek çelişkisi, aşk ve yalnızlık olsa gerek diye düşünüyorum. İstisnalar kaideyi bozmuyor elbette.

Her şey Aşk ile doğuyor, Aşk sonsuz. Sonsuz aşkı yaşayanlar yazarlar, şairler,müzisyenler yani sanatçılardır. Daldan koparılmış üç elma gibi, yüreğimde iz bırakmış, üç şiir hediye ediyorum size, belki yüreğinizle dinlersiniz…

Konstantin SİMONOV diyor ki, Tek bir haber bile çıkmasa uzaklardan, saçma da olsa bekleyişin, yalnız sen olsan bile bekleyen beni, bekle beni, bırak, beklemekten usanmış dostlarım, öldüğümü sansınlar benim, içme, anılar gibi acı, içme sakın, o şaraptan, yağmurlar içinde bekle beni, karlar tozarken bekle, ortalık ağarırken bekle, kimseler beklemezken, sen bekle beni…

Şerko BEKES diyor ki, Eğer benim şiirimden gülü çıkarırlarsa, yılımın bir mevsimi ölür, eğer şiirimden sevgiyi çıkarırlarsa iki mevsimim ölür, eğer ekmeği çıkarırlarsa üç mevsimim ölür, eğer özgürlüğü çıkarırlarsa bütün yılım ölür, ben de ölürüm…

Özdemir ASAFdiyor ki, Aşk, varlığında yokluğunda belli olur, egemenlik, varlığında yokluğunda belli olur, bir özgürlük var, sularca havalarca olağan, varlığında değil yokluğunda belli olur…

Kelaynakları ve Aşkı hep hatırlamayı ve hatırlatmayı dileyerek, sevgililer gününüz kutlu ve mutlu olsun, güzel güller gibi geçsin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here