Köşeler beyaz çıksın…

Ülkenin geleceğini kestirmek zorlaştı.
Kaotik ortamı sona erdirecek sihirli bir araç, değnek yok kimsede.
Siyasetçiler kısır döngü içinde çırpınıyorlar, çaresizliğe esir olmuş durumdalar.
Seçimden yeni çıkıldı, sistem dibe vurdu.
Şu anda sarayda ” kontrolsüz güç” sahibi olduğunu iddia ederek oturan bir cumhurbaşkanımız var.
Üstelik son olarak “Ben ülkenin tek gücüyüm. Çünkü beni halk seçti. Sistem değişmiştir.
Fiilen ben işbaşındayım. Anayasa eğer yapılacaksa, benim fiili durumuma uygun yapılsın” mealindeki görüşünü dünyaya ilan etti.
Batı dünyası ne der bilemem.
Bu tablo demokratik ülkelerde hiç yaşanmaz.
Bir ilk olduğu için Batı ve medeni dünya hala şaşkın olmalı.
Hala o cenahtan bir yorum yok.
Sadece bizim anayasacılar konuşuyorlar.
Bir de Erdoğan taraftarları, yani yalakaları, yani saraya yerleşmiş bazı soytarılarç

“Yapılacak çok fazla şey yok” denemez.
Lafı uzatmaya da gerek yok.
Seçim tekrarlansa sonuç değişecek mi?
Belli değil.
Değişmezse, Erdoğan’ın fiili durumu devam edecek mi?
Belli değil.
Rejim, yani demokrasi, yani sistem şu anda “de facto” durumda.
Cumhurbaşkanının anayasal sınırlara çekilmesi için yapılacak tek şey var bence.

Ülkemizin aydınları, bu ülkenin akilleri, sivil toplum kuruluşları bir araya gelmeli, Cumhurbaşkanına kısa bir çağrı yapıp, “Anayasal sınırlarına çekilmelisin” denmeli.
AKP dışındaki tüm partiler, meclis içinde olan veya dışarda kalan partiler birlikte harekete geçip “ demokrasiye dönüş manifestosu” yayınlayabilmeli.
Eğer sayın Erdoğan kılını oynatmazsa, bu kez merkez ve yansız medya dünyası harekete geçmeli.
Gazeteleri ve televizyonlarıyla..
1974’lerde Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinin yaptığı gibi.
Yunanistan’daki askeri faşist cuntaya karşı, Yunan gazete yazarları köşelerine birkaç gün tek kelime yazmadılar.
Yazarların köşeleri boş, yani bembeyaz çıktı.
Cunta buna çok fazla direnemedi ve rejim bir süre sonra değişti.
Yani, bu eylem faşistlerin iktidardan gidişlerini hızlandırdı.

Böyle bir eylemler, Türkiye’de işe yarar mı?
Bilemem.
Denemek gerek, ne olacağını görmek için.
Yazarların köşeleri bir gün, üç gün, bilemediniz bir hafta boş, beyaz çıksa ne olur?
Hatta ara sıra manşetler de…
Birinci sayfanın tamamı boş çıksa ne olur?
Bilemem.

İyi niyetimi koruyarak söyleyeyim, en azından mesaj belki yerine ulaşır.
Pısırık, işlevini ve etkisini yitirmiş gibi görünen medyanın, yıllardır aşağılanan, eli kolu bağlı beklemek zorunda kalan, baskı altına alınan merkez medyanın, belki kendine gelmesini de sağlar bu eylem.
Belki medya böyle bir eylemle eski gücüne kavuşur.
Belki, bir taşla iki kuş vurulur.
“Belki” ler gerçek olur bakarsınız.
Belli mi olur…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.