Kemal bey…

Ben Kemal beyi 1993’de yakından tanıdım.
SSK Genel Müdürü idi.
Çok çalışkan, yardımsever, işini iyi bilen ve iyi yapan üst dereceli bir bürokrat olarak kendisini sevdim ve takdir ettim
Açık sözlü biriydi.
Hala öyle.
Gazeteci olarak sosyal güvenlik konularında, herhangi bir sorun karşısında ne zaman sıkışsam her zaman yardımcı olmuştur.
Hatta cep telefonunu dahi vermiştir.
Hiçbir bürokratın yapmadığı şeyi yapmıştı yani..

Gazeteci-bürokrat ilişkilerini dengeli tutan Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasete soyunmasına sevindim diyemem.
Hele hele CHP gibi bir partide, muhteris mi muhteris, iddialı mi iddialı bir Deniz Baykal’ın yanında, “uzatmalı genel sekreter” Önder Sav gibi bir siyasetçinin yanında, yani “Kurtlar Sofrası”ında çabuk harcanabileceğine inandığım için üzülmüştüm.
Partide ve Meclisde görev aldıktan sonra böylesine yükseleceğini hiç öngöremedim.
Öngörmek de mümkün değildi, çünkü Kemal beyin rüzgarı arkasına alıp böylesine yükselebileceğini hiç beklemedim.
Ama oldu.
Deniz beyin ayağı taşa takıldı.
En yakınındaki Genel sekreterine çok güvenmişti.
Hatta yarım asırlık arkadaşıydı Önder Sav.
Önder Sav ile ilgileneceğine, başka biriyle ilgilendiği iddiası ortaya atılınca olan oldu.
Güvendiği dağlara kar yağdı ve Kemal Bey kendisinin dahi inanmadığı CHP’nin koltuğuna oturdu.
Buna şans mı denir, şanssızlık mı bilemem…
Ama bildiğim ve bu kez tahmin edebildiğim tek şey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun diliyle kuş tutsa dahi, CHP’yi iktidara taşıyacak
çapta olmadığı.

Neden diye soranlar çıkacaktır.
Evet neden?
Birincisi CHP’nin başına kim gelirse gelsin, bu parti programını, parti ilkelerini revize etmediği,, yeni bir strateji belirlemediği, çağdaş demokrasi için neler yapılması gerektiğini belirlemediği sürece iktidara gelemez.
Hatta Ecevit kalksa CHP iktidara gelemez.
Çok geriye gitmeyelim zaten kaybedilmiş yıllara ulaşırız.
Kemal Satırlara, Kasım Güleklere, Nihat Erimlere, yani İsmet İnönü ve arkadaşları dönemine gideriz ki, onlar da hiçbir zaman bu partiyi tek başına iktidara taşıyamadılar.
Böylesine değerli bir zevatın iktidar yüzü görmediği CHP şu anda aynı CHP.
Üstelik Kemal bey dahil tüm kadrosu zayıf.
Yarın iktidara gelse bakanlar kurulunu kurmakta bile zorluk çeker Kemal bey.
Hadi hükümeti kurdu diyelim, ne yapacaklar bu ülke için?
Sosyal demokrat bir partinin böylesine plan ve programsız iktidar yürüyüşü nasıl gerçekleşir?
Anlamakta zorluk çekiyorum.
Kemal bey arkasına rüzgarı aldı, ha babam de babam il il geziyor.
Hedefe AKP’nin liderini Tayyıp beyi koymuş…
Bir de zenginliğini diline dolamış.
AKP ve yöneticilerin haksız yere edindikleri zenginlikleri çözmenin yolu var.
Gelirsin iktidara.
Devletin arşivini ele geçirirsin.
Bulursun belgeleri.
Ki Kemal bey belge-melge bulmakta üstaddır.
Gönderirsin Yüce Divana.
“Nerden buldun bu trilyonları” diye sorarsın.
Bu kolay.

Önemli olan halkın nasıl zenginleştirileceği.
Halkın fukaralıktan nasıl kurtarılacağını söyle bilelim.
Halkın refah seviyesini nasıl arttıracaksın görelim.
Adaletsiz gelir dağılımını nasıl çözeceksin söyle, öğrenelim.
Varsa yoksa günlük politikalarda laf ebeliği yapmak, Tayyib beye laf sokuşturmak…
Günlük politikalar üretmek kolay.
Sloganlar uydurmak daha kolay.
Gazete haberlerinden yararlanıp konuşmalar hazırlamak çok da kabiliyet isteyen bir şey değil.
Bir yere kadar gider bunlar.
Tıkanır kalır Kemal bey.
Tıknefes olur böyle giderse.
Yazık olur.
Onun için diyorum ki Kemal bey dönemi çok ama çok talihsiz bir dönem.
Çok iyi insan, ama şanssız biri Kemal Bey.
Kurtlar sofrasında çok yakında yem olursa şaşmam.
CHP’nin genlerinde vardır adam yemek.
Adam harcamak.
Oysa Kemal beyden parti çok başka alanlarda ve yerlerde fazlasıyla yararlanabilirdi.
Deneyimlerini yansıtabilirdi.
Yazık oldu Kemal Beye.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.