Kendine Müslüman Birlik: AB

Haberi AB Haber’den değerli Vakur Kaya göndermiş.

Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu üyesi MHP Lütfü Türkkan, Türkiye-AB süreciyle İlgili olarak AB Haber’e yaptığı açıklamada Güney Kıbrıs’ın, Türkiye’nin AB üyeliğini engellemek için birliğe üye yapıldığına dikkati çekerek ‘’ AB Kıbrıs’ı Türkiye’nin AB üyeliğini engelleyecek stratejik bir malzeme olarak saklıyor’’ diyor.

Başbakan Erdoğan’ın ‘’Kıbrıs diye bir devlet yoktur’’ açıklamasını bir muhalefet milletvekili olarak desteklediğine işaret eden Lütfü Türkkan,’’Kıbrıslı Rumlar ve AB’deki Türkiye karşıtları Türkiye’nin AB umudunu kesmesi karşısında Erdoğan’ın açıklamalarını bir argüman olarak sunacaklar. Ama gelinen süreç noktasında Kıbrıs’ın Türkiye’nin üyeliğini engellemek için bir bahane olduğu sonuçlarıyla ortada. Karşımızda 80 milyonluk nüfusa sahip Türkiye’den korkan bir AB var’’ ifadesini kullanıyor.

Türkkan, bu gelişmeler ışığı altında AB’ye verilecek en güzel cevabın ivedilikle Gümrük Birliği’nden çıkıp, anlaşmayı iptal etmek olduğunu söylüyor.

AB’nin Ermenistan ve Ukrayna’dan sonra Türkiye’den gelebilecek bir sürprize hazır olması gerektiğini vurgulayan Lütfü Türkkan, “Türk kamuoyu AB’ye artık sıcak bakmıyor. AB’ye gireceğiz söylemi çok revaçta siyasi bir söylem olmaktan çıktı. Türkiye yeni kutuplara açılan dünyada AB dışında bir kutup bulmakta muktedir bir ülkedir. Böyle bir birikime de sahiptir’’ şeklinde konuşuyor.

Türkkan’ın sözlerine katılmamak mümkün değil. Avrupa artık bizim ölüp bittiğimiz Avrupa değil. İç çelişkilerinden, ikiyüzlü tutumundan ve öngörülemeyen siyasi ve ekonomik sorunlardan kaynaklanan “reaktif” bir değişim süreci yaşayan Avrupa, sadece Türkler için değil, kendi vatandaşları için de muammalar yumağı.

Dünya sorunlarına çözümler bulacağına kendisi bir sorun haline gelen ve çifte standartlarıyla “birlik” fikriyle çelişen uygulamalar sergileyen AB, “uzaktan baktım yeşil türbe, içine girdim estağfur tövbe” sözünün yeni versiyonu olarak gündemdeki yerini korurken, dünya ile ilişkilerindeki “Kendine Müslüman” tavrıyla “yetsin artık” dedirtmekte.
Uzun vadede AB-Türkiye arasında bütün bir beraberlikten söz etmek zaten imkansızken, “aday ülke” statüsündeki Türkiye’nin, etkisiz eleman durumundan kurtulmasını asla ve kat’a istemeyen, ya olacak, ya olacak düşüncesiyle hareket eden endişeli modernler bile bugün için fikirlerini sorgular hale geldi.

AB cazibesini o derece kaybetti ki, 32 bin nüfuslu San Marino bile üyeliğe “hayır” dedi. Hatırlayalım; geçtiğimiz ay, Türkiye’nin küçük bir ilçesi büyüklüğündeki San Marino’da AB’ye üyelik başvurusu için referandum yapıldı. İtalya toprakları içinde kalan 32 bin nüfuslu San Marino’da düzenlenen referanduma katılanların 50.3’ü AB üyelik başvurusuna onay verirken yüzde 49.7’si buna karşı çıktı. Dolayısıyla katılım oranı yüzde 20’de kalınca hükümetin AB’ye üyelik başvurusu yapma planı suya düştü.

***

AB’nin eski AB olmadığının farkında olmayan yok. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış bile, bir mülakatta bir yandan Türkiye’nin AB’ye katılma hedefine bağlı olmayı sürdürdüğünü belirtirken, bir yandan da Türkiye’nin “genç ve dinamik işgücü, büyük iç pazarı ve büyüyen bölgesel rolü ile Avrupa için her zamankinden bir kazanç oluşturacağını ifade etmiş, “Dayan Avrupa, Türkiye, seni kurtarmaya geliyor” sözleriyle de hasta adam AB’nin, genç işgücü ve dinamik yapısı ile gelecek vadeden Türkiye’nin gücüne ihtiyaç duyacağına vurgu yapmıştı.

Bazı olayları yorumlamak için kahin olmak gerekmiyor. Bugün analistler Avrupa’nın Türkiye’ye olan ihtiyacının, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından fazla olduğunu gizlemiyorlarsa, Türkiye’nin maçın son dakikasında oyuna girip maç başına ücret alan yedek oyuncu konumunda olmasının hiçbir mantıklı yanı yok.
Sözün özü AB mefkuresinin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.