KENDİNE SOSYALİST

“Kendine Müslüman” tanımı vardır ya!
“Kendine sosyalist!” tanımı da üretilmeli..
Örnekse;
Söz konusu kişiler, diyelim Şile’de yaşıyorlar… Sosyalist paydalı!, duyarlıklı!, farkındalıklı! kıytırık STKlar çok büyük iş yapıyormuş gibi, ülkeyi kurtarıyormuş edasıyla, bir araya gelmiş, afişler hazırlamışlar, yürüyüş yapıyorlar…
” Şile’ye gelmeyin…”
” Ölüm burada, ölürsünüz… ” Vay be! Gerekçe tamamen öz korumacalı, gelenlerden mikrop kapmama odaklı, bir tehlike kırıntısını bile yaşamama kalkanlı… Ama bu sözde eylemi, sanki gelecek olanları koruyormuş gibi  söylemlerle süslüyorlar… ” Gelmeyin, çünkü burda imkanlar az, ( sadece bana yeter…) Hastane yok, kit yok, çit yok… “
Bu eylemi duyan toy genç, ya da cühela, yol kesmeye, adam dövmeye kurulu hale gelmez mi? Gelir… Sorumlu kim? Bu sorumsuzlar…
Oysa 100 km2 alan içinde tam teşekküllü 25 hastanenin 12’si bulunmakta… Tıpkı Ankara’daki, Antalya’daki, İzmir’deki, Bursa’daki homojenlik handikapı gibi.
İstanbul’da 16 Milyona 25 spesifik hastane düşüyor. Yani 640.000 kişiye 1 etkin hastane…  İlçelerle beraber Bursa vilayetinde 4 Milyon kişiye 4 sağlam hastane düşüyor, Muğla vilayetinde ise yaz nüfusu toplam 4 Milyon kişi olsa,120 km2 alan içinde  570.000 kişi başına 1 teşekkülü hastane… Hele vaka başına hastane sayısına bölersen, Kastamonu lider ve en yaşanası yer. Her ilimiz,  Londra’dan, Madrid’den, Milano’dan, New York’tan hallice…
O zaman, “ucu kendine değene kadar sosyalist olan arkadaşlar”,  susun ve duyarlı rolü yapmayın… Siz böyle olduğunuz için, sizler 68-78 artığı fraksiyonlar kadar bireysel düşünen, kollektiviteyi bilmeyen sığ izanlara sahip olduğunuz için bu ülke böyle… Şimdi dağılabilirsiniz…
Gelelim bu tezi pekiştirici bir başka doktrinsel zaafiyet örneğine…
Birkaç ay önce, Caddebostan Kültür Merkezi’nde Tele1’in düzenlediği, Uğur Dündar’ın canlı Arena programında Ekrem Başkan’ı izlemeye gittik. Yer Kadıköy, sosyal demokrat bir yerel iktidar mevcut,  hesapta ülkenin en sosyal demokrat ve kültürlü yeri olan Bağdat Caddesi’nin göbeği Caddebostan, yerin adı Kadıköy Belediyesi’ne ait CKM, Caddebostan Kültür Merkezi…
Salona giriş izdihamında çıkan olayları, yaşanan keşmekeşi önceden önlemek için, kuyruk adabını düzenleyecek basit bi şerit çekilmesi yeterliyken, sorumluluk alanında, bunu dahi düşünemeyen süslü püslü, kıç kıvırıcı sorumsuzlar…
Salona giriyorsun, en önde 40 kişilik koltuk, 3 tarafı şeritlerle çevrilmiş şekilde, kare biçiminde protokole ayrılmış durumda… Kadıköy Belediyesi’nin halktan kopuk halkla İlişkiler şeysine soruyorum,
– Bu ne iş? Bu imtiyaz şeritlerinden birini, girişe kuyruk nizamı için çekmeyi akıl etseydiniz bu kadar olay olmazdı…”
Cevap;
– Orayı Tele 1 ayırdı, kendi protokolü için…
– Ayırtmasaydınız…
– Onlara söyleyin…”
Haydaaa!!!
Ülkenin en sosyalist ve izan sahibi görünümlü, yükselen yıldızı TELE1…
Hak, adalet, eşitlik diye her gece içimizi ferahlatan Merdan Bey başta olmak üzere, gelip o imtiyazlı alana oturdular ve sosyalist Başkan ile sosyalist!!! Dündar’dan ağdalı teşekkürler aldılar…
Oysa sosyalizmin en basit ilkeleri;  Eşitsizlik yok,  haksızlık yok, sınıf yok, yönetici sınıfı yok, protokol yok, ayrımcılık yok, imtiyaz yok, öncelik yok…
Ortak payda var, paylaşılacak şey az da olsa, hakkaniyetle paylaşım var… Birilerine dayanmak yok, dayanışma var.
Sosyalist prensipleri dibine kadar hayata geçiren ve hakkını vererek uygulayan bir birey olarak, göğsümü gere gere bu terminolojiyi buradan kullanıma sunuyorum… KENDİNE SOSYALİST!!!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.