Kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde ifade özgürlüğü yok…

Kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde ifade özgürlüğü yok…

0
PAYLAŞ

Bir varmış, bir yokmuş diye başlar söze eskiler… Bizim sözümüzde bir de var, bir de yok! Doğrudan, kıvırmadan açıkça ifade edeyim, bu ülkede ifade özgürlüğü yok. İfade özgürlüğü olsaydı, bugün farklı doğruların varlığı kabul edilir, zengin tartışmalara şahitlik ederdik. Medya önünde, kamuoyu önünde yapılan tartışma programları olarak sunulan şeyler, aslında tartışma programının ne olduğunu unuttuğumuz için bize öyle geliyor. Programın adı tartışma programı olduğu için, hah diyoruz işte bu tartışma programı. Tartışma olabilmesi için farklı doğruların olması gerekmez mi, kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde tek doğru dışında doğru olmaz desturu geçerlidir ve o yüzden tek doğrunun olduğu yerde monologlar bile tartışma sanılır.

Kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde aslında iktidar tektir ama ana ve yavru muhalefet varmış gibi davranılır. Davranılır diyorum, çünkü iktidarın tek doğrusu onlarında doğrusudur, arada itiraz eder gibi yaparlar ama iktidar ne derse o olur. İktidarın doğrusu ülkenin doğrusudur.

Bir partide genel başkan dışında kimse görüş belirtemez, belirtmeye kalkınca parti ilkelerine, tüzüğüne ve büzüğüne aykırı davrandı derler ve milletvekili adaylığı sırasında aday olamazlar. Onu göze almayacakları içinde kimse genel başkan ve onun belirlediği kişilerin dışında birinin konuştuğu pek gözükmez, gözükemez. Ama, bir kaset olayı ile başkan olanlar, okyanus ötesinden şampanya içme meraklısı olanların atadığı birileri ülkede başbakan ya da parti başkanı olursa, koltuğa oturur oturmaz yılların suskunluğunu gevmezliğe bırakır, bildiği bilmediği her konuda iktidardaki başkanın sözlerini merkezine oturtup görüş belirtir. İktidardaki 18 derse, o 21 diyecektir. Aradaki en büyük ayrılık bu kadardır. Duruşu, bakışı tek doğru üzerine konumlanmıştır.

Bir de politikacı dışında sıradan vatandaşlar olarak bizler varız ki, bizlerin duruşları tek doğrunun dışında olma ihtimali dahi yoktur, çünkü toplum mühendisleri okulda, kışlada, camide gerekli biçim veriyorlar, sonra topluma bırakıyorlar. Bizim ne olacağımıza bizim dışımızda birileri karar veriyor, ona da kader diyoruz. Kader gereği mesleğimizi seçemiyoruz, kader gereği kazandığımız üniversiteden diploma alıyoruz, kader gereği o meslekten (eğer iş bulmuşsak) emekli oluyoruz. Emekli olunca bir sürü planlarımız olur ama emekli maaşı için banka önünde sıraya girdiğimizde bütün hayallerimiz uçar. Kısaca kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde sisteme en uygun vatandaşlarız, ensemize vurun alın ekmeğimizi elimizden, elimizde ekmek yoksa mideden de alınır!

Gazeteciler, bilim insanları, parası olup da “kıro” olanlar kendilerini ifade etme şansına sahiptirler ama onları da bağlayan parasal ilişkilerdir. Eğer ifade ederlerse var olan düzenleri bozulur ve bir düzene girsin diye yıllardır uğraştıkları ilişkileri bir anda kaybediledebilinir, hatta ülke dışında sürgün hayatına bile gidebilirler, yeter ki iktidar ile çelişme, çelişirsen atadığı hakimi, atadığı savcısı öyle bir iddianame hazırlar ki, kırk akıllı gelse o iddianın iddia olduğunu kanıtlayamaz. Sonuçta toplumda ilişkiler çıkarlar üzerine kuruludur ve çıkarlar ifadeyi de belirler.

Kendisini ifade etme yeteneğine sahip olanlarda; işverenin gözüne bakıyor, ifade etse işvereni zarar görecek, dolayısı ile kendisi kapı önünde kimliğinin geçersizliğini görecek ve kapıdan kontrollü şekilde giremeyecek, misafir olarak girip odasını toplayabilecek ancak… Şimdi buna benzer durumları yıllardır yaşıyoruz, ama biri gidip yurtdışında bir toplantıda açıklasa, ülkede ifade özgürlüğü yok, ülke içindekiler, ikitdara muhalif olduğunu söyleyenler hemen paylaşır, ülkemizde ifade özgürlüğü yok diyerek… bu durumda kendileri söylemdikleri içinde ceza alma durumu da yok, homurdanmanın başka boyutu, homudan ve başkalarının sözünü paylaş ama riske girme, görüş belirtme!

Şimdi sormak gerek, kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde ne zaman kişilerin ifade özgürlüğü oldu? Sözü dolandırmadan bağlayayım, kendisini ifade edemeyenlerin ülkesinde sansür / otosansür hep vardır!

BİR CEVAP BIRAK