Kevin Costner’dan Atatürk olur mu?

Yıllar önce “Antonio Banderas’tan Atatürk olur mu?” diye sormuştum. Bugün aynı soruyu Kevin Costner için soruyorum. Gerçi bu soruyu ve bu konuyu ilk gündeme getiren ben değilim. Kendimi bildim bileli Atatürk filminin çekileceği ve Atatürk rolünü kimin oynayacağı konusu pişirilip pişirilip önümüze konur.


Biliyorsunuz Kevin Costner, dün akşam İstanbul’da WOW Convention Centre’de konser verdi. Konserden bir gün önce da Ankara’ya gidip, Çankaya Köşkü’ndeki 29 Ekim resepsiyonuna katıldı. Devletin üst kademesindekilerle görüştü, tanıştı. Öncesinde Anıtkabir’i ziyaret etti.


Öğrendiğimize göre organizatör ve yapımcı Cüneyt Ortan, Kevin Costner’a konser teklifini götürürken, aynı anda film teklifinde de bulunmuş. Üstelik bugüne kadar çekilmek istenen ama, bir türlü çekilemeyen Atatürk filmi teklif edilmiş ünlü oyuncuya. O da Türkiye’ye geldikten sonra sektörle ilgili araştırmasını yapacağını ve cevabını vereceğini söylemiş.


Cevabı ne oldu bilmiyorum ama, bence son yıllarda kariyerinde bir çıkış yapamayan Kevin Costner bu rolü havalara zıplayarak kabul eder. Böylece yıllardır yakalayamadığı çıkışı da yakalamış olur. Üstelik iyi de oynar. Tüm dünyaya da bu filmi izlettirir.


İzlettirir izlettirmesine de acaba bu film çekilebilir mi? Çekilse bile ne kadar gerçekleri yansıtabilir?


Bugüne kadar Atatürk filmi için birçok kişi ve kuruluş proje üretti. Filmin senaryosunun nasıl olacağı, senaryoyu kimin yazacağı, filmi kimin yöneteceği ve Atatürk rolünü kimin oynayacağı konusunda onlarca görüş öne sürüldü, yüzlerce kişiyle görüşüldü ama, ortaya bir film çıkmadı.


Bundan epeyce bir zaman önce  Türk hükümetinin de isteğiyle Universal Film Şirketi Atatürk filmi için çalışmalar yapmış ve İngiliz aktör Sir Lawrence Oliver’in Atatürk’ü oynamasını kararlaştırmıştı. Yıllar sonra oğlu Tarquin Olivier da bir Atatürk filmi çekmek için tam 10 yıl süren bir mücadele verdi ama, o da başaramadı. Tarquin Olivier’ın Atatürk rolü için düşündüğü isim İspanya’dan Hollywood’a geçen Antonio Banderas’tı.


Eğer yanlış bilmiyorsam Atatürk rolü için ilk olarak Hollywood’un yakışıklı aktörü Douglas Fairbanks Jr düşünülmüştür. Daha sonraki yıllarda bu rol için Yul Breyner, John Wayne, Omer Şerif, Kırk Dauglas, Charlton Heston, Robert De Niro gibi isimler telafuz edildi.


Hatta birkaç ay önce Ömer Kavur’un İngiltere’de yaşayan kuzeni Fuad Kavur’un, senaryosunu yazıp yöneteceği filmde Atatürk rolünü oynaması için son James Bond Daniel Craig’a teklif götürdüğünü, eğer kabul etmezse aynı rol için Jude Law’ı düşündüğünü medyadan takip etmiştik.


Atatürk rolünü oynayacak isimlere son olarak da Kevin Costner eklenmiş oldu.


Aslında böyle önemli bir film için bu tür küçük ayrıntıların önemsiz olduğunu düşünüyorum. Hatta popüler olmayan bir oyuncunun Atatürk rolünü oynaması daha iyi bile olabilir.


Çünkü Atatürk filmi için önemli olan çok daha başka konular var. Her şeyden önce  “Türk hükümeti bu girişimler için ne düşünüyor?” sorusunun cevabını bilmek gerekiyor. Gerçi bu konu ciddi olarak ilk defa 1988 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği “Atatürk Filmi” panelinde dile getirilmişti ama, aradan neredeyse 20 yıl geçmiş, şimdiki politikacılarımızın konu hakkında ne düşündüğünü bilemiyoruz.


Bu panelde “Atatürk filmi neden yapılmalıdır?” sorusuna cevap aranmıştı. Konuşmacıların bir kısmı Atatürk filmi yapmanın büyük bir sorumluluk gerektirdiğini ve bu durumun sakıncalarını; “Atatürk filmi yapılarak, Atatürk’ü somut bir biçime getirmek tehlikeli ve sakıncalı bir tartışma ortamı yaratabilir” diyerek dile getirmişti.


Panelin sonunda ise Atatürk’ü devrimci ve çağdaş kişiliği ile Atatürk filminde yaşatıp, Türk milletine önderlik etmesine imkan sağlaması açısından bu filmin yapılması gerektiğine karar verilmişti.


Panel, “Filmi yabancılar mı, Türkler mi çeksin?” tartışmasına girmeden önce yazılacak senaryo için Atatürkçülüğe, Atatürk düşüncesine ve Atatürk’ün kişiliğine ait malzemeler toplamak, bu malzemeleri hazırlamak ve en sonunda  da yazmak gerektiği sonucuyla bitmişti.


Bu panele konuşmacı olarak katılan Metin Erksan’ın daha sonra Hil Yayınlarından “Atatürk Filmi” diye bir kitabı çıktı. Bu kitapta Atatürk filminin neden yapılması gerektiği, bu filmin Türkiye Cumhuriyeti devletine kazanımlarının ne olabileceği ve bu filimi kimin yapması gerektiği sorularının cevapları verilmişti.


Yazımı Metin Erksan’ın kitaptaki bir sözüyle bitirmek istiyorum. Üstad “Atatürk filmi, Atatürk’ün devrimci ve çağdaş bir düşünceyle kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde durağan bir olgu haline gelmiş olan Atatürk ilkelerinin devingen bir niteliğe dönüşmesi için yapılmalıdır.” diyordu.


O yüzden kimin oynayacağından çok yapılacak filmin bu amaca hizmet edip etmediğine bakmamız gerekiyor. Filmin hedefi bu olmalıdır. Yoksa Atatürk’ü dünyaya, insanlara ve çocuklara tanıtmak için Atatürk’ün zevklerinin, beğenilerinin, aşklarının film karelerine dökmenin Kevin Costner’dan başka kimseye bir faydası olmayacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × 2 =