“İki Darbe Arasında”

Yazarın 12 Eylül döneminde başlayıp 28 Şubat sürecinde Yüksek Askerî Şura kararıyla son bulan 15 yıllık askerlik yaşamı, 15 bölümde özetleniyor.

Hikâye, yazarın lisans eğitiminden sonra askerî okullarda açılan öğretmen kontenjanına başvurmasıyla başlıyor. Sınavları geçip teğmen olarak göreve başladığındaysa sivil yaşamın rahatlığından askerî hayatın katılığına uyum sürecini görüyoruz. Fakat yazarı asıl zorlayan disiplin ve kurallar değil, kurumun üst kademelerinde karşılaştığı bağnaz tutumdur.

Daha meslekte ilk aylarındayken askerî hayatın kendine göre olmadığını fark edip istifa etmek istediğinde üstlerinden aldığı cevap, önündeki sancılı sürecin girizgâhı niteliğindedir: Bu meslek 15 günde değil, 15 yılda biter! Ama mecburi hizmetinin dolmasına birkaç ay kala “irticacı” olduğu gerekçesiyle ordudan ihraç edilecektir.

İskender Pala, bu kitabını araştırmacı ya da romancı kimliğiyle değil, ordudan ihraç edilen mağdurlardan biri olarak, onlar adına yazdı. Bu kitapta yazarın hikâyesine paralel olarak, benzer gerekçelerle ordudan ihraç edilen, tüm özlük hakları ellerinden alınan, toplumca sırt çevrilmiş binlerce mazlum subay ve astsubayın hikâyesini İskender Pala’nın güçlü kaleminden okuyacağız.

KİTAPTAN:

Konfüçyüs, “Artık karanlığa sövmeyi bırak! Kalk Allah aşkına bir mum da sen yak!” der. Galiba YAŞ kararlarına yargı yolu açılıp da aklandığım güne kadar bu böyle sürüp gidecek diye bu kitabı yazdım… Işığı görmek isteyenler için bir mum niyetine… Merak ediyorum; acaba bencileyin üç bini aşkın insanın “bazen”lerle bekletilen trajedisi bu defa sona erecek mi; birileri bunun için bir şeyler yapacak mı? O birileri ya sizsiniz ya elinizin uzandığı kişidir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.