İki yüzlü Avrupa ülkeleri: Fransa

İki yüzlü Avrupa ülkeleri: Fransa

0
PAYLAŞ

Bugünden başlayarak Avrupa ülkelerinin ikiyüzlü tavırları ve güvenilmez politikaları üzerine bir dizi yazı kaleme almaya karar verdim. İkiyüzlü batı uygarlığının sorgulanması, her aydının önde gelen sorumluluklarından birisidir. Bugün batı uygarlığı içinde yaşayan Noam Chomsky gibi birçok bilim adamı ve aydın, kendi uygarlıklarını acımasızca eleştirirken, bizim gibi ülkelerde aydın kılıklı küçük burjuva züppelerin üç beş tomar dolar uğruna ulusal çıkarlarını göz ardı edip mandacılık yapmalarını anlayabilmek hiç de kolay değildir. Bu dizi yazıyı, ülkelerinin ve insanlarının çıkarlarına karşı batı mandacılığı yaparak ihanet eden aydın kılığına bürünmüş “entel dantellere” armağan ediyorum.

Aramızdan birçoklarının bir uygarlık ve modernleşme projesi olarak gördükleri Avrupa Birliği projesinin geldiğimiz noktada hayal kırıklıkları ve ikiyüzlülüklerle dolu bir hüsrana dönüşmeye başlaması karşısında bu dizi yazıyı kaleme almanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizde ve Anavatan Türkiye’de AB’ye duyulan ilginin ve güvenin gittikçe düşmesine, halkın çok büyük çoğunluğunun AB idealinden vazgeçme noktasına gelmesinin de nedenlerini ortaya koyacak olan bu yazıların çok detaylı olmaması, kamuoyuna yansıyan olayları ve tavırları göz önüne getirmesi, iddiamızın doğruluğuna zarar getirmemektedir. Günümüzde sosyal bilimlerde ileri sürülen önemli bir sav olan “anlamda basit olan, sonuçta doğrudur” kuralı, basit ve genel çerçeveyi çizen değerlendirmelerin sayısız kez doğru çıkmasıyla da her gün binlerce kez kanıtlanmaktadır. Bu yaklaşım ile malum güçlerin bulanık suda balık avlaması da güçleşmekte ve basit, kanıtlanmış ve tartışılma götürmeyecek örnekler ile sonuçlara varılması daha kolay olmaktadır.

Avrupalı ikiyüzlülüğünün ilk örneği, Fransa’dır. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan ve “sözde” uygarlaşmanın ve çağdaşlığın geldiği son aşama olarak önümüze konan Fransız “medeniyeti”, aslında dar ulusal çıkarlara dayalı ikiyüzlü iç ve politikanın örneği olarak kendine bile Fransız haline gelmiş (yabancılaşmış)bir örneği yansıtmaktadır.

Sömürgeci geçmişiyle dünyaya insan hakları ve demokrasi vermeye kalkışan bir ülke olarak Fransa, Cezayir’de milyonlarca müslümanı katlederek adeta bir soykırım örneği sergilemiştir. Cezayir’de gemilerle top ateşine tutarak onbinlerce masum insanı birkaç saat içinde katleden Fransız sömürgeci anlayışı, bugün batı tarzı demokrasi savunuculuğu yaparak ikiyüzlülüğünü bir kez daha sergilemektedir. Birilerinin Fransa’ya, 1945 Mayıs’ında Setif kentinde yaklaşık 50 bin Cezayirliyi üç beş günde nasıl katlettiğini hatırlatmanın zamanı gelmiştir. Cezayir’i yüz 130 yıldan fazla acımasızca sömüren Fransız sömürgecileri, bu süre boyunca 1,5 milyondan fazla Cezayirliyi acımasızca katletmişleridir.

İbrahim Selamet’e göre, Afrika kıtasındaki Fransız soykırımı, yalnızca Cezayir ile sınırlı değildi!.. Fransa, “Fransız Milletler Topluluğu” içinde yer alan Benin, Burkina-Faso, Cibuti, Çad, Gabon, Gine, Kamerun, Komor Adaları, Moritanya, Nijer, Senegal ve Tunus’ta da soykırım yaptı (http://www.turkpartner.de/Yazarlar/ISelamet/IkyFrn.htm).
İç politikasında başka ülkeleri malzeme olarak kullanan, politikacılarının kimliksiz ve kişiliği ile dünyaya örnek olan, sahte Ermeni iddialarını 400 bine yakın Ermeni’nin oyunu almak için pişirip pişirip iç politika malzemesi yapan, Girit’teki Türk katliamı dâhil olmak üzere her konuda Türk düşmanlığını kanıtlamış Fransızlar, kendi ülkelerinde gettolara hapsettikleri Kuzey Afrikalı göçmenlere karşı uyguladıkları dışlayıcı, ırkçı ve insanlık dışı uygulamaları hiçbir zaman değiştirmemişlerdir.

Bugün ırkçı hareketlerin yükseldiği en önemli Avrupa ülkelerinden birisi olan Fransa, dünyaya demokrasi vermeye kalkışacağına, kendi ülkesinde gettolara hapsettiği vatandaşlarına Avrupa nimetlerini kullandırmayı başarmalıdır. Sözün kısası, Avrupalı ikiyüzlülüğün en çarpıcı örneklerinden birisi, Fransız utanmazlığıdır.

BİR CEVAP BIRAK