Kıbrıs’ın Ecevit’i toplumdaki çürümeye karşı bayrak açtı

Halkın Partisi temsilcileri 13 Eylül’de özel bir davette Kıbrıslı Türk iş adamıyla yemekli bir toplantıda biraraya geldi. 14 Eylül’de Kuzey Londra’da, 15 Eylül’de de Güney Londra’da top­lum üyeleriyle buluşan HP yetkilileri, HP’nin viz­yonunu anlattı, katılımcıların sorularını yanıtla­dılar…

Toplantılara HP Genel Başkan Kudret Özersay’ın yanı sıra parti yetkilileri Tolga Atakan, İbrahim Erben, Cemre Esengin, Ramadan Bey­sun ve KKTC’nin eski temsilcisi Oya Tuncalı’nın emekli bankacı eşi İhsan Tuncalı da katıldı.

Toplantıya katılan pek çok toplum üyesince “cesur” ve “güvenilir” bulunan HP Genel Başkan Kudret Özersay’ın konuşmaları bol alkış topladı. HP genel başkanının konuşmalarından satır baş­ları şöyle:

YENİ PARTİ KURMA GEREKÇESİ: “KKTC’de yeni bir partiye gereksinim var mı?” diye Londra da dahil geniş çaplı araştırmamız sonrasında yeni bir vizyona ihtiyaç olduğunu gördük. Biz buraya sizden bir şey istemeye değil, tam tersine KKTC vatandaşların bir parçası gördüğümüz sizin nab­zınızı tutmak ve partimizin vizyonunu paylaşmak için geldik.

YURTDIŞINDAKİLERE BAKIŞIMIZ: Yurtdı­şında sizlere karşı “Dışarıdan gazel okuyorlar” sözünü kabul etmiyoruz. Sizler de ekonomik, siyasi ya da çatışmalardan dolayı buradasınız. Biliyoruz ihtiyaç olduğunda sizleri hatırlamaları siyasilere olan güveninizi sarstı ama biz sizi gazel okuyanlar olarak görmüyoruz.

MÜZAKERELER YERİNE İŞBİRLİĞİ: “Çözüm olsun da nasıl olursa olsun” anlayışında olma­dık. Yerleşmiş parametreler kapsamında çözüm aradık ama müzakereler sonuçsuz bitti. 50 yıldır yapılan görüşmelerde 2 bölgeli federal çözüm ko­nusunda anlaşamıyor, bu tümceyi farklı algılıyor­sak kavramlara bağlanmadan insancıl konularda işbirliğini geliştirmeye çabalamalıyız. Bunlar; ka­yıplar, kültürel miras, sağlık ve afette işbirliği gibi konuları kapsayabilir… Benim babam da kayıplar arasındaydı ve bu insancıl işbirliği sayesinde bu­lundu… Ne yazık ki bu aşamadan sonra müza­kerelerin sürmesi havanda su dövmeğe benzer. Rum kesimi AB desteğini de arkasına alarak ada­nın doğal zenginliğini Kuzey ile paylaşmak niye­tinde değildir. Dolayısıyla çözümü isteyen taraf yalnızca biziz.

İYİ YÖNETİM VE SOSYAL ADALET İLKEMİZ

Kimliğimizi, doğayı ve kültürel mirası­mızı koruyacak kurumlara ihtiyacımız var… Düzgün ve iyi hizmet sunacak bir yapılanma gerekiyor. Bunun için dev­let kurumlarına çeki düzen vermek zo­rundayız. Rüşvet, partizanlık, adam ka­yırma gibi toplumu çürüten kavramlara karşı çalışanların hesap verebileceği hukuk devleti, sosyal adalet kavram­larını uygulayıp geliştireceğiz. Bu bağ­lamda iki önemli kavram “İyi yönetim ve sosyal adalet” bizim ilkemizdir. Tra­fikteki rekor ölümlerden gizli işsizliğe, ihalelerdeki yolsuzluklardan KTHY’nin batırılmasına sayısız örnek kötü yöneti­min bir sonucudur… Kamu kaynakları­nın planlamaya dayalı bir verimlilik çer­çevesinde kullanıldığı ve israf edilme­diği bir yapılanma yapmak zorundayız.

FIRSAT EŞİTLİĞİ YARATMALIYIZ: Ne yazık ki eğitim ve sağlık hizmetle­rinden çalışan ve yoksul kesim yete­rince yararlanamıyor. İki sektörde fır­sat eşitliği ve sosyal adaleti sağlamak zorundayız.

VATANDAŞLIK SORUNU: Vatandaş­lığın potansiyel seçmen görülen kesim­lere dağıtılması yanlıştır. Kıbrıs Türk halkı ne azdır ne de azınlıktır. Haksız vatandaşlık dağıtmak sosyal adaleti bozar, ayrıca alt yapınız da buna izin vermez zaten. Kıbrıs’ı vatan sayanlar vatandaş olmalı, bunun için başlarını kaldırıp yurtdışında yaşayan vatandaş­larımızı görmeleri yeterlidir.

SİZE OY HAKKI SÖZÜ VERİYORUZ: İktidara gelirsek ilk yıl yurtdışındaki vatandaşlarımızı kayıt altına alacağız, ertesi yıl seçilme hakkı Anayasa’da ta­nınmadığı için belirli şartlarda yalnızca seçme (oy) hakkı tanıyacağız. Bu şart kayıt altına girmek ve Kuzey Kıbrıs ile herhangi bir bağının olması anlamında olabilir. Oylar; zengin partilerin seç­meni sandığa taşıyarak sistemi istis­mar etmemesi için internet üzerinden de kullanılabilir olacaktır. Ayrıca Cum­huriyet Meclisi her yıl bir kez günde­mini yurtdışındaki vatandaşların sorun­larına ayıracak ve onları dinleyecektir.

BÜROKRASİYE KARŞI E-DEVLET: Devlet işlerinde e-devleti getirerek bü­rokrasiyi ve devlet dairelerinde çile çekmeye son vereceğiz. Kurumların birbirleriyle eşgüdümlü çalışmalarını sağlayacağız.

ASKERLİK SORUNU: Anayasa va­tandaşlıktan çıkarak askerlikten ka­çınma olanağı tanıyor, oysa vatandaş­lığı cazip hale dönüştürmek gerekir. Yurtdışındaki vatandaşların askerlik konusundaki şikayetlerine ciddi çözüm üretmek zorundayız.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: Türkiye, KKTC’nin tek dostu ve stratejik or­tağı, aynı zamanda garantörüdür. Doğa boşluk tanımaz, siz yönetemez­seniz “bu Türkiye’de olur” gelir baş­kası sizi yönetir. Ben Kıbrıslı bir po­litikacı olarak Türkiye’deki seçmenin seçtiği siyasilere saygı duyuyorum, onlardan da aynı saygıyı beklemek hakkım olduğunu düşünüyorum. HP olarak laik, demokratik ve hukuk dev­letini savunuyoruz…

İZOLASYONLAR: Haksız ambargo­lar derhal kaldırılmalıdır. İngiletre’nin AB’den çıkması 1994’de izolasyon ka­rarı alan Avrupa Adalet Divanı’ndan ayrılması anlamına da gelecektir. Brexit’i fırsata çevirebiliriz.

KUDRET ÖZERSAY? HP Genel Ba­şaknı Kudret Özersay akademisyen, uluslararası hukuk uzmanı, KKTC Cumhurbaşkanlığı’nın uzun süreli müzakerecisi, Toparlanıyoruz Ha­reketi kurucusu olarak tanınıyor. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (Mülkiye’de) Uluslara­rası İlişkiler bölümünü bitiren Özer­say, 2015’de KKTC Cumhurbaşkanı adayı olan Özersay HP Genel başkanı olarak politik yaşamını sürdürüyor. Özersay’ın 3 siyasi kitabı ve yüzlerce makalesi bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 + 15 =