KIBRIS’TAN… 2008’in en önemli olayları

2008’ yılında KKTC’de birçok önemli olay yaşandı.


Talat ve Hristofyas görüşmeleri bunlardan bir tanesi. Ama bu tam kırk yıldır devam eden bir olaydı ve sonucu da belliydi. Hristofyas işin başında “Barış meleği” rolü oynadı sanki Cumhurbaşkanı M. A. Talat “Barış istemeyen adam”mış gibi, biraz da şov yaptı, sonra işin gerçek yüzü ortaya çıkıverdi. Rum’un anlaşmaya niyeti olmadığı ve adada üniter bir devlet kurmak istediği birkaç görüşmeden sonra net bir şekilde anlaşılır oldu. Zaten kahin olmaya gerek de yoktu ve bu müzakerelerden ne sonuç çıkacağı daha işin başından belliydi.
 
İç politika açısından, 2008’in son günlerinde açıklanan erken seçim kararı da beklenen bir gelişme olmasından dolayı çok fazla önem taşımıyor. Önem konusunda belki başlara oynayabilecek bir olay ama en üst sıraya oturabilecek içerikte değil. Hatta birçok kişi seçim tarihi için 26 Nisan’ı öne sürerken benim aklıma yatan tarih 7 Haziran veya 14 Haziran 2009. AP seçimlerinin yapılacağı haftalar.
  
UBP’nin Meclise dönmesi, DP’li Milletvekillerinin istifası, HP’nin siyasete atılması, Almanya’nın eski Başbakanı Schröder’in özel uçağı ile Ercan’a inmesi, Grevler, “Kayıp Otobüs” filminin ABD’de gösterilip ödül alması, “Sıla 4”ün geri dönüşü, Ekonomik Kriz, K.T. Futbol Federasyonunun FIFA/UEFA ile görüşmesi, ADA TV’nin yayına başlaması ve Sigara Yasağının uygulanmaya konması önemli olaylardı ama Kıbrıs Türk halkının yaşam sürecinde bu olaylar içinde olduğu yıla veya bir sonrakine sarkan dönemsel gelişmelerdi.
Kuraklık için söyleyebileceğim bir şey, yapabileceğim bir yorum yok. Çok önemli doğal bir olayu. Ümit ederim, en iyi bir şekilde üstesinden gelebiliriz.


Bir yeni gelişme var ki, çok önemli.
Benim yargılarıma göre çok önemli ve Kıbrıs Türk halkının yaşam tarzını ve huzurunu uzun bir müddet etkileyecek nitelikte bir olay.
   
Bence 2008’in en önemli olayı “Ağır Ceza Mahkememizin” öz kızıyla 12 yaşından bugüne 2 yıl boyunca cinsi münasebette bulunduğu iddia makamınca kanıtlanan sanık Cemil Topal’a, 25 yıl hapis cezası vermesi. Bir tecavüz olayını basit bir suç olarak görmemesi ve bu kabul edilemez suça uygun, örnek olacak bir cezayı yürürlüğe koyması.
Bu cezayı veren Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Heyet Başkanı İlker Sertbay’ı, Kıdemli Yargıç Peri Hakkı’yı ve Yargıç Füsun Cemaller’i kalben kutluyorum.
Aynı şekilde sanık aleyhine, “13 yaşından küçük çocukla cinsi münasebette bulunma”, “Yakın akraba ile cinsi münasebette bulunma” ve “vahim zarar” suçları olmak üzere üç davayı eksiksiz olarak tüm delilleri ile birlikte hazırlayan Savcı Ahmet Varol’u da kutlarım.


Kıbrıs Türk halkı ve dünyadaki diğer tüm halklar, kadın ve erkek olmak üzere sadece fizyolojik açıdan farklılık gösteren ve eşit oranda dağılımı olan insanlardan oluşmaktadır. Bir erkeğin kas gücünü kullanarak bir başka insana tecavüz etmesi kabul edilebilir bir anlayış, yaklaşım ve davranış değildir ve en ağır bir şekilde cezalandırılması gerekmektedir.


Aynı şekilde, bu suçun kapsamı genişletilmeli ve sadece öz kızına değil, her hangi bir insana tecavüz eden kişiler de bu denli ağır cezaya çarptırılmalıdır. Bir üniversitemizde okuyan bir kızımıza tecavüz eden “misafir işçi”ye de, küçük bir erkek çocuğuna tecavüz eden sapığa da ve diğer tecavüzcülere de en ağır hapis cezası verilmelidir.
Kıbrıs Türk halkının vicdanı, bu günlere kadar hiç yaşamadığı bu olaylar nedeni ile büyük yara almıştır. Kültüründe ve yaşam tarzında bu güne kadar hiç gerçekleşmemiş bu tür çirkin olaylar, insanımızı çılgına çevirmeye yetmiştir. Halkımız hem bu insanların en ağır bir şekilde cezalandırılmasını, hem de bu suçu işleyenlerin ailecek sınır dışı edilmelerini istemektedir.


Ne kadar güzel bir tesadüf ve gelişme ki, aynı günlerde Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Danışman’da üç yıl önce Keçiören’de iki kız çocuğuna tecavüz eden Garip Musa Aras adlı sanığa da üst sınırdan ceza vermiş ve toplam 102 yıla mahkum etmiştir. Onu da kutlarım, bu cesur ve yerinde kararı için.


Kendilerini kutladığım Ağır Ceza Mahkemesi Heyetine sesleniyorum. Lütfen Kıbrıs Türk halkının vicdanını yaralayan suçları işleyen kişilere, hırsızlık yapmak amacı ile adamıza gelenlere ve de özellikle tecavüzcülere hiç acımadan en ağır cezayı verin. Gerekirse hapis cezasına ilaveten tecavüzcülerin hadım edilmesi kararını da alın. Hayatını zehirledikleri ve geleceklerini kararttıkları kızlarımız, kadınlarımız gibi onlar da yaşam boyu bu iğrenç suçun cezasını çeksinler ve parmaklıkların dışına çıktıklarında dahi hiç unutmamacasına yaşasınlar.
Belki bu cezalar örnek olur ve bu tür iğrenç suçlar bir daha işlenmez..


____________


* Prof. Dr. Ata ATUN
http://www.ataatun.com 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 + nineteen =