KIBRIS’TAN… Annan Planı çöpte mi?

PAYLAŞ

Annan görüşmelerine katıldığımda, planı okurken ilk gözüme çarpan ve dikkatimi çeken madde, taraflardan birisinin “Hayır” demesi durumunda planın “Null and Void” yani “Hükümsüz ve geçersiz” veya daha basit bir Türkçe ile “Yok ve geçersiz” olacağı idi.
 
İlgili maddeyi aynen aşağıda yazıyorum.
Madde 1. Kuruluş anlaşması.
5.  Kuruluş Anlaşması ayrı ayrı ve eşzamanlı yapılacak referandumlarda onaylanmadığı takdirde hükümsüz ve geçersiz olur ve işbu kapsamlı çözümde öngörülen taahhütlerin başka hiçbir yasal etkisi kalmaz.


Rumlar 24 Nisan 2004 referandumunda “Hayır “dedikleri için Annan Planının 1.ci maddesinin 5.ci fıkrasına göre Annan Planı artık Hükümsüz ve geçersiz.


 Gerçekte de acaba öylemi?
 Bunun yanıtı “Hayır öyle değil”dir.


Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Başkanı Papadopulos, ısrarla Annan Planının masada olmadığını söylüyor.
Kıbrıs Türk tarafı, Annan Planı masadadır diyor.
Türkiye ve Yunanistan Annan Planı rafta duruyor diyor.
AB, Kıbrıs BM ilkeleri çerçevesinde çözülmelidir diyor.
BM, anlaşırsanız gelin karşıma oturun. Planı bir yerlerden bulup masaya koyarız tartışırsınız sonra da ben sizi anlaştırırım diyor.
ABD ve İngiltere, Plan masanın üstünde. Gelin yan yana karşımızda oturun, biraz değiştirelim, anlaşın diyor.


ABD ve İngiltere her zaman Kıbrıs görüşmelerinde öncülük yapmak ve görüşme olanakları yaratmak peşinde. İllaki Kıbrıs sorununu çözmek ve dünya gündeminden çıkarmak istiyorlar.


Bir taraftan ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matt Brayza, Brüksel’de AB yetkilileri ile görüşmelerde bulunuyor. Diğer taraftan ABD Kıbrıs Büyükelçisi Ronald Schlicher, Kıbrıs’ta her iki toplumun barış istediğini, Kıbrıslı Rumların ve Türklerin de en kısa zamanda kalıcı bir çözümün tesis edilmesi arayışı içinde olduklarını söylüyor. Arkasında da Annan Planı masadadır ve görüşmelere açıktır diyor.


Matt Brayza, Brüksel’de AB Komisyonu Başkanı Başkanı Jose Manuel Durao Barroso, Komiser Olli Rehn’in ve AB üyesi ülkelerin üst düzey yetkilileri ile Kıbrıs konusunu görüşüyor.


Bu görüşmelerden sonra da ayın ortalarına doğru adaya gelecek.   Tabi ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matt Brayza’nın adaya gitmeden önce AB yetkililer ile görüş alışverişinde bulunması politik olarak çok dikkat çekici.


Anlaşılan o ki, Amerika, İngiltere’nin desteğinde AB ile Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla ortak bir hareket yapmak için çabaları yoğunlaştırdı. Yakında baskılar başlayacak ve Annan Planının masada olduğu, ölmediği ve taraflara batan kısımları varsa, ki Papadopulos vardır diyor, değiştirilerek anlaşmaya gidilebileceği söylenmeye başlanacak.


Bana ters gelen, Papadopulos’un istediği şekilde bu Annan Planı değişirse, KKTC’de bu plana “Evet” oyu verecek birileri bulunabilecek mi? Hiç sanmıyorum. Papadopulos’un istedikleri, bizden kesilecek haklar, kısıtlanacak yetkiler olacak. Sanırım hiçbir Kıbrıs’lı Türk üniter ve Rum çoğunluk idaresindeki yeni bir devlette 2.ci sınıf vatandaş veya azınlık olmak istemeyecektir.


____________


* Prof. Dr.

CEVAP VER