KIBRIS’TAN… Annan’ın düğmesine bastılar

Amerikalılar, İngilizler ve BM güçlerini birleştirerek Kıbrıs sorununda adımlar atmaya hazırlanıyorlar. AB’yi dışarıda bırakan ve özellikle de Kıbrıs sorununa bulaştırmak istemeyen bu güçler, içten içten hazırlığa başladılar.


Amerikalılar Kıbrıs sorununa öncelikle  müzakereler prosedürünün yeniden başlaması şartlarının şekillendirilmesiyle geri dönmeye hazırlanıyor. İlk hedefleri de hareketliliği başlatmak. Bunun için BM’yi kullanacaklar ve İbrahim Gambari Aralık ayında bölgeyi şöyle bir turlayacak.


Tabi Gambari’nin yapacağı görüşmelerden sonra müzakereler yeniden başlar mı veya gündeme gelir mi? O da tarafların davranışına, verecekleri üstü kapaklı mesajlara ve isteklerine bağlı olacak.


ABD Dışişleri Bakanlığı, Başkan Papadopulos’a, CB Mehmet Ali Talat ile görüşme yapması için perde arkasından baskı uyguluyor ama bunu şimdilik Kıbrıs Rum tarafı kabul etmiyor. Papadopulos, Talat ile sosyal içerikli gayrı resmi bir temastan Kıbrıs’lı Türklerin politik düzeyini yükseltebilir korkusu ile devamlı olarak kaçınıyor. Papadopulos’a göre BM himayesinde olmayacak her tür görüşme, durumu karmaşıklaştıracak ve iki tarafı eşitleme çabalarına destek oluşturacak.


Papadopulos’un bir başka korkusu da Kuzey Kıbrıs’ın ekonomik açıdan güçlendirilmesinin, KKTC devletinin ve özellikle Mehmet Ali Talat’ın siyasi açıdan yükseltilmesi çabalarının, Annan planının öngördüğü ölçü ve standartlarda bir varlığı karşısına dikeceği ve adayı paylaşmak zorunda kalacağıdır. Yani “Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin yanında ve karşısında bulunacak “Oluşturucu Türk devleti”.


Aslında bu konuda atılmış somut adımlarda var. Dikkat ederseniz adada “iki toplum” olduğu ifadesi yok artık. Herkes devletlerden bahsediyor. İfade  biçiminde bir değişiklik olması da pek bir tesadüf değil. Yeni stratejinin ve bunun sonucu olan yeni gelişmelerin habercisi.


Kıbrıs konusunda belirlenen yeni strateji, endirekt olarak Türkiye-AB müzakereleri ile de uyum içinde. Belirlenen hedefte hem Türkiye’nin AB müzakereleri adı altında parçalanması ve sınırları içindeki “Türkiye Cumhuriyeti”nin güçlü devlet olgusunun ve denetiminin iyice azaltılması, hem de Kıbrıs’ın iki uyumsuz parça haline getirilerek, güneyin AB, kuzeyin de ABD etkisi altına sokulması var.


BM’de görüşmeler başlasa bile Rumların istekleri ile Türklerin istekleri arasında büyük uçurumlar var. Asla hayal edildiği gibi “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” bir daha kurulamayacak.


Rumlar, şu anda ellerinde tuttukları, AB üyesi olan ve uluslar arası nitelikteki Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ne asla ve kat’a Türkleri ortak etmek istemiyorlar. Zaten 24 Nisan’da verdikleri %75 oranındaki “HAYIR” oylarının kökeninde bu yatıyordu. Bir tek neferin bile kalmaması kaydı ile Türk askerinin geri gitmesini istiyorlar. Türkiye’nin asla, yeni kurulacak devlete “Garantör” olmasını istemiyorlar.


Şimdi gelelim Türklerin isteklerine.


Kıbrıs’lı Türkler, kurulacak yeni devlet içinde asla “Azınlık” olmak istemiyorlar. Türk askerinin bir kısmının geri gitmesine razılar ama, 1963-1974 dönemindeki Rum saldırılarını unutamadıkları için güvenliklerini tehlikeye atacak kadar asker sayısında bir azalmayı da kabul etmiyorlar. Türkiye’nin garantörlüğü ise Kıbrıs’lı Türkler için tam bir “olmazsa olmaz” veya Kıbrısça bir tabirle “Koptuğu yerde” kalsın ilkesi. Türkiye’nin garantörlüğünün olmayacağı bir anlaşmayı her hangi bir Kıbrıs’lı Türkün kabul edebileceğini sanmıyorum.


En önemlisi de, 23 Nisan 2003’den beridir açık olan sınır kapıları, iki toplumun birbirini gerçek anlamda tanımasına yol açtı. 2003 Aralık ayında başlayan ve “Barış” için, “Rumlarla kardeşçe” yaşamak için meydanları dolduran kalabalığı artık hiç kimse bir daha toplayamayacak ve o görkemli mitingleri yapamayacak. Kıbrıs’lı Türkler, Rumlarla kardeşçe ve kucak kucağa yaşanamayacağını bu kısacık 30 ayda çok iyi anladı.


Bence artık bu adada asla bir daha Türklerle Rumların ortak olacağı müşterek bir devlet kurulamayacak. At, Üsküdar’ı çoktan geçti ve dört nala uzaklara gidiyor.


______________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.