KIBRIS’TAN… G8’e karşı KKTC

PAYLAŞ

Bu başlık tam bir beyin jimnastiği sorusu gibi oldu. İlk bakışta, TV’lerdeki bilgi yarışması programlarından birinde, baraj sorusu bile olabilecek karmaşıklıkta gibi gözüküyor, ama hiçte öyle değil.      


Dünyan nasıl yöneltildiğini, küresel hâkimiyetin nasıl kurulduğunu ve devletlerin birbirleri ile aynı insanlar gibi, bir al-ver ilişkisi içinde olduğunu gözler önüne seren bir gelişmenin kısaltılmışı bu başlık. 


Geçen haftadan başlamak üzere iç ve dış kaynaklı haber ve yazıların satır aralarında rastladığım küçük bilgileri bir araya koyunca bakın nasıl bir tablo çıktı karşıma. Adeta büyük bir bilmecenin küçük parçaları gibi birbirine hatasız kenetleniyor bu bilgiler.


30 Ocak’ta tarihli yazımda, ki bu yazı 29 Ocak’ta kalem alındı,  “Amerikalılar ve İngiltere inisiyatifi ele aldılar ve Türk önerilerini benimsemekle kalmayıp, bunları kabul etmesi için Kıbrıs Rum tarafına ve Atina’ya baskı yapıyorlar. Güvenlik Konseyinde Annan raporunun görüşülmesine ilişkin engellerin kalkacağı şantajı ile Rusya’yı kullanarak, Rum Yönetimine baskı yapmak eğilimindedirler.” diye yazmıştım.
Bir gün evvel edindiğim bilgi ABD ile Rusya’nın G8 konusunu görüştüğü ve gündemin içinde Kıbrıs konusunun da olduğu idi. Pek ilişkilendirememiştim G8 ile Kıbrıs’ı ama gene de dikkatimi çekti bu küçük haber ve bir şekilde Rusya’nın Rumlara karşı kullanılacağını hissettim.
 
Gelelim G8’in ne olduğuna.
1975 yılında Fransa’nın çağrısı ile demokrasi ile idare edilen gelişmiş sanayi sahibi altı ülke, Fransa, ABD, İngiltere, Almanya, Japonya ve İtalya, belli başlı ekonomik ve politik konuları görüşmek üzere ilk defa Fransa’nın Rambouillet kentinde bir araya geldiler ve Grup 6’yı oluşturdular. Bu gruba 1976 Porto Rico zirve toplantısında Kanada, 1977 Londra zirve toplantısında da Avrupa Birliği katıldı. 1989 yılına kadar G7’ye hiçbir katılım olmadı. 1989 yılındaki Paris zirvesinde, gelişmekte olan 15 sanayi ülkesi ile ortak toplantı yapıldı. 1991  yılında Rusya ile katılım görüşmeleri başladı. 1994 Napoli zirvesinde başlamak üzere G7 Rusya ile her zirve toplantısında görüşmeye başladı.  Denver zirvesinde, mali ve belirli ekonomik  konuların dışında Rusya’nın gruba katılımı onaylandı ve Grup adını G8 olarak değiştirdi. 2002 Kanada zirvesinde Rusya’nın G8 zirvesine ev sahipliği yaparak tam üyelik prosedürünü tamamlaması kararlaştırıldı. 


ABD, 24 Nisan 2004’de Kıbrıs’ta yapılan referandum sonrası BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın hazırladığı ve Güvenlik Konseyinde sunduğu “Kıbrıs Raporu”nu, onaylamaması nedeni ile Rusya’ya  bozuk çalıyor ve bu nedenle de Rusya’nın G8 üyeliğine takoz koydu.  Rusya’nın G8’e tam üye olması aniden tehlikeye girdi. Bu yüzden G8 üyeliği konusu Rusya’nın bir müddettir canını sıkıyor.


Aradan 2 gün geçtikten sonra, Salı günü yani 31 Ocak günü Rusya Devlet Başkanı Putin’in Kremlin’de yaptığı bir basın toplantısı var.  Bu aslında bir basın toplantısı değil. Tam 3.5 saat sürdüğü için bir rekor olarak da nitelendirilen, Rusya Federasyonu Başkanının Rus halkına yıllık hitap konuşması.  


Putin konuşmasında Rusya’nın, başlıca sanayi ülkelerinden kurulu G8’de yer almasını savundu ve Moskova’nın bu yıl G-8 içinde bulunmaya uygun olmadığını ileri sürenleri de eleştirdi.
Arkasından Kıbrıs konusuna değindi ve Rusya’nın dış politik yaşamında ilk defa olarak  “Kıbrıs’ın kuzey kesimi de sorunun çözümü için açık bir çaba sergiliyor. Bu takdire şayandır.” diyerek,  “dengeleri etkilemeyecek şekilde Kıbrıs Türk toplumuna ekonomik yardımda bulunmaya hazır olduğunu” ifade etti.
Bu arada, Kıbrıs’lı Rumlara aba altından sopa göstererek Rus turistlere uyguladığı vize zorunluluğunu kaldırmadığı takdirde Rus turistlerin, tatilleri için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ı tercih edebilecekleri uyarısını yaptı.


Bu sözler batı dünyasında şok etkisi yarattı.  Tabii, taptıkları Cumhurbaşkanlarının bu sözleri üzerine, tatil yapmaya niyetli Ruslar da hemen haritalarını çıkarıp ilk defa adını duydukları  “KKTC”nin nerede olduğunu bulmaya başladılar. 


G8 ve Kıbrıs. Nereden nereye.


ABD’nin büyüklüğünü hissediyordum ve algılıyordum ama bu kadarına da pes doğrusu. Buna sadece şapka çıkarılır.


________________


* Prof. Dr.

CEVAP VER