KIBRIS’TAN… Helen çıkarları nereye kadar

KIBRIS’TAN… Helen çıkarları nereye kadar

0
PAYLAŞ

Türkiye’nin imzaladığı ek protokol ve ilavesindeki deklarasyonla 3 Ekim müzakere koşulları yerine geldi. AB üyesi Fransa, Avusturya ve Danimarka’dan olumsuz sesler çıkmasına rağmen her hangi bir aksiyon olmadı.


VETO tereddüdünü yaşayan Helen dünyası tam tabirle iki cami arasında binamaz kaldı.
İş başa düşünce, konuyu enine boyuna tartışmak üzere dün acil durum değerlendirmesi programı çerçevesinde Papadopulos, 24 saatlik bir ziyaret için Yunanistana gitti. Gün boyu Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ve diğer Yunanlı siyasiler ile çok önemli bir toplantılar yaptı.


Papadopulos ve Karamanlis, özellikle Fransa, Avusturya ve Danimarka’nın tepkileri nedeniyle şekillenen ortamdan sonra, ek protokol ve Türkiye’nin sözde “Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti”ni tanımadığını beyan ettiği deklerasyonu konusunda “Helen” tarafının ne yapabileceğine dair yüksek sesle düşünüp karar alacaklar.


Rumların içinde, haklı olarak bu üç AB ülkesinin siyasi oyununa gelmemek ve piyon olmamak korkusu ve endişesi var.


AB-Türkiye müzakereleri süreci Helenler için çeşitli alternatif senaryolara gebe.  Dünkü Papadopulos-Karamanlis görüşmesinde bu olası senaryolar ele alındı. Bunların tümü de, 3 Ekim ışığı altında Fransa’nın ve diğerlerinin Kıbrıs sorunundaki, Rumlar açısından olumlu tavırlarını temel alıyor.


 Yunanistan ile Kıbrıs bugün, Türkiye’nin Avrupa’ya katılımına “engel olmak mı?” mı, yoksa “desteklemek mi?” ikilemiyle karşı karşıya. VETO’nun hem kazandıracakları hem de kaybettirecekleri var. Önemli olan bunun hangisinin daha ağır bastığıdır. 17 Aralık Konsey toplantısında, Yunanistan ile Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti VETO haklarını kullansalardı, Batı dünyasının tüm şimşeklerini üzerlerine çekeceklerdi ve tam bir günah keçisi olacaklardı.
Şimdiki durumları daha iyi gözükse de bayağı sıkıntılı. İç tribünlere verececekleri hesap ile deplasmanda kazanacakları puanları aynı kefeye bir türlü koyamıyorlar. İçteki siyasi başarı ve yatırımları, dışta kayıpalara yol açacak. Dışta kazanımları seçseler, içte koltuk kaybedecekler. Tam bir çıkmazdalar.


Papadopulos bu günkü seri toplantılardan sonra çantasına koyduğu bilgi ve destekle Kıbrıs’a dönecek ve Rum Ulusal Konseyini 22 Ağustos Pazartesi sabahı toplayacak. Toplantıda her iki ülkenin müşterek çıkarlarını yani Helen dünyasının çıkarlarını açık ve net bir şekilde masaya serecek. Müzakereler süresince takınılacak tavır ve protokolun imzası ile ortaya çıkan son duruma göre izlenecek politika hakkında tüm siyasi partilerin görüş ve düşünceleri, tek tek ele alacak ve tartışacak. 


Rum-Yunan tarafı,AB tarafından Türkiye’ye verilecek olan müzakere çerçevesini çok önemsiyor. Bu çerçeve, şimdiden çok uzun yıllar alacağı gözüken müzakere sürecini de belirleyecek.


Kıbrıs konusuna ilişkin bugünkü durum, Tassos Papadopulos’un tüm olumsuz yaklaşımları ile uyguladığı siyasetinin doğru, Referandum da da HAYIR çıkarttırmasını haklı gösteriyor. Annan Planını silip atan bu “HAYIR”dan sonra şu da gerçektir ki, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti varlığını kaybetmedi ve dimdik ayakta duruyor. Üstelik dev gibi Türkiye’nin karşısında Türkiye’nin tüm AB düşlerini toprak edecek VETO gibi bir gücü de elinde tutuyor. Müzakerelerin arkasına saklanarak şimdi de Türkiye’nin kendisini tanıması için her yolu deniyor. Deniyor denemesine de, genede içinde yenemediği endişeleri ve korkuları var.
Türkiye’nin imza ettiği protokola ilaveten verdiği deklarasyonla ortaya çıkan, “Türkiye’nin, Zürih-Londra anlaşmasına imzasını atarak kabul ettiği ve tanıdığı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin var olmadığı” iddiası, Rumları bayağı endişelendiriyor.


Endişelendikleri diğer bir konu da, Annan Planı’nın temel şartlarından birinin, mevcut Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin dağılması ve yerine güçsüz bir merkezi hükümet ile Kıbrıs’lı Türklerinde ortak ve kurucu olduğu yeni bir devletin kurulması.


Bu planın bir gün önlerine çıkacağı kesin. Bunu düşünmek bile istemiyorlar. Bu nedenle yukarıda yazdığım gibi “VETO tereddüdünü yaşayan Helen dünyası tam tabirle iki cami arasında binamaz”.  Üstü bıyık, altı sakal….


_______________


* Prof. Dr.
 

BİR CEVAP BIRAK