KIBRIS’TAN… Kıbrıs konusunda ağzı yanan

Kıbrıs konusunda ağzı yanan garanti istiyor!


Hazırladıkları Kıbrıs deklarasyon taslağını geri çekmek zorunda kalan Avrupa Birliği Komisyonunun, yeni bir girişim için garanti istemesi haberini okuyunca içimden gerçekten gülmek geldi.


Komisyonun doğrudan ticaret ve mali yardım tüzüklerinin onaylanması için geliştireceği formül için taraflardan kabul garantisi istemesi, Kıbrıs sorununda başarısızlık yaşayan BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ı hatırlatıyor. Sanki BM’de geçen sene yaşanan olayın altına kopya kağıdı konmuşcasına benzeri bir karar.


AB Komisyonu, bu kararı alanların sıralamasında 5.ci durumunda.


Allah Kerim diğerlerine.


Bu işe her bulaşan, sonunda “Oyun bozanlık yapmayacağınıza garanti isterim” deyip bir kenara çekiliyor.


Şimdi Deklarasyon fiyaskosunun ardından itibar kaybına uğrayan Komisyon, bütün tarafların tatmin olacağı bir formül bulunana kadar yeni bir girişim başlatmama konusunda kararlı.


Bu sözlerin aynısını BM Genel Sekreter Annan’da referandumdan uzun bir müddet sonra, yaşadığı şoku atlattıktan sonra söylemişti. İlk defa bir BM Genel Sekreteri böylesi bir paçavra duruma düşüp aşağılanmaya maruz kaldı.


Genel Sekreter Annan, Rumların kendi ismiyle anılan planı 24 Nisan 2004’te reddetmelerinin ardından yeni bir girişim başlatmayı şimdilik reddediyor. Annan, muhtemel yeni teşebbüsün başarıya ulaşması için taraflardan teminat istiyor.


Arkasından, BM Güvenlik Konseyine sunduğu Kıbrıs raporu da, Rusya’nın Veto’su nedeni ile onaylanmayıp hava da kalınca da, iyice iki paralık oldu. Şimdi BM Genel Sekreteri Annan bırakın yoğurdu üfleyip de yemeyi, vantilatörle iyice soğuttuktan sonra yemeyi tercih ediyor ve hem Kıbrıs’lı Türklerden hem de Rumlardan anlaşma garantisi almadan asla ve kata görüşmeleri başlatmak niyetinde değil.


Utanmasa siz kendi aranızda anlaşın sonra de bana gelin diyecek ama onu da söyleyemiyor. Zaten artık bir senesi kaldı. 2007 başında yerine bir başkası gelecek.
Kısmet belki de 6.cı sıranın talihlisi bu yeni BM genel Sekreteri olur.  


Annan’dan sonra Kıbrıs adasını 1 Haziran’da ziyaret eden BM Genel Sekreter Yardımcısı Sir Kieran Prendergast da aynı sözleri dile getirdi ve bu defa perde arkasında değil resmi bir dille söyledi. Prendergast, geçmişte iki başarısız çaba yaşandığını (Lahey ve Bürgenstock) ve başarı peşinen büyük ölçüde güvence altına alınmadan bir üçüncü başarısızlığın yaşanmasının akıllıca olmayacağını vurguladı.


Hangi birini söyleyeyim. AB’nin genişlemeden sorumlu Komisyonun başkanı Verheugen’de Referandumdan sonra “Aldatıldım” demişti, “Rumlar tarafından aldatıldım”.
Bıyık altından gülümsememin nedeni hep bu hikayeler.


İşin ilginç tarafı, şimdi AB Konseyi ile Komisyon, Tüzükler konusunda birbirine düştü.  Tüzüklerle ilgili bundan sonra ne yapılacağı konusunda da Komisyon ile AB Konseyi arasında bayağı bir ihtilaf yaşanıyor. AB üyelerinin oluşturduğu Konsey, komisyonun yeni bir inisiyatif ile kapılarını çalması gerektiğini savunurken Komisyon, Konseyin tüzüklere gerekli ciddiyeti göstermediğini düşünüyor ve onları açıkça suçluyor.


Komisyon, Avrupa Birliğinin gündemini kendileri değil Konseyin tespit ettiğini, Konseyin tüzükler konusunda girişim başlatmasını ve konuya bu sefer daha ciddi, daha gerçekçi ve çözüme ulaşılacak bir mentalite ile yaklaşmasını talep ediyor.


Komisyon bunu talep etmesine ediyor da, AB, Noel tatili öncesi son Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısını 21 Aralık’ta yapacak. Karar alındı alındı, alınmadı ilk mesai günü artık 2006’da yapılacak ve Mali Yardımın 120 milyonluk kısmı, eğer AB bütçesinde aktarma yapılamaz ise açıkça yanacak veya yasama dili ile kadük olacak.
Bence bu toplantıdan bir NOEL HEDİYESİ çıkmayacak ev dünkü yazımda belirttiğim gibi Tüzükler Morg’a kaldırılacak.


___________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.