KIBRIS’TAN… KKTC halkı ORDU’ya EVET dedi

KIBRIS’TAN… KKTC halkı ORDU’ya EVET dedi

0
PAYLAŞ

Birkaç gün evvel yerel basında, KKTC’de faaliyet gösteren bir Kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı kamuoyu yoklamasının sonuçları açıklandı.  Açıklanan sonuçların içinde yer alan “Çözüm” ile ilgili veriler, benim aylar önce yazdığım gerçekleri tamı tamına teyit etti.
Yazılarımda “2004 yılında yapılan Annan Planına, insanımız kandırılarak ve gaza getirilerek %65 oranında evet demişti. Şimdi herkes Hanya’yı Konya’yı anladı, o köprülerin altından çok sular aktı. AB rüyasının sadece boyalı bir hayal olduğunu insanımız anladı ve bu oran günümüzde %20’lerin altına düştü” diye yazmış, TV programlarında da bunu dile getirmiştim aylar önce. Son anket sonuçları, bu bulgularımı %100 doğruladı.


Açıklanan anket sonuçlarına göre Kıbrıslı Türkler, 2004 yapılan referandumdan günümüze, Rumların gerçek yüzünü iyice görünce fikrini süreç içinde değiştirmiş ve artık ortalarda %65 Federasyon isteyen çoğunluk kalmamış. Halkın % 65’’i artık 2 ayrı devlet istiyor ve iktidara rağmen KKTC’yi benimsemiş.


Rumlarla birlikte “Federal Birleşik Kıbrıs Devleti” çatısı altında yaşamak isteyenlerin sayısı ise sadece %20. İlerleyen zaman içinde bunun daha da aşağılara ineceği kesin. KKTC halkının kararsız olan % 20’lik kesimi ise, bu soruya “fikrim yok” yanıtını vermiş.
Mevcut iktidar KKTC’yi benimsemiyor ve yaşatmak istemiyor ama Kıbrıs Türk halkı, bunun tam tersini istiyor ve güvencesini KKTC’nin varlığında görüyor. Ankete de bunu iyice yansıtmış.


Anketten çıkan ikinci bir gerçek daha var ki hem çok çarpıcı, hem de anlayana çok şeyler söylüyor.


KKTC’deki sayıları az ama yaygaraları çok fazla olan ve her fırsatta Askerin, Türkiye’nin aleyhine konuşan, Rumlarla kucak kucağa yaşamayı hayal eden, Cumhurbaşkanı Talat’a “Çizmelerini Giy” diye çağrılar yapan ve “Ateş kes döneminde Ordumuza yetki veren Anayasa’daki geçici 10.cu madde” değişsin diye sokaklar dökülüp imzalar toplayanların sayılarının gerçekte %5 bile olmadığını söylüyor bu anketin sonuçları.


KKTC halkının veya AB’nin tanımı ile “Kıbrıs’ın kuzeyinde mahsur kalmış Kıbrıs’lıların” veya AB’nin çıkardığı Direk Ticaret Tüzüğünde belirtildiği gibi “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin etkili kontrolü altında olmayan bölgelerde yaşayan Kıbrıs’lıların” yani bizlerin en güvendiği kurumun “Ordu” olduğu tartışmasız bir şekilde çıktı ortaya.


15 Kasım 1983’de kurulan KKTC’mizin Anayasasında, ateş kes döneminde, bizlerin hayatını kurtaran ve AKRİTAS planına göre bu adadan silinmemizi önleyen Ordu’muza, yetkiler veren Geçici 10.cu maddenin kaldırılmasını isteyenlerin sayıca ne kadar az oldukları, bu görüşü dile getiren siyasilere olan güvenin de ne kadar az olduğu, bu kamu oyu yoklaması ile berrak bir şekilde belli oldu.


Halkımız artık bu siyasilere güvenmemektedir.  Ordumuza olan güvenini %95 oranında ortaya koyan insanımız, Polisimize duyduğu %76.9 oranındaki güven ve Yargımıza duyduğu %75.7 oranındaki güven ile birbirine çok yaklaşık oranları ortaya koyarken, iş siyasilere gelince bu oran %19’lara kadar düşmüş.


Siyasilere olan güvendeki bu olağan dışı düşüş, geçmişte Rumlarla bu işi üç ayda çözeceğini vaat ederek seçilenlerin, süslenmiş hayali evlerle, bahçeli villalarla, AB üyeliği, serbest dolaşım, dünya ile birleşme vaatleri ile iktidar olanların, süreç içinde seçim döneminde söylediklerinin doğru olmadığının ortaya çıkması ve yıllarca kardeşlerimiz diye tanıttıkları Rumların gerçek yüzünün tanıtıldığı gibi olmadığının net bir şekilde belli olmasından dolayıdır.


Halkımızın, Türkiye’yi, Türkiye’den gelen kardeşlerimizi ve Ordu’muzu istemediklerini her fırsatta ortaya koyan siyasilere ve etraflarındaki kişilere hiçbir güveni kalmamıştır. Anket sonuçları böyle söylemektedir.


Bu kamu oyu yoklamasından sonra herhalde, toplumu iyi tanıyamamış siyasilerin ortaya attığı “Anayasamızın geçici 10.cu maddesinin değiştirilmesi” çağrıları son bulur ve yöneticilerimiz kendi istediklerini değil, halkın %95 güven duyduğu “Ordu’muza bakış açısını benimseyerek, Kıbrıs Türk halkının isteği yönünde icraat yapıp fikir üretirler.  


_____________


* Prof. Dr.


 

BİR CEVAP BIRAK