KIBRIS’TAN… İlerleme Raporu imkansızı istiyor

Avrupa Birliği’nin 9 Kasım’da kamuoyuna duyuracağı Türkiye İlerleme Raporu tam olarak belirginleşti. Ana başlıkların bazıları şunlar:



Demokrasi ve Yasaların üstünlüğü
Kamu Yönetimi
Sivil ve Askeri ilişkiler
Hukuk sistemi
Rüşveti önleme politikası
İnsan hakları ve Azınlıkların korunması
Uluslararası İnsan Hakları yasasının (uygulanmasının) gözlemi
Ekonomik ve Sosyal haklar
Kadın Hakları
Azınlık hakları, Kültürel haklar ve Azınlıkların korunması
Sivil ve Politik Haklar
İşkence ve (vatandaşlara) Kötü Davranım
İfade Özgürlüğü


Raporun taslağı içinde Türkiye’nin “Gümrük Birliği”ni hayata geçirmesi ve bütün üye ülkelerle ilişkilerini normalleştirmekle yükümlü olması gerektiği açık ve net bir şekilde ifade ediliyor.


Avrupa Komisyonu Çarşamba günü, tamamen Türkiye’yle ilgili iki metin ve bütün aday ülkeleri ilgilendiren ortak bir metin olarak Strateji Belge”sini benimseyecek.


Türkiye’yle ilgili iki metinden bir tanesi,  bir önceki “İlerleme Raporu”nun sunulduğu Kasım 2004 tarihinden günümüze değin geçen dönem içinde cereyan eden tüm olayların, görüşmelerin, yazışmaların ve her tür faaliyetin  kaydedildiği yıllık “İlerleme Raporu”. Bu rapor  AB Bakanlar Konseyi’ni bilgilendirmek amacı ile hazırlandı ve doğrudan Konseye sunulacak.


İkinci metin ise içerik açısından çok önemli. Tam manası ile Türkiye-Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinde uygulanacak yol haritasını oluşturuyor. Son hali ile gözden geçirilmiş ortaklık ilişkisinin detaylandırılmış şekli.


Bu belge Türkiye’ye bir dizi ön koşul getiriyor.  Bunların büyük çoğunluğunun kısa vadede (2 yıl içinde) yerine getirilmesi gerekiyor.  Bu ön koşullar hem Türkiye’nin komşu ülkelerle (Yunanistan ve Kıbrıs) ilişkileriyle ilgili hem de, yukarda başlıkların içinde verdiğimiz Demokratikleşme ve Azınlıklar gibi iç konularla ilgili.


Belge içinde, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığına ilişkin tek yanlı deklarasyonuna yanıt teşkil eden AB’nin 21 Eylül tarihli karşı deklarasyonunun ana teması da yer alıyor. Türkiye madde ile bir sonraki İlerleme Raporu dönemi içinde deniz limanlarını Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti bayraklı gemilere açmaya ve Gümrük Birliği Protokolünü tam olarak uygulamaya zorlanıyor. Bu periyot sadece ve sadece 12 ay. Daha fazla değil. Yani en geç 2006 Kasımına kadar bu uygulama yürürlüğe girmek zorunda.


Aynı belge içinde Türkiye’nin Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni, takvim olmaksızın tanıması gerektiği konusunda da bir ifade var.  Bunun devamı olarak da Türkiye, Kıbrıs sorununa BM çerçevesinde ve AB’nin üzerine bina edildiği ilkeler temelinde kapsamlı çözüm bulunması çabalarını desteklemeye çağrılıyor.


Yukarıdaki başlıkların içeriklerinde, Ekümenik Patrikliğin Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması, Ortodoks din adamlarının eğitilmesi, Hıristiyan  kurumların korunması ve Gökçeada  ve Bozcaada Elenlerini de kapsayan Azınlıkların eğitim ve mülkiyet  haklarının korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler de bulunuyor.


Türkiye’nin, AB’dekilere benzer şekilde  bir hukuk devleti olabilmesine yönelik çabaların sürdürülmesi gibi Türkiye’nin “içişleri” ile ilgili konular da bu ana başlıkların altındaki satırlarda yer alıyor.


Türkiye’nin siyasi hayatı içerisinde ordunun rolünün dramatik şekilde daraltılması, devleti korumak için gerektiğinde müdahale etmek yetkisinin elinden alınması, Adalet işleyişinin yeniden şekillendirilmesi ve artık işkencenin de denetim altına alınarak sıfırlanması bu başlıkların alt satırlarında yer alıyor.


Türkiye AB yolunda, 700 yıllık karakterini değiştirmeye ve Kıbrıs’ı da unutmaya zorlanıyor.
   
_____________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.