KIBRIS’TAN… Mimar Osman 1963’de tutuklansaydı

KIBRIS’TAN… Mimar Osman 1963’de tutuklansaydı

0
PAYLAŞ

Şimdiye adını “Kayıplar Listesi”ne kaydetmiş, gıyabında cenaze namazını kılmış, fatihasını okumuş ve helvasını yemiş olurduk.


Şaka etmiyorum. 1963 – 1974 yılları arasında bu tutuklamalar hep böyle bitti.


Rumlar, Kıbrıs’lı Türklere tam bir devlet terörü yaşattılar. Yollardan ve işyerlerinden topladıkları masum Türkleri hiç acımadan öldürdüler. Eşleri, evlatları, aileleri bir daha onlardan hiçbir haber alamadı.


Topraklarımız acımasızca, hiçbir hukuk kuralına aldırış edilmeden gasp edildi. 103 köyden insanlarımız, bütün hatıralarını, mallarını, mülklerini ve atalarının mezarlarını arkada bırakarak acımasızca kovuldular ve göç etmek zorunda bırakıldılar.


İşine giderken yollardan alınanların, iş yerinde çalışırken apar topar götürülenlerin ne olduklarına dair haberler işte şimdilerde yapılan kazılarda ortaya çıkmaya başladı. Aradan tam 42 yıl geçtikten sonra.


Lakadamya mezarlığında ve Paralimni-Derinya bölgesi  civarında yapılan kazılarda bulunan kemikler bu zavallı masum Kıbrıs’lı Türklere ait. Öldürülmeleri için işledikleri en büyük suç “Türk” olarak doğmaktı ve bunun bedelini de zamanı gelince canları ile ödediler.


Aslında Rumlara kalsa şimdilerde, yani 2006 yılında gene aynısı yaparlar ya, maalesef  bir kere AB’ye girmiş bulunuyorlar. Artık insanları sorgusuz sualsiz, yargılamadan öldürmeleri olası değil. 


Mimar Osman Sarper’i yalan dolan bir bahane ile tutukladılar ama KKTC’den çıkış, Rum tarafına da giriş kaydı var Osman’ın. Üstelik bir de KKTC’den çıkarken kamera ile çekilmiş resmi de elde mevcut. Yani kendi kayıtlarını üç kağıda getirip silip, yok etseler bile, bizim elimizde inkar edilemeyecek kanıtlar var.
Eskiden fütursuzca yaptıkları ve hala daha hesabını vermedikleri öldürme olaylarının devamı gibi Osman’ın canına artık kast edemeyecekler ama hukuku sonuna kadar suiistimal edip ona zor günler yaşatmaya çalışacaklar.


Bu kadar basit bir olayda niye hakkında 8 günlük tutukluluk emri aldıklarını, hukukçu olmamamdan dolayı bir türlü anlayamadım.  Katilmiydi Mimar Osman yoksa kanara mı. 


İşte Rumların, Kıbrıs’lı Türklere ve onların kanla, terle, gözyaşıyla, cefayla ve bin bir ezgiye katlanarak kurdukları KKTC devletine bakış açıları bu.  Hiçbir koşulda ne Kıbrıs’lı Türklere ne de KKTC’ye yaşam hakkı tanımak istemiyorlar. Yılardır bu düşünceleri hiç değişmedi ve AB’ye girmiş olmalarına rağmen değişmeyecek de. 


 Allahtan sınır kapıları 23 Nisan 2003 tarihinde açıldı ve Rumların gerçek yüzü, çok değil, aradan geçen 3 kısacık yıl içinde ortaya çıktı. 


Kapılar açılmasaydı,  bunları göremeyecektik,  Rumların gözündeki nefreti yakalayamayacaktık, 17-24 yaş arasındaki Rum gençlerinin yüzde 70’inin Türklerle birlikte yaşamak istemediklerini öğrenemeyecektik. 


Aramızdaki bazı aptallar da hala daha Rumlarla kardeş kardeş yaşayabileceğimizin hayali ile yanıp tutuşuyor olacaktı.  Neyse ki hala daha geç kalmış değiliz.
 

BİR CEVAP BIRAK

7 − four =