KIBRIS’TAN… Papadopulos’tan geri adım

Daha düne kadar Cumhurbaşkanı M.A. Talat’ı muhatap bile kabul etmeyen, bırakın görüşmeyi “karşılıklı kahve bile içmem” diyen Papadopulos, belli ki iyice köşeye sıkıştı ve çarnaçar Cumhurbaşkanı M.A. Talat ile görüşmek zorunda kaldı.


Bekliyorum bakalım nerede su koyacak ve görüşmemek için bahane yaratacak.


Zaten daha hava kararmadan bahanenin sinyalleri gelmeye başladı bile. Sabah söylediklerine ilave olumsuz talepler havada uçuşmaya başladı. Papadopulos, teknik komitelerin gündemine Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuların da dahil edilmemesi durumunda, müzakerelerin olmayacağı uyarısında bulundu hemen.


Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konular neler?
1- Toprak konusu. (Bir miktar toprak Rumlara iade edilmeli)
2- Türkiye’nin garantörlüğü olmasın
3- Türk askerinin tümü ile adadan çekilmesi
4- Türkiye’den gelen göçmelerin tümden geri gitmesi
5- Üniter devlet kurulsun
6- Annan planı tadil edilsin ve Türklere azınlık hakları verilsin


Evet işte Papadopulos’un masum istekleri ve Teknik komiteler düzeyinde görüşülmesini istediği konular.


Tabi bu isteğin yerine getirilmesi olanaksız veya bu konuların Teknik konular düzeyinde görüşülmesi imkansız. Hangi KKTC temsilcisi veya T.C. Bürokratı Türkiye’nin garantörlüğü hakkında söz söyleyip karar verebilir.


Gelen dedikodulara göre BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi, Kıbrıs sorununda atılacak adımların “building blocks” yani “adım- adım konuları birbiri üstüne inşa etmek” yaklaşımı ile gerçekleşmesi konusunda fikir birliğine varmışlar.


Daha bu konu hakkında bir resmi açıklama yok. Aslında Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesinin Kıbrıs konusunda taraftar olacaklarına dair de bir açıklama yok. Bu güne kadar BM Güvenlik Konseyinden sadece ABD ve İngiltere Kıbrıs konusuna taraf olmuştu.


BM Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesinin Kıbrıs konusunda taraf olması Rum tarafının  canı gönülden bir isteği ve bence Türk tarafı istemediği müddetçe, tek taraflı olarak mevcut koşul ve ilgili tarafların değişmesi biraz zor. Usule aykırı gözüküyor.


Bu dedikodular tam bir hedef yanıltma taktiğine benziyor. Aynen Paris’te gerçekleştirilen Annan-Papadopulos görüşmesi gibi. Papadopulos’un ve Rum basının yaptığı açıklamalar ile, Türk tarafının bulunmadığı bu görüşmede, Kıbrıs Türkleri ile ilgili sanki kararlar alınmış ve bir anlaşma yapılmış gibi bir havanın yaratılmasına benziyor.


Asıl konu, resmi görüşmelerin teknik komiteler düzeyinde başlayacağı değil, Cumhurbaşkanı M.A. Talat ile Papadopulos’un eşit düzeyde oturup karşılıklı konuşacak olmalarıdır.


Bence bu gelişme çok önemlidir ve köşeye iyice sıkıştırılan Papadopulos’un bu görüşmeyi ister istemez kabul etmek zorunda kalması, konunun önemini birkaç kat daha artırmaktadır.


Tüm bu gelişmelerden sonra Papadopulos artık bu adanın tek hâkimi olmadığını ve kendisi ne isterse onun olamayacağının iyice farkına varmıştır.
 
Görüşmelerin başlaması yakındır ve büyük bir olasılıkla BM Genel Sekreterinin görev süresinin biteceği yıl sonundan evvel de Toplumlararası görüşmeler konusunda somut bir gelişme olacaktır.  
 


*Prof. Dr.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.