KIBRIS’TAN… Petrol Arama-Çıkarma’da geri adım

KIBRIS’TAN… Petrol Arama-Çıkarma’da geri adım

0
PAYLAŞ

Lillikas’ın horozlanması, Atina duvarına çarpıncaya kadar sürdü. Çarpmadan  sonra da matçez (yamyassı) oldu ve yere düştü.


Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) boyundan büyük işleri girmesinden ve doğu Akdeniz’deki havayı bozmasından pek hoşnut kalmadı. Yunanistan, Türkiye ile hasmane ilişkiler değil, dostane ilişkiler kurmak istiyor. 


Evvelki gün Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos alelacele Yunanistan’a çağrıldı. Gündem açıklanmasa da, kulaklara fısıldanan, Papadopulos’un kulaklarının petrol konusunda yarattıkları fırtınadan dolayı çekileceği oldu.


Her ne kadar Papadopulos’un sözcüsü, daha evvel resmi olarak tespit edilip açıklanmamış olan ve aniden kararı verilen Atina’ya yapılacak bu ziyaretin, son gelişmeler nedeniyle alınmadığını söylese de, gerçek hiçte böyle değil.


Petrol konusu, kesin olarak Yunanistan Başbakanlığı’nda gerçekleştirilecek görüşmenin ana gündem konularından birini oluşturuyor.


Petrol konusunda, Papadopulos elinin çok sağlam olduğunu iddia ediyor. Söylediğine göre Türkiye ile Kıbrıs arasındaki denizde 1974 Barış Harekatından hemen önce petrol arama ve çıkarma çalışmaları yapılmış, sismik haritalar çıkarılmış ve Kıbrıs hükümeti de, 1974 Barış Harekatı öncesinde çokuluslu büyük şirketlere petrol arama izinleri vermiş. Dönemin meclisi de Barış Harekâtından birkaç gün önce petrol bulunması halinde “Kıbrıs”ın çıkarlarını güvence altına alan bir takım yasalar geçirmiş.
Bunlar sırası ile;
22 Mart 1974: 5/74 sayılı, Kıbrıs karasal kıta sahanlığına ilişkin sözleşmeyi onaylayan yasa;
5 Nisan 1974; 8/74 sayılı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin karasal kıta sahanlığına arama ve istifadeyi öngören yasa;
28 Haziran 1974: 25/74 sayılı, petrol arama ve çıkarma konusunda yeni direktifleri belirleyen yasa.
Özellikle 25/74 sayılı yasa, karasal kıta sahanlığı da dâhil olmak üzere Kıbrıs’ın her neresinde olursa olsun, bulunacak petrolün Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait olduğunu içerdiğinden, Papadopulos, yaptıklarının hukuki temellere oturduğu ve Kıbrıs’ın kuzeyindeki sularda da hak sahibi olduğu iddiasında.


Ama her şeye ve Papadopulos’un tüm iddialarına rağmen Atina’ya 20 Şubat’ta gidecek olan GKRY Başkanı Papadopulos’u Karamanlis’in uyarısı bekliyor. Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, Tasos Papadopulos’tan sözde “Münhasır Ekonomik Bölge” içerisinde yapmayı planladığı ve resmi programını da açıkladığı petrol arama prosedürlerini dondurmasını isteyecek. Bunu zaten şimdiden kendisine duyurdu.


Yunan hükümeti, ihaleye çıkış tarihinin ilan edilmiş olmasından dolayı  iptal edilmesinin yanlış olacağını bilmesine rağmen, Türkiye ile ilişkilerini bozmak istemiyor. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ticaret hacmi, Yunanistan’ın özellikle enerji konusunda Türkiye’ye bağımlılığı, artık eski dengelerin ve hasmane düşüncelerin değişmesine yol açıyor. 
Kostas Karamanlis, Başkan Papadopulos’tan, denizde petrol aramaları prosedürünün başlamasının havada kalması için prosedürün ikinci aşamasını dondurmasını istemekte kararlı ve bunu sağlamak için elden geleni de yapmaya hazır gözüküyor.


Gerçekte de Mısır ile Kıbrıs arasındaki denizde petrol arama ve çıkarma konusunda çok fazla adımlar atılmış da değil.  GKRY tarafından konuyu oldu bittiye getirmek için yapılmış olan, gerekli tüm işlemlerin takviminin ilan edilmesi değil, sadece ihale başvurularında bulunulmasına ilişkin ilk aşamanın açıklanması idi. Bunu dikkate alan Yunanistan geri adım atılmasını istiyor.


İkinci tartışılacak konu ise, 8 Temmuz Talat-Gambari-Papadopulos görüşmesinde karara varılan Teknik Komitelerin kurulmasına ve çalıştırılmasına felik (takoz) koyan Papadopulos’un bu tavrından vazgeçmesi üzerine kurulu.


Tartışılacak diğer bir konu da,  AB Dönem Başkanı Almanya’nın yoluna koyduğu araştırmalar ışığı altında KKTC’yle doğrudan ticaret konusu. Avrupa Birliği dönem başkanı Almanya’nın AB’nin Kıbrıs Türk toplumuyla doğrudan ticaretiyle ilgili tüzük konusundaki inisiyatifi ele alması, Yunanlıların ve Kıbrıs’lı Rumların pek de hoşuna gitmedi. Bu konu da, ortak girişim ve eşgüdümlü çalışma içine girmek ve “Doğrudan Ticaret’e, KKTC’ye yasallık kazandırmayacak ve Kıbrıs’lı Türklerin AB ile doğrudan ticaret yapmasına mani olacak takozları koymak doğrultusunda program yapıp strateji belirleyecekler.


 KKTC hükümetinin referandum yaparak halkına bağımsızlık isteyip istemediğini, Rumlar tarafından 1963 yılında silah zoru ile yıkılmış olan Kıbrıs Cumhuriyetinden ayrı olarak kurduğu devletinin tanınmasını isteyip istemediğini sorması ve alacağı yanıta göre adım atmasının zamanı geldi.    


____________


* Prof. Dr.

BİR CEVAP BIRAK