KIBRIS’TAN… Rum partilerde çatlak

Çionis’in geçen günkü söyleşisi, Rum siyasi partilerin arasındaki denge dağılımını temelinden sarstı.


Neredeyse iktidarda olanlar muhalefet tarafına, muhalefette olanlar da iktidar tarafına geçmeyi düşünmeye başladılar.


Rum Ana Muhalefet partisi (DİSY), Papadopulos hükümetinin büyük ortağı AKEL’e, Kıbrıs sorununa çözüm yolunun açılması için işbirliğine davet etti. İşin ilginç yanı Rum tarafının ana Muhalefet partisi olan DİSY kendisi dışındaki tüm Rum siyasi partileri ile yıllardır adeta kanlı bıçaklı.


DİSY Meclis Grup Başkanı Hristos Purguridis  evvelki gün dünyanın yegane ayakta kalmış ve faaliyette olan “Komunist Partisi” AKEL’e, Kıbrıs sorununun çözüm yolunun açılabilmesi amacıyla,  Tasos Papadopulos’u ve diğer bütün “HAYIR”cı partileri terk ederek DİSY’yle işbirliği yapması konusunda açık davette bulundu.


Yıllardır Rum kesimindeki Slovak Elçiliği kanalı ile her ay Ledra Palas’ta yapılan Rum-Türk Siyasi partiler toplantısına ne vakit katılsam, mutlaka DİSY’nin diğer Rum siyasi partilere, diğerlerinin de DİSY’ye saldırısını büyük bir merakla izlerim.


Birinin ak dediğine diğeri kara, diğerinin kara dediğine de, öbürü illaki ak diyor.


Bu nedenle DİSY’nin yaptığı bu “DİSY-AKEL İşbirliği Daveti” bana biraz olağan dışı geldi. Hatta biraz değil, bayağı olağan dışı geldi.


İşin ilginç yanı bu teklifin, Hristos Purguridis tarafından samimiyetle ve  Kıbrıs sorununun bir an evvel sağlıklı bir şekilde çözülmesi için yapıldığının dile getirilmiş olması.
Purguridis artık Papadopulos’tan ümidini kesmiş. Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un ve diğer bütün retçi partilerin politikalarının “milli  Rum davasının” çözümüne yardımcı olmasının söz konusu olamayacağı görüşünde.


Tabi DİSY’nin kendisi de sütten çıkmış ak kaşık değil.


Biraz gerilere gidip hafızanızı yoklarsanız, 1993’te “Gali Fikirleri Dizisi’ni, onu izleyen “Güven Yaratıcı Önlemleri”,  Klerides hükümeti döneminde  “Gayrı Resmi Görüşmeler Prosedürü”nü  reddetmiş veya sabote etmiş Siyasi Parti olduğunu görürsünüz. Hatta geçmiş yıllarda Türkiye ile çok büyük boyutlarda siyasi bir krize hatta savaşa neden olabilecek S-300 füzelerinin Kıbrıs’a konuşlandırılmasının mimarı ve destekçisi olduğunu da unutmamak gerekir.


Bu işbirliğine davetin kökeninde Rum Meclis Başkanı AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas’ın evvelki gün Rum Ulusal Radyo ve TV’si olan RİK’e yaptığı açıklamada, Rum tarafının,  Annan planının zemin olduğu müzakerelerin yeniden başlaması yönünde çalışabilmesi için Rum yönetiminin BM kararları ve  doruk anlaşmaları temelinde iki toplumlu iki kesimli federasyon politikasının tutarlılığını savunması gerektiğini söylemesi yatıyor.


Hristofyas doğal olarak yukarıdaki açıklamayı, Papadopulos’un Siyasi Büro Şefi Tasos Çionis’in  malum açıklamalarına tepki olarak yaptı ve AKEL’in bu tür açıklamaları,  Rum tarafının tezlerinin yurt dışındaki güvenilirliğinin yaralanmasından korktukları için yaptığını söyledi.


DİSY Başkanı Nikos Anastasiadis’in şimdi iki hedefi  var.


Birincisi AKEL’i iktidar ortaklığından koparabilmek. AKEL, Meclisteki 34 iktidar sandalyesinin 20’sine sahip. 


DISY ise iktidardan geri kalan 19 sandalyenin sahibi.


İkisinin birleşmesi veya güç birliği yapması demek, mevcut hükümetin düşmesi veya hiçbir karar alamaz duruma gelmesi demektir.


28 Mayıs 2006 yapılacağını varsaydığım Rum tarafındaki Milletvekilliği seçimlerine kadar, çok inişli çıkışlı bir siyasi ortamın yaşanacağı kesin. Ama sonunda şundan eminim ki, tüm Rum siyasi partiler, son haftalarda birbirleri yerine bize saldırmaya başlayacaklar.


İnanın Mayıs 2006 çok renkli geçecek.


_______________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.