KIBRIS’TAN… Türkiye Elden Gidiyor

Çok iddialı bir başlık bu. Çok da ilgi çekici. Tam da günün mana (anlam) ve ehemmiyetine (önem) uyuyor. Tabi bu cümleden neler algıladığınız, Türkiye’deki gelişmelere yönelik bakış açınıza bağlı.


Bu cümle aslında bana ait değil, RAND’a ait. RAND’ın içindeki bir grubun Türkiye’ye bakış açısı aynen bu şekilde.


Şimdi beyninizi “Bu RAND’da kimdi” diye zorladığınızı hissediyorum. RAND, ABD’de önde gelen bir Strateji ve Düşünce Kuruluşu. Hatta o kadar öndeki,  Beyaz Saray’ın dış politikasını bile yönlendiriyor zaman zaman.


Bu kullandığım “Zaman zaman” kelimesi de aslında biraz mütevazi bir tanımlama. Belki de “Her zaman” demem daha doğru olacaktı.


29 Nisan’da ve sonrasında Türkiye’de yapılan mitingler ve de Genelkurmay Başkanlığı ta¬rafından 27 Nisan’da yayım¬lanan bildiri, ABD dış politikasına yön veren kuruluşlarda Türkiye ile ilgili ciddi öngörü ayrılıklarına yol açtı.


Yeni Muhafazakarların etrafında toplandığı “Amerikan Girişimciler Enstitüsü” (AEI – American Entrepreneurs Institute), RAND ile Washington Enstitüsü stratejistleri ve ABD’nin önde gelen, ciddi siyasi mesajlar da veren gazeteleri olan Washington Post ile New York Times’ın politik yorumcuları, Türkiye ile geleceğe yönelik ilişkiler konusunda ayrı ayrı havalardan çalıyorlar.


AEI’li Yeni Muhafazakarlara göre artık ABD’nin AKP tercihi sona ermeli imiş.
Washington Enstitüsü “Laiklik yanlısı Siyasi Partiler ile yakın ilişki kurmak, bu günden sonra ABD çıkarlarına daha iyi hizmet verecektir” diyor.


RAND kuruluşu ise, “AKP ile yola devam” tezini savunuyor.


Washington Post gazetesi, “Ilımlı İslam yanlısı partilerden vazgeçilip, Laiklik yanlısı partiler ile ilişiler ilerletilsin” derken,  New York Post gazetesi ise “Dere geçilirken AKP’yi sakın değiştirmeyin” diyor.


AEI’li Yeni Muhafazakarların düşüncesine göre, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried ile Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’un, Türkiye’yi “Ilımlı Siyasi İslam’ı deneme pilot bölgesi” olarak görüyorlar ve önümüzdeki yıllarda, içinde Türkiye’nin de yer alacağı Ortadoğu’da hakim olacak yeni konseptin de “Ilımlı İslam”ın olacağına inanıyorlar. Ye
Yeni Muhafazakârlar, Türkiye’de ılımlı İslam kavramına yakın birinin Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde hem söz konusu denemenin başlayacağına hem de Kürt devletinin tanınması¬nın önünün de açılacağı düşüncesindeler.


Washington Enstitüsü düşünürleri ise AKP’nin toplumsal desteği yitirdiği görüşündeler. Son günlerde yapılan mitinglerin ABD-AB karşıtı çizgide konum¬landığını ve bu yeni oluşumun bir iktidar alternatifi olarak güçlenmesi karşısında, ABD yönetimine “Türk halkının gözle¬rini yeniden Batı’ya çevirmesi için laiklik yanlısı parti ve gruplarla daha yakın ilişki oluşturulmasını” öneriyorlar


Ame¬rikan’ın tüm strateji düşünürleri şimdilerde hep bir ağızdan “Türkiye elden gidiyor”  cümlesini yüksek sesle dile getiriyorlar.


Ve hepside Türkiye’yi ABD kapısında bağlı tutma çözümlerinin bir an evvel saptanması konusunda hemfikirler.


24 Nisan’da Washington Post gazetesinde yayım¬lanan R. Menon ve S. E. Wimbush imzalı “Türkiye-ABD İttifakı Çöküyor mu?” adlı makale, görüntüyü iyice belirginleştiriyor.


Hudson Enstitüsü görevlisi bu yazarlar, açık biçimde Türkiye’nin Atlantik sistemi ile bağları koparma noktasına geldi¬ğini ve Türk halkında ABD ve AB karşıtı, Avrasya’cı yönelimin son yıllarda büyük oranda güçlendiğinin mesajını Amerikan halkına ve yöneticilerine veriyorlar.


Putin boşuna geçen haftalarda Türkiye’ye “Boş ver AB’yi, gel biz seninle AVRASYA BİRLİĞİ’ni kuralım” çağrısını yapmadı. Rus startejistler de aynı resmi gördüler.


_______________


* Prof: Dr.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.