KIBRIS’TAN… Türkiye için doğru hedef?

Türkiye için doğru hedef AVRASYA BİRLİĞİ mi?


AB’deki gelişmeler pek de iç açıcı değil.


Önce Almanya Şansölyesi Schröder gitti yerine Türkiye için “İmtiyazlı Ortaklık” isteyerek parti başkanı seçilen Angela Merkel geldi.


Arkasından, 3 Ekim krizinde uyum için baş rol oynayan ve toplantıyı terk etmeye hazırlanan Türkiye ekibini geri dönmeye razı eden İtalyan Başbakanı Berlusconi gitti.
Aynı gece Berlusconi ile birlikte Erdoğan’ı müzakerelere devam etmeye ikna eden İngiltere Başbakanı Blair de gitmek üzere. Yerel seçimlerdeki yenilgisi, kendisine istifa kapılarını işaret etmeye başladı.


Her ne kadar Türkiye’ye sempatik davranmamışsa da, AB-Türkiye krizlerinde ara bulucuların yanında yer alan Jacques Chirac da gitti ve yerine sağcı Sarkozy geldi.


Bence tüm bunların en kötüsü, Rus devlet başkanı Vladimir Putin’in de yakında gidecek olması.


Vladimir Putin, Rus Parlamentosunda yani kısa ismi ile Duma’da, Nisan’ın üçüncü haftasında son kez Cumhurbaşkanı sıfatı ile “Ulusa sesleniş” konuşması yaptı.


Putin’in en büyük özelliği, RUS-TÜRK-AVRASYA Birliğini hayata geçirmek istemesi ve bu Birliğe Türkiye’yi de lider konumunda belirleyici bir devlet olarak katmak düşlerini kurması.
Bu konuda Türkiye’ye çağrı da yaptı.
 
Duma’daki konuşmasında Rusya’nın Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşmasını askıya alacağını söylerken, ABD’nin Doğu Avrupa’ya füze kalkanı yerleştirme planını kabul etmediğini belirtti. Türkiye’ye de seslenerek, Rusya’da yabancı evliliklerde başı çeken Türkiye’dir ve Rus halkının Türklere sempatisi bulunmaktadır. Bırak AB’yi gel biz seninle beraber bir “Rus-Türk-Avrasya Birlik”i kuralım çağrısı yaptı.


Rus strateji uzmanlarının Putin’e verdiği raporda “Yıllar önce 70 mil¬yonluk Türkiye, AB’ye üye olmak is¬tediğini ilan etti. Ancak son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinin büyük çoğunluğunun bu dev Müslüman devleti aralarında görmek istemediği havası hakim olmaya başladı. ABD’nin Irak’ta yaptıkları ve ülkede İslamcılığın yükselişiyle birlikte ar¬tan Amerika karşıtı hava, Türk dış politikasının rotasının yavaş yavaş düzelmesi için zemin oluşturuyor. Yalıtma ve karışmama stratejisi artık geçmişte kaldı. Taktik (Batı tavrı¬nı değiştirmediği müddetçe stratejik) Rus-Türk-Avrasya birliği gelecekte hem eski Sovyet bölgesinde, hem de Büyük Yakın Doğu bölgesinde güçle¬nebilir.” diye yazınca, Putin yüzünü Türkiye’ye döndü.


Türkiye’ye şimdi, AVRASYA Birliği, AB’den çok daha yakın gözüküyor.


ŞANGAY Anlaşması ile zaten Asya ülkelerinin devleri bir birlik kurmak üzere. Bu birliğin içindeki Türkiye’nin saygın ve belirleyici yeri, AB’den elde edeceği bir çok avantajdan çok daha fazla olacak.


Zaten dünya iki kutupluluğa doğru hızla gidiyor.


ABD ile müttefik olarak gözüken AB bir kutbu oluştururken, Asya’nın devleri olan Çin, Hindistan, Rusya ve Türkiye, Asya Kaplanları olarak tanımlanan ülkelerin ve Türki Devletlerin de katılımı ile diğer kutbu oluşturacak.


Artık Türkiye’nin yönü yavaş yavaş belli oldu, Doğu.


Batı’daki AB içinde İmtiyazlı ve aşağılanan bir ortak olmak yerine, Doğu’daki AVRASYA Birliği içinde kurucu, saygın, başı dik ve tam üye olmak çok daha iyi olacak Türkiye için. 


______________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.