Kılıçdaroğlu: Meclis’i mezara, demokrasiyi de tarihe gömmüş olacağız

Kılıçdaroğlu: Meclis’i mezara, demokrasiyi de tarihe gömmüş olacağız

0
PAYLAŞ
Kılıçdaroğlu ve RTE
Kılıçdaroğlu ve RTE

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu anayasa değişikliği teklifi gerçekleşirse bir diktatör yaratırız… Meclis’i mezara, demokrasiyi de tarihe gömmüş olacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

15 Temmuz darbesi oldu. Yanıldık dediler. Allah sizi affeder de, mağdur olanlar sizi affeder mi? Binlerce kişiyi açlığa mahkum ettiler. Dış politikada uyardık, yanlış yapıyorsunuz dedik. AB’yle kavga ettik. Kavga etmediğimiz kimse kalmadı. IŞİD’i kanka belirleyip, silah gönderildi. Ortadoğu’nun kabile şeyhleri bile kafa tutuyor. Faturayı kim ödedi, biz ödedik, vatandaşlar ödedi. Mavi Marmara olayında yanlış yapıyorsunuz dedik. Hayır, Gazze’ye gideceğiz, ambargoyu deleceğiz dediler. Türkiye’nin itibarını 20 milyon dolara sattık. Ekonomi politikaları konusunda uyardık. Yanlış politika uyguluyorsunuz dedik. İşsizlik yüzde 12’ye ulaştı. Hiçbir kriz döneminde bu kadar yüksek işsizlik olmamıştır. Bir evde bir işsiz varsa o evde huzur yoktur. Binlerce değil, milyonlarca işsiz var. 10 milyonun üzerinde işsiz var. Düşünen var mı çiftçiyi?

Müfredatı değiştiriyorlar. Atatürk’ü, İnönü’yü kaldıracaklarmış… Kendi tarihine saygı duymayan bir iktidar Türkiye’yi temsil edemez. Tarihine saygı duyacaksın. Neden kendi tarihinden utanıyorsun? Hiçbir anne ve baba, çocuğunu okula huzur içinde göndermiyor. Terör aldı başını gidiyor, dolar aldı başını gidiyor, işsizlik aldı başını gidiyor, çiftçi ürettiğinin karşılığını alamıyor. Derin bir kaygı var.

Vatandaş aynı zamanda borç batağında. Vatandaş 5 bakanın adını bile sayamıyor. Kimin yönettiği belli değil. Bakanların herbirisi ayrı telden çalıyor. Kimin ne iş yaptığı belli değil. Uyuşturucu kullanımı, fuhuş, kadına yönelilk işddet, çocuğa cinsel istismar almış başını gidiyor. Gazeteciler cezaevinde. Türk Lirası, Suriye lirası karşısında bile değer kaybetti. Hükümete çağrı yapıyoruz, sorunları çözmek için bizden ne istiyorsanız destek vereceğiz. Türkiye’yi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar. Yönetemiyorsan bırakacaksın, istifa edeceksin.

Bir kişinin arzusu var, illa başkanlığı getireceğiz. Hangi kanunu istediniz de çıkaramadınız? Tek başına iktidarsınız. Siz Türkiye’yi yönetiyorsunuz. İki yıldır fiili başkanlığın Türkiye’yi nereye getirdiğini görüyoruz. Parlamenter sistemden niye vazgeçiyorsunuz? Üst aklınızı kendiniz yaratıyorsunuz. Bütün yetki bir kişiye verilir mi? Ben ve grubum, cumhurbaşkanının tarafsız olmasını isteriz. Herkese eşit mesafede olsun. Adalet dağıtan mahkemelerin tarafsız olmasını istiyoruz.

Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. İktidar ile muhalefet arasında sonur çıktığında cumhurbaşkanı araya girer. Cumhurbaşkanının ettiği yemine sadık kalmasını isteriz. Kimse kendini milli iradenin yerine koyamaz. Hepimiz milli iradeyi temsil ederiz. Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanıysa TBMM’ye gelip yemin edemez. Hiçbir gerekçe göstermeden Meclis’i fesh edebilir. İstediği zaman Meclis’i fesh edebilecek. Bu Türkiye’de kaos yaratır. Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyeden 12’sini kendisi belirleyecek. Buradan adalet çıkar mı? Anayasa Mahkemesi’ne güven duyulur mu, duyulmaz. Bugünü mü söylüyoruz, biz geleceği düşünüyoruz. HSYK’nın büyük çoğunluğunu da atayacak.

Meclis’in kanun çıkarma yetkisi cumhurbaşkanına veriliyor. Buna da karşı çıkıyoruz. Başbakanlık kalkıyor. Bakanlar olacak ama hiçbir bakan hakkında gensoru verilemeyecek. Bundan sonra güvenoyu istemeyecek. Yanlış yapıyorsunuz diyoruz. Suriye politikası, Balyoz, Ergenokon ve FETÖ’de yanlış yapıyorsanız burada da yanlış yapıyorsunuz. Parlamenter sistemde eksik varsa tamamlayalım. Milletvekili sayısını 600’e çıkarıyorlar. 550 milletvekili sizin neyinize yetmiyor? Cumhurbaşkanı milletvekillerini de belirleyecek. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun anlamı Türkiye Cumhuriyeti’ni parti devletine dönüştürmektir.

Bu anayasa değişikliği teklifi gerçekleşirse bir diktatör yaratırız. Her şeye dokunan ama kendisine dokunulmayan bir kişi. Değişiklikle birlikte rejim değişicektir. Hiçbir vatandaşın can ve mal güvenliği olmayacaktır. Yargı sadece Saray’a çalışacak. Yönetimi denetleyecek hiçbir güç kalmayacak. Devlet yönetiminde zorbalık hakim olacak. Meclis’i mezara, demokrasiyi de tarihe gömmüş olacağız.”

BİR CEVAP BIRAK