Kime saygı?

Kime saygı?

0
PAYLAŞ

Saygı, birçok kelime gibi tamamen kapsayacak şekilde tarifi çok zordur. Buna rağmen belli kalıplarla tarif edilmeye çalışılır.

Saygı, karşısındakinin varlığını kabul etmek ve değer vermektir. Saygısızlık, değer verilmeyen veya varlığı önemsiz kabul edilen insanlara karşı yapılır. Bir kişiye karşı saygısızlık yapmak, mutlaka o kişi değersiz ya da önemsizdir manasına her zaman gelmez.

Saygısızlık ne ise, saygı onun tersidir.

Kişi, kendine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmaz ise, ona saygı duyuyor denebilir. Saygı, samimi olduğunda ise karşılıklı işleyen bir değer olur.

Sevgi ile saygıyı birlikte kullanırız ancak aynı şeyler değildir. İnsanları sevmek zorunda değiliz. Ama saygı göstermek (varlıklarını kabul etmek manasında) zorunda olduğumuzu kabul etmeliyiz.

Saygı iki çeşittir. Biri sevgiden doğan saygıdır. En makbul olanı budur. Diğeri ise; kişiye sadece zenginliği veya mevkii dolayısıyla gösterilen şekli saygıdır. Günümüzde en yaygın olanı herhalde budur.

İnsanların çoğu, sadece kendinden yukarıdakilere saygı gösterilmesi gerektiğini zanneder. Kendi gibilere saygı göstermek akla bile gelmiyor. Kendinden alttakilere saygı sözü, bazılarına komik bile gelebilir.

Bu arada unutmayalım ki; zenginliği ve mevki sahibi olup insanların kalbine girebilen insanlar da vardır.

Saygı; karşısındakine “sen benim için varsın ve bir değersin” olarak kabul edilirse, yaş olarak kendisinden küçüklere ve hatta çocuklara bile saygı gösterilmesi gerektiği ortaya çıkar. Saygının düğme iliklemek, yerlere eğilmek olmadığını biliyoruz.

Gerçek manada saygı, duyulan ve gösterilen bir şey değildir. Kazanılan ve edinilen bir şeydir. Saygı duyma işi, saygıyı hak edene aittir, saygı duyana değil. Bu cümlenin üzerinde iyice düşünmek lazımdır.

Konuyu açmışken, başka bir boyutuna da bakalım.

Toplum olarak, birçok kelimeyi duyduğumuz ve gördüğümüz gibi kullanıyoruz. Üzerinde hiç düşünmeden ve sormadan…

Mesela; toplumumuzda aşırı derecede yaygınlaşmış olan “Her görüşe saygı duymalı” söyleminin, hakikate ne kadar aykırı olduğu üzerine hiç düşündünüz mü? Bir görüşün söylenmesine fırsat vermek başka, o görüşe saygı duymak başka şeydir. Eğer değilse, ilmi gerçekler nerede duracaktır?

Hemen herkes kendisine saygı duyulmasını ister. Bu bir yere kadar belki normal sayılır. Ancak bilgeliğe, ilme ve kişiliğe saygı olmayınca insanlar (şekli bile olsa) kendilerine saygıyı getirecek güce, paraya ve makama yöneliyorlar.

Toplumdaki ciddi sosyal hastalıklardan biri de bu olsa gerek…

Unutmayalım; saygı gösteren saygı görür.

Gerisi sadece birbirimizi kandırmaca…

Ne dersiniz?

BİR CEVAP BIRAK