Kimin adayı?

Kimin adayı?

0
PAYLAŞ

Aylar önce biliniyordu Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Çankaya adayı olacağı.
Günlerdir tahmin ediliyordu ama nedense açıklanmıyordu.
Bir çok platformda “İstişare” yapıldığı filan hikayeydi.

Aslında Erdoğan ilk başlarda başbakan olarak kalmak, bir dönem daha Gül’ün Çankaya’da oturmasını istiyordu.
Ben bu fikri savundum günlerdir.
Nedenleri çoktu.
Bir kere 17 Aralık tablosu, sonra gelişen olaylar sonucu Erdoğan’ın bagajı oldukça ağır iddialarla dolmuştu.
Öncelikle Fethullah Gülen dosyasını kapatmak gerekiyordu.
Kürtlerle sürdürülen barış görüşmeleri sonlandırılmalıydı.
Bu ve buna benzer dosyaları başbakan iken kapatmak kolaydı.
Ama Çankaya’ya çıkınca işleri zorlaşabilirdi.
“Dikenli” sorunları Başbakan olarak aşmak kolay ve akla yatkın olabilirdi.
Bundan dolayı Gül’ün bir dönem daha Çankaya’da kalması Erdoğan’ın işine geliyordu.
Biri, ya da birileri aksini düşündü ve Erdoğan’ı “gaz” a getirdi.
“Sen vazgeçilmezssin” dedi.
“Sensiz olmaz” dendi.
“Çankaya’da da herşeyi çözecek güçte olursun” gazı verildi.
Ve adaylığa “evet” dedi.
Ben yaptığım tahminde yanıldım.

Arkada kalan süreç ve gelişmelerle ilgili bir başka tahminim ise şimdi şöyle:
Biraz gerilere gidelim.

Sanırım “yol ayrılığı” işareti, 17 Aralık’tan sonra Gül’den geldi.
Gül, Çankaya’da görev yaptığı süre içinde Erdoğan’ı bir çok alanda sınırlayamıyordu.
Gül “frene bas” dediğinde Erdoğan aksine gaz pedalına yükleniyordu.
Aslında “iyi arkadaşlar” ve “ikisi de dava adamı” deniliyordu ama bence dünya görüşleri açısından apayrı yerdeydiler.
Mantık süzgeçleri aynı frekansta değildi.
Kullandıkları “fren” sistemleri dahi değişikti.
Hoşgörü algıları yüzseksen derece tersti.
Erdoğan-Gül ortak fotoğrafına bakınca, herşey güllük gülistanlık gibi.
Nerdeyse ikisi için “kardeş” denecek ama dilleri ona varmıyor.

Ancak yedi yıl sonr a görülüyor ki, bütün bu yakıştırmalar gerçek değil.
Samimiyet ölçüsü, biraz da zorunluluktan kaynaklanan “yanaktan öpme” kıvamında.
Yani Erdoğan-Gül ilişkisi limoninin ötesine taşınmış durumda.
Bu hal ve durum aylardır yapılan yüzyüze görüşmeler, daha sonra ortak “akil adamlar” aracılığı ile sürdürüldü ama aşılamadı nedense.

Netice: Erdoğan Çankaya adayı.
Gül ise şu an “eski cumhurbaşkanı”
Yani “sivil” vatandaş.
Bu saatten sonra “önümüze bakalım arkadaşlar” denileceğine göre, tartışma artık Erdoğan’ın “parti”nin mi, yoksa “millet”in mi adayı olduğu ekseninde yapılacak demektir.

“Erdoğan 77 Milyonun adayı” demek bence aldatmaca.
Balkon konuşmaları milletin hafızasından silinmiş değil.
Ötekileştirilen milletin yüzde 55’lik bölümünü kazanmak bu saatten sonra zor.
Daha önce milleti ortadan bölecek siyasetler keşke sürdürülmeseydi.
Bu saatten sonra Erdoğan’ın işinin zor olması AKP’nin geleceği açısından önemli.
Ama esas önemli olan ülkenin nerelere sürüklenebileceğini şimdiden tahmin edememek.
Çok acı.

BİR CEVAP BIRAK

fifteen − 5 =