Kimler kandırmadı ki?

NİZAM SUCU – Bir kandırma lafıdır gidiyor. Başta en tepedeki kişi ‘Fetullahcılar tarafından kandırıldım… Rabbim, milletim beni affetesin’ dedi. Ha daha sonra bir çok kişi tarafından da kandırıldığı ortaya çıktı ki birazdan bir liste den bahsedeceğiz zaten…

Benim asıl derdim kandırılma ve kandırmacanın memlekette ne kadar yaygın olduğuna dikkat çekmek.

Şöyle bir örnekle söze başlıyalım; İlçemizde tanış olmadıklarımda dahil 7-8 kişilik bir gurup halinde sohbetteyiz. Konu ister istemez siyasete döküldü. Genelinde muhalif fikirliler varız ama utangaçta olsa o kadar da değildir diyerek iktidardan yana olanlar da var. Ben rakamlarla, örneklerle işlerin çok kötüye gittiğini anlatmaya çalışıyorum ki gençten bir arkadaş ‘boşuna uğraşma abi kandıramazsın’ deyiverdi. Ben kandırmaya değil ikna etmeye çalışıyorum dedim.Ama aynı genç ‘abi bu memlekette cumhurbaşkanını bile kandırdın kandırdın, öyle iknayla filan kimseyi kolay kolay saf değiştirtemezsin. Çok insan artık maddi çıkarı olduğunda ikna oluveriyo, ama işler çapanoğlu çıkınca kandırıldım diye hayıflanıp, konuyu kapatıverıyor’diye ekledi.

Eee, işte yurdum insanının geldiği, getirildiği hal. Hani bir söz vardır, İmam öyle yaparsa, cemaatta böyle yapar diye.

Gurubuza dönersek, hep beraber Cumhurbaşkanını kandıranlar listesi yapmaya başladık.

Fettulahla beraber yürünen yağmurlu yollar. Hasretin bitmesi için ne istendiyse verilmesine rağmen yapılan darbe ve kandırma sonucu giden canlar, sakatlanan insanlar, maddi manevi zarar.. Ve sonuçta bir kuru hayıflanma ‘Rabbim, milletim affetsin’!

Ondan önce Esad kandırıp Esed olmuştu, ama nedense Suriye’nin iç işlerine karışma amacından, Şam!daki Emevi Camiinde namaz kılma niyetinden ki asıl niyet mini emperyalist açılma niyetiydi bunlardan bahsedılmiyor.

Sonra Davutoğlu kandırdı 6 ayda Şam’dayız diyerek ama Şam da Esad hala yerinde ama Davutoğlu ortalıklarda yok… Ama binlerce Suriyeli, yüzlerce genç insanımız ölmüş, milyonlar göçmüş ne beis?

Güney sınırları güvenli olsun diye hala savaşılıyor, milyarlarca dolar harcanıyor amah ala sonuç yok. Sanki Güney’de ESAD yönetiminde Suriye varken sınırlar güvensizmiydi? En azından milyonlarca dolara mal olan duvar yoktu. İŞİD petrolü taşıyıp satan gemicikler yoktu.

Sonra kandıranlar listesine Barzani girdi, Eli sopalı Obama girdi ki ona güvenerek Rus uçağı düşürülmüştü, iyi ki Putin soğuk kanlı davrandı da işler büyüyüp savaş çıkmadı. Ya eeeyyy Türkiye deyip bi davransaydı? Alim Allah al sana dünya savaşı… NATO bize sahip çıkacak ya! yoksa çıkmazmıydı? Ha bu aldatmanın maddi zararı çok oldu ama olsun. Türkiye büyük ülke ve devlet malı deniz yemeyen zavallı dürüst.

Sonra yakınındaki Kandıranlar.. Bakanlar, iş adamları hem aldattılar, ama işe bak! Kandırılanın hem de gelirleri yükseldi, paraya tapan yalakaları , koruma sayıları çoğaldı.

Siz Kandıranlar listesine yenilerini ekleyebilirsiniz, eminim. Ama asıl mesele ülkeyi tekrar düze çıkarma için gerekli olan ahlak, dürüstlük gibi değerler…  o konuda da iş çok zor. Sadaka ve biad politikaları için cabası, Buna kararan eğitim sistemiyle kalitesi yerle bir olmuş okullarda yetişemeyen gençliği. Beyin göçünü, Faiz-Döviz kuru-Enflasyon sarmalındaki çöken ekonomiyide düşünürsek.. Kandırılan dünya lideri memlekete çoook pahalıya mal oldu.

Bu kötü gidişe 24 Haziran da bir dur diyelim de sonra bozulan ahlak ve ekonomiyle başa çıkmak için koları sıvamak gerekiyor deniyor ama. Muhalefete düşecek olan, kandırılıp, kandırmaya alışmış zalimlerde boş durmayacak tabi.

Henüz dibe vurulmadı ama seçımle iş bitmiyor. Bu ekonomik durum ve düzenle demokrasi, hukuk ve ahlakı ayağa kaldırıp ileri yürümek? Zor ve çok çaba gerektiriyor.

Nizam Sucu / 21 June 2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − 14 =