KIYAS BİLGİMİZ EĞRETİ

Huzursuzluk bütün ülkelerde var, niteliği farklı… Hiçbirinde tetiklemeceli ve planlı bir huzur kaçırma zorlaması yok… Sevgisizlik aşısı yok… Sindirme yok, bastırma yok, öğrenilmiş korku yok… Yaratılan tepkiye töleranssızlık yok…
Bilinç altına itekleyip durduğumuz ama dimağ alanımızda, tam alnımızın ortasına yerleştirilmiş baş tedirginlik sebebimiz güvensizlik… Siyasilere, ülkeye, geleceğe, birbirimize güvensizlik… Hepsi birbirine zincirleme etki ediyor ayrıca… Kısırlaştırılmış dağarcıklardaki sahtelik bolluğundan, sevgiye bile güvenimiz kalmadı.. Gözlem ve sezgi kanallarımız mandallanmakta. Kıyas bilgimiz eğreti… O zaman da, üçüncü sınıf  huzur bile diken üstünde…
Batı ülkelerinde bireyin devlete güveni bir huzur harcı… Çimentosu süreklilik, kumu kurallılık ve disiplin… Ama, devlete rağmen veya devletle beraber bu harcı kendi yuvanı yapmakta kullanmak kimsenin harcı değil… Adamın yuvasını yapıverirler… Orda Devlet var, denetim var, sahiplenme var, koruma var…
İngiltere’de yaşayan bir Türk, Türkiye’ye geldiğinde, yaya geçidinde durur, yayaya yol verir,  normali ve şartlandığı davranış budur, ama arkadan kornayı yer, uzatırsa veya tepki gösterirse sopayı da yer…
Kim demiş Türkiye’de özgürlük yok diye? Daniskası var… Motorsikletle kaldırımdan sürüp, yayaların arasında makas yaparak terör estirme özgürlüğü var, kırmızıda geçme özgürlüğü var, çöpleri yere atma, yere tükürme özgürlüğü hat safhada buralarda… Kamu alanında yüksek sesle telefonla konuşmak farz… Ama diyelim bir esnaf lokantasında çorba içtin, paran çıkışmadı, esnaf sana, ” canın sağolsun” der. Avrupa’da, diretirsen polis çağırırlar…
Bu toplumu zaptı rapta alamazsınız… Adrenalin ile beslenen, başkasının özgürlük sınırına çok rahat tecavüz eden, hayattan alacaklı, ahlakı kemirgen, yaşama yaslanışı asalak, davranışları saygısız, bencilin dibi, cühela, belirgin bir yönetici sınıfının hüküm sürdüğü bir toplumun içinde mi yaşamayı tercih edersiniz?
Yoksa mekanikleşmiş, her şeyi dakik ve planlı, gülerken ısıran, espriden anlamayan, donuk, liyakati sıfır olduğu halde tepeden bakan, gizli ırkçı, sigara tuttuğunda sana çıkarıp 10 pence veren, annesi çamaşırını yıkadığı için ona ödeme yapan, markette diyelim 460 Pound 5 Pence tutan alışverişiniz için, 5 pence’iniz yoksa aldıklarınızı alamadığınız, her dikkatsizliğinizde acımasız trafik cezaların evinize geldiği, gözlendiğiniz, her akşam iş çıkışı vazife yapar gibi Pub’a uğrayıp 1 pint birasını içen, sadece Pazar öğlenleri ailece yemek yiyen, Cumartesi akşamları sex yapan, kurallı ama, zembereği kurulmuş, belirgin bir yönetici sınıfı olmayan,  robotik bir toplumun içinde mi yaşamayı tercih edersiniz?
Kıyas bilgisini hayatın her alanında yaşayarak edinmek gerek… O zaman, empati, tolerans, kendine güven de oluşabilir. 25 yıl Avrupa’da yaşamış objektif bir adem olarak, şu aralar Batı ülkelerine kaçıp yerleşmekte olan çaylakların mut analizini merak ediyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.