İkiyüzlülüğe bir örnek

İkiyüzlülüğe bir örnek

0
PAYLAŞ

Birol Ertan hocamızın gazetemizdeki “İkiyüzlü Avrupa” yazılarını izliyorum. Fransa’yı ve Almanya’yı yazdı. Daha hangi ülkelerini yazacak merakla bekliyorum. Avusturya’nın da ikiyüzlülüğü ile ilgili yazıları haberleri zaman zaman Açık Gazete’de yazdım. Benim görmediğim ikiyüzlülüğe konu olacak bir konuyu Birol Ertan görüp Avusturya’yı da yazabilir. Hocamız Avusturya konusuna girmeden ben 19. Haziran tarihinde gazetelerdeki haberden yola çıkarak bir ikiyüzlülüğe dikkat çekmek istiyorum.

19. Haziran günkü gazeteler eski bir cinayete giderek, Ahmedinejad’ın katil olabileceğini yazıyorlardı. Konu 1989 yılında işlenen Kürt mülteci politikacılarına yönelik hareket idi. 1989 yılında Temmuz ayında Kürt politikacılar Abdel Rahman Kasımlı, Fadel Rasoul ve üçüncü bir Kürt politikacısı Viyana’da bir evde öldürülmüşlerdi.

İranlı Kürt politikacılar İranlılarla görüşme planlamışlardır. Basına yansıyan bilgilere göre, iki İranlı grup görüşme için İran tarafından görevlendirilir. Görevlendirilen bir grup görüşme için planlanmışken, diğer grup ise orada pusuya düşmüş olan Kasımlı ve arkadaşlarını öldürecektir. Öyle de olur, tuzağa düşen Kasımlı ve arkadaşları öldürülür, katiller ve diğerleri yakalanmadan izlerini kaybederler.

O zaman bu olay ile ilgili 2000’e Doğru Dergisi için bir haber yapmıştım, onun için olayı iyi hatırlıyorum. Daha sonra da basını takip ederken bu konuya da ait haberleri izledim. Ancak yapmış olduğum haber 2000’e Doğru Dergisi’ne girememişti, zira derginin Fransa temsilcisi Şehmuz Güzel benden önce davranmış ve onun haberi dergide yer almıştı.
Cinayete ait bütün yollar o zamanlar İran konsolosluğunu gösteriyordu. Eşkâller üzerine yazılıp çiziliyordu ve katillerin diplomat pasaportu ile Viyana Schwechat Havaalanı’ndan İran’a kaçırıldıkları iddiaları vardı. İddialar konusunda Avusturya İçişleri Bakanlığı ikna edici bir cevap veremediği gibi, olayı diplomasi falan diyerek kapatmaya çalışıyordu. Öyle de oldu, kapatıldı. Ticari ilişkiler zarar görmedi.

Zaman zaman öldürülen Kürt politikacıların anılmaları dışında bir adım yol alınmadı. Ya da alındı, ancak kamuoyuna duyurulmadı. Avusturya’nın İran ile ikili anlaşmaları zedelenirdi. Korku buydu.

2005 yılında Ahmedinejad İran’a Cumhurbaşkanı seçilince bu konu Yeşiller Partisi milletvekili Peter Pilz tarafından dile getirilmek istendi, Gazeteler şöyle bir yazdılar, sonra tekrar unutuldu. Daha sonra bu konu bir daha basında konu edilmedi.

Şimdi ise İran’da biraz farklı rüzgâr esmeye başladı, bu rüzgâra yelkenleri açmak ve vaktinde davranıp, İran’da olası bir rejim değişikliğinde orta yerde kalmamak için Avusturyalılar harekete geçtiler. Zira İran ile ikili anlaşmalara Avusturya çok önem vermektedir.

Gelelim gazetelerin ağız birliği etmişçesine verdikleri 19 Haziran tarihli habere. Haberin kaynağı yine Yeşillerin milletvekili Peter Pilz’dir. Peter Pilz’e göre “İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad tam tamına 20 yıl önce öldürülen Kürt politikacıların katilidir”. Bunu da bir Alman silah tüccarının yapmış olduğu ifadeye dayandırmaktadır. Adı açıklanmayan Alman silah tüccarı Peter Pilz’e “Viyana’da Kürt politikacılarının öldürüldüğü sırada daha sonradan İran Cumhurbaşkanı olan Muhammet adlı birisine silah sattım” der. İsimi Mahmut değil Muhammet diye hatırlar tüccar.

Bizim zehir hafiye Peter Pilz işte “bu kişi Ahmedinejad’tır” der ve gazeteler ise bunu birinci sayfalarına manşetlere taşır. Peter Pilz Avusturya’da skandalları ortaya çıkarmasıyla ünlenmiş bir politikacıdır. Ayrıca Ortadoğu politikasını da yakından takip eder, Kuzey Irak’a birkaç defa yolu düşmüştür, bölgede etnik gruplara akıl veren ağabeyi de oynar ve onlara da akıl verir. Ancak Amerika’nın Irak işgalinden sonra sanki dili tutulmuşçasına Amerika’nın katletmiş olduğu evsiz barksız ve bacaksız bıraktığı milyonlarca Iraklı hakkında bir çift söz söylememiştir. Eski “antiemperyalistlerden” olduğu da bilinen bir özelliğidir.

Böyle bir politikacının basına vermiş olduğu haber Avusturya gazetelerinin hepsinde yer bulur. Haber tümüyle aynıdır, aynı kelimeler kullanılmıştır, aynı başlık atılmıştır, haber sanki bir kalemden çıkmış gibidir.

Şimdi tam tamına yirmi yıl önceki olayı, yirmi yıl içinde unutturmaya çalışan basın ve kurumlar birden bire olayı yeniden keşfetmeleri ve gündeme getirmelerini Birol Ertan hocamızın öğrencisi olsaydım dersinde ona bu da bir ikiyüzlülük müdür diye sorardım.

BİR CEVAP BIRAK