Küçük Dilara toprağa verildi…

PAYLAŞ

Küçük kızın ölümünün ardından ıslah çalışmasını yapan MVM şirketi yetkilileri açık 6 rögarın üstünü beton kapaklarla kapatıp, bir de uyarı levhası koydu…


İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve Bahçelievler Belediyesi’nin ortak protokolü ile başlatılan Tavukçu Deresi’nin ıslah çalışmasının yapıldığı Bahçelievler Kerim Çavuş Caddesi üzerindeki üzeri kartonla kapatılan rögardan düşüp hayatını kaybeden küçük kız dün son yolculuğuna uğurlandı.


Elinden tuttuğu annesi ile yolda yürürken kanalizasyon deliğine düşerek cansız bedeni 3 kilometre ilerideki kanalizasyon çıkışında bulunan küçük Dilara’nın cenazesi dün sabah ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan alındı. Yenibosna Merkez Camii’ne getirilen küçük Dilara’nın cenazesi ailesinin isteği üzerine öğle ezanı okunmadan saat 11.00’da kılınan cenaze namazının ardından Kocasinan Mezarlığı’nda toprağa verildi.


YAVRUMU GÖTÜRMEYİN


Yolda yürürken yavrusunu bir ihmale kurban veren anne Songül Dumru cenaze töreni sırasında sinir krizi geçirdi. Cenaze arabasına konulan küçük tabuta sarılmaya çalışan acılı annenin, “Yavrumu götürmeyin. Beni de götürün” diyerek feryat etmesi cenazeye katılanları gözyaşlarına boğdu. Cenaze aracı hareket ederken anne Dumru, son bir hamleyle kızının tabutuna sarılmak istedi ancak ayakta durmakta güçlük çeken anne yakınlarının omuzlarına yığıldı.


HİÇ KİMSE ARAMADI


Cenaze töreninin ardından Dilara’nın can verdiği rögarın başında toplanan yakınları olaya isyan etti. Kızını kaybettiği yerde gazetecilere konuşan baba Muhterem Dumru hiçbir yetkilinin kendisini aramadığını belirterek, “Ben biricik kızımı kaybettim. Artık hiçbir şey yavrumu geri getirmez ama başka çocuklar ölmesin diye sorumlulardan davacı olacağız. Bundan sonra en azından başkalarının çocuklarının başına bir şey gelmesin. Olayın ardından bir tek yetkili bile arayıp başsağlığı dilemedi. Bu acımızı daha da derinleştirdi. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu” dedi.


TABELA KOYDULAR


Islah çalışmasını yapan MVM şirketi yetkilileri açık 6 rögarın üstünü beton kapaklarla kapatıp, bir de uyarı levhası koydu. Olay yerinin yakınındaki Atatürk İlköğretim Okulu’nda eğitim gören yüzlerce öğrenci önceki gün Dilara’nın düştüğü alanda aileleriyle birlikte yürüyerek okullarına gitti. Olayı duyunca çok korktuklarını belirten veliler, bu olayın kendilerinin de başına gelebileceğini söyledi. Mahalle sakinleri ise, “Dilara öldükten sonra rögar kapaklarının hepsini birer birer kapattılar. Bunun için bir kişinin ölmesini mi beklediler” diye tepki gösterdi.


FİRMA YAYALARI SUÇLADI


Dilara’nın ölümünün ardından MVM Turizm ve Ticaret şirketinin yetkilileri bir basın toplantısı düzenledi. Şirketin İdari İşler Koordinatörü Osman Bozkurt, Dilara’nın düştüğü beton kapağın bilinmeyen bir nedenle kırıldığını belirterek, “Firmamız ortaya çıkacak hukuki ve vicdani sorumluluğu kabul edecektir. Küçük bir kız çocuğunun da hayatının sona ermesine sebep olan bu elim kaza dolayısıyla acılı aileye ve bölge sakinlerine başsağlığı dileriz” dedi. Her yayanın başına bir bekçi koyamayacaklarını anlatan şirket avukatı Abdullah Pehlivan ise “Ölen Dilara’nın ailesi bu olaydan sorumludur demiyoruz ama, yayanın da vicdani sorumluluğunu düşünüp, bu alana girmemesi gerekmektedir. Yayaların girmesini engelleyemedik, ama yine de bizim suçumuzdur” dedi.


TOPBAŞ; SÖYLEYECEK ÇOK SÖZÜMÜZ VAR


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, küçük Dilara’nın hayatını kaybettiği acı olayın sorumluları hakkında gerekeni yapacaklarını söyledi. Topbaş, ‘’Müteahhidi çağırıp konuşacağım. Bu, küçük kızın ölümünü telafi etmeyecek tabii. Ama söyleyecek çok şeyimiz var’’ dedi. İstanbul’da iş yapanların ‘adam gibi’ iş yapmak zorunda olduklarını vurgulayan Başkan Kadir Topbaş, şunları kaydetti: ‘’Dünya şehri, Avrupa kültür başkenti olsun, dünyayı etkilesin diye çaba gösterdiğimiz bir şehirde şantiyecilik böyle olmaz. Orada daha etkili önlemler alınması gerekiyor iken bu yapılmamış. Kendilerini bu anne-babanın yerine koysunlar, bu acılı insanların yerine koysunlar. Buna nasıl tahammül edilir, nasıl bir acı düşünsünler.’’


SUÇ ÖLENDE


Antalya’da 3 yıl önce meydana gelen ve 14 yaşındaki kız öğrencinin ölümüyle sonuçlanan olayda “Bilirkişi” komedisi yaşandı. Yoğun yağışta annesiyle birlikte yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada açık bırakılan rögar çukuruna düşüp yaşamını yitiren 14 yaşındaki lise öğrencisi Süheyla Yöntem, bilirkişi raporunda “Suçlu” gösterildi. Mahkemece tayin edilen emekli trafik polisi bilirkişi Muhammet Dağ, raporunda Süheyla Yöntem’in de “Tali suçlu” olduğunu belirterek “Akıntı meydana geleceğini düşünüp, o yöne gitmemeliydi. Dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak rögarın bulunduğu yöne gittiği için ikinci derecede tali suçludur” dedi.


Rapora itiraz eden Süheyla Yöntem’in avukatı Ümit Uysal yeniden bilirkişi raporu istedi. Uysal’ın isteği üzerine dosya Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Yöntem’in ölümünün ardından ilgili belediyeye 40’ar bin YTL maddi, 20’şer bin YTL manevi, kardeşi Güler Yöntem için ise 20 bin YTL maddi, 20 bin YTL manevi tazminat davası açılmıştı.  (AA)

CEVAP VER