KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın çelişkileri

KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın çelişkileri

0
PAYLAŞ

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın hayatı, çelişkilerle dolu olarak geçmiştir. Türkiye’nin 1974’de adaya barış amaçlı müdahalesi ile özgürlüğüne kavuşan Kıbrıslı Türklerden birisi olduğu halde ve Türkiye’de yüksek öğrenimini tamamladığı halde, Türkiye’ye Anavatan demeyi bir türlü içine sindirememiştir. Gerek resmi, gerekse de resmi olmayan Türkiye ziyaretlerinde yüzünde bir parça gülücük eksik iken, Rum dostlarıyla yaptığı görüşmelerde yüzünün hep güldüğünü gördük. Bu çelişkiler, Talat’ın yaşamının her alanında kendisini göstermiştir.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 6 Temmuz 1952 yılında Girne’de doğmuştur. İlk ve Orta öğrenimini Kıbrıs’ta tamamlayan Talat, 1977’de Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden yüksek lisans derecesi de alarak mezun olmuştur. Doğu Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de yüksek lisans yapan Talat, KKTC’nin kurulmasına ve ilan edilmesine karşı çıkmış, partisinin KKTC’nin tanınmasına ilişkin Meclis kararına destek olmasından üzüntü duyduğunu açıklamıştır. Partisinin bu kararı karşısında evinde gözyaşı döktüğünü de açıkça beyan etmiştir.

KKTC’nin kuruluşuna karşı çıkan, KKTC kuruldu diye gözyaşları döken, konuşmalarında KKTC ismini ağzına almaktan özenle kaçınan Talat, 1993 genel seçimler sonrasında kurulan DP- CTP Koalisyon Hükümetinde Milli Eğitim ve Kültür Bakanı olarak görev almanın çelişkisini yaşamıştır.

KKTC’yi tanıtmaya çalışmanın “aklını peynir ekmekle yemek” olduğunu açıklayan Talat, 2. DP-CTP Hükümetinde Eğitim ve Kültür Bakanlığı görevini kabul etmekte de duraksama göstermemiştir. Tanınmasını istemediği, tanıtmak istemediği, inanmadığı KKTC’nin en üst düzey makamlarında oturmanın çelişkisini hep yüreğinde yaşamıştır.

Cumhurbaşkanı Talat’ın çelişkisi; kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı devletin iki kez Bakanlığını yapmakla kalmamış, 3. DP-CTP Hükümetinde Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevini kabul etmesiyle bir kez daha şiddetini yükseltmiştir. Kuruluşuna destek vermek istemediği, kuruluşuna inanmadığı devletin Başbakan Yardımcılığı koltuğuna oturmayı içine sindiren Cumhurbaşkanı Talat, bu çelişkileri yaşamaya ileride de devam edecektir.

14 Ocak 1996 tarihinde toplanan partisinin olağanüstü 14. Kurultayı’nda CTP Genel Başkanlığa seçilen Talat, bunun sevincini çok yaşayamadan yeniden çelişkili bir ruh haline yeniden girmiştir. Kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı devletin (KKTC) Yüce Parlamentosunda 1988 yılında bir kez daha Lefkoşa Milletvekili olarak yer almıştır. Savunmadığı ve inanmadığı devletin yeniden parlamentosunda çelişkiler içine yerini almıştır.

Talat’ın çelişkisi bu kadarla kalmamış, 14 Aralık 2003 tarihinde yapılan genel seçimlerinden sonra, DP’ ile koalisyon kurarak, kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı KKTC Hükümetinin Başbakanı olmuştur. Talat, kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı devletin sonunda Başbakanı da olmuştur. Çelişkinin derecesine bakınız !

8 Mart 2005 tarihinde ikinci kez CTP-DP Koalisyon Hükümeti’ni kurarak kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı KKTC’nin ikinci kez Başbakanı olan Talat, kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı devletin Cumhurbaşkanı seçilene kadar Başbakanlık görevini sürdürmüştür. Talat’ın bu çelişkileri, konuşmalarında, düşüncelerinde ve tavırlarında hep izlenmiştir.

Şurası da gerçektir ki, Mehmet Ali Talat, çelişkili durumunu tutarlılığa kavuşturmak için Birleşik Kıbrıs idealinin peşinde koşuş, Birleşik Kıbrıs’ı kurarak KKTC’nin ortadan kaldırılması için çabalarına bir an bile ara vermemiştir. 24 Nisan 2004’de referanduma sunulan Annan Planı’nı ve adanın birleştirilmesini hararetle destekleyen Talat, referandumda Kıbrıslı Türklerin Evet demesine karşın, çok inandığı ve güvendiği AKEL’ci yoldaşlarının ihanetine uğrayarak yeni bir gözyaşı fırtınası ile karşı karşıya gelmiştir. Talat’ın çelişkili hayatı yine son bulmamış, kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı KKTC’de yaşamak ve onun Başbakanlığını sürdürmek durumunda kalmıştır.

Talat’ın en büyük çelişkisi ise 20 Nisan 2005’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanmış, kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı KKTC’nin Cumhurbaşkanlığı’na aday olmuş ve Cumhurbaşkanlığı seçimini ilk turda kazanmıştır. Bu durum, Talat’ın çelişkilerinde zirve anlamına gelmektedir. Talat, kuruluşunu desteklemediği ve tanıtmanın yanlış olduğuna inandığı KKTC’nin en tepesine, Cumhurbaşkanlığı makamına gelmiştir.

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde el birliğiyle Talat’ın çelişkilerine son vermek için sandığa gitmeli, Talat’ı yaşadığı büyük çelişkiden kurtarmalıyız.

_______________________

* Doç. Dr. Birol Ertan

BİR CEVAP BIRAK