KKTC muhalefetinde görev değişimi

PAYLAŞ

29 kasım 2008 tarihinde gerçekleştirildi ve eski Başbakanlardan Derviş Eroğlu’nun zaferiyle sonuçlandı.Partinin Kurultaya giren Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu delegelerin 448’inin oyunu alırken, eski babbakan Derviş Eroğlu 740 oyla ipi göğüsledi. Kurultayda demokratik bir yarıl atmosferi egemendi ve adayların konuşmaları da oldukça düzeyliydi. Eroğlu’nun kurultay zaferinin ipuçları, birkaç hafta önceden alınmıştı. KKTC’nin en büyük ilçeleri olan Gazimağusa ve Lefkoşa İlçe Kongrelerini kazanan Eroğlu ekibi, zaferini Kurultay öncesindn ilan etmişti. Beklendiği gibi oldu ve Derviş Eroğlu, Kurultayda zaferini 300 oya yakın farkla ilan etti.


UBP Kurultayını Derviş Eroğlu’nun kazanacağını ve yaklaşık % 65 delege oyu oranı ile ipi göğüsleyeceğini Kurultay günü yayımladığım bir makale ile ilan etmiştim. Sonuçta Eroğlu, % 62.3’lük delege oyu ile tahminimizde bizi yanıltmadı. 


Yavru vatan siyasetinde Derviş Eroğlu Başkanlığındaki UBP, nereye doğru koşacak ? Eroğlu’nu bekleyen tehlikeler nelerdir ? Hangi fırsatlar, Eroğlu’nun başarısı için kullanılabilir ? UBP’de olduğu gibi siyasal yaşamdaki önemli partilerin bu konuda çalışmalar içine gireceğini biliyoruz. Özellikle Ankara’ya çok yakın olan Özgürlük ve Reform Partisi lideri Turgay Avcı, Eroğlu liderliğindeki UBP’ye karşı strateji ve taktiklerini şimdiden oluşturmaya başlamış durumda. Bu konuda yakın zamanda geniş katılımlı bir toplantı yapacağı ve UBP’ye yönelik politikalarını bu toplantıdan sonra yürürlüğe sokacağı söyleniyor. ÖRP lideri ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, eski partisi UBP’de Genel Sekreterlik görevi yaparken bir grup arkadaşıyla istifa ederek ÖRP’yikurmuş ve daha sonra da iktidar ortağı olmuştu.  Yavru vatan siyasetinde öne çıkmaya başlayan, genç, Anavatanları olan Türkiye’ye yakınlığıyla kendisine şans tanınan yeni bir lider olan Tıurgay Avcı ile UBP yeni lideri Derviş Eroğlu arsındaki mücadele, ada siyasetine yeni bir renk katacağa benziyor. Avcı’nın şimdiden eski lideri, yeni rakibi Derviş Eroğlu’lu UBP konusunda politikalarını oluşturmak için kolları sıvaması, siyaset oyununda Ortak Akla dayanan politikalara şans tanıması bakımından ilgi çekicidir.


Ne oldu da seçim yenilgileri sonrasında partisinin başkanlığından istifa eden Derviş Eroğlu, koşar adım yeniden partisine döndü. Bunun nedeni, siyasette UBP’ye doğru dönen ibre midir, yoksa Eroğlu’nun UBP’nin kötü yönetilmesine karşı duyduğu sorumluluğun gereği mi ? Eroğlu’nun adaylığının ortaya çıkışı, partinin yükselen grafiğinden çok, Kurultay öncesi UBP Genel başkanı koltuğunda bulunan Tahsin Ertuğruloğlu’nun liderlik zafiyetleri ile açıklanmalıdır. Derviş Eroğlu’nun Tahsin Ertuğruloğlu’na bir dönem istemeden de olsa şans verdiği, ancak Ertuğruloğlu’nun bu şansı kullanmak konusunda gönülsüz davrandığı ve tembellik ettiği söylenebilir. 


Derviş Eroğlu’nu genel başkanlık koltuğuna oturtan asıl unsur, UBP’de Eroğlu’na duyulan sevgi ve bağlılıktan çok, Tahsin Ertuğruloğlu’nun kendisine verilen büyük şansı kullanamaması ve kullanmayı da hiç denememesi oldu. UBP Genel Başkanlığı süresince partisine hakim olmayı istemeyen ve denemeyen Ertuğruloğlu, UBP başkanlığında istekli ve gayretli olmadı. Neredeyse, parti başkanlığını altın bir tepside Eroğlu’na armağan etti. 


Kurultaya giden süreçte Derviş Eroğlu, siyaset oyununu çok iyi oynadı. Ertuğruloğlu’nu yanlışlarından arındırmak ve doğru zamanlarda doğru müdahaleler yapmak yerine, onu yanlış yapmaya zorladı. Adeta, sinsi bir planla Ertuğruloğlu’nun yanlışlar yapmasını bekledi. Bu konuda hiçbir engelleyici müdahalede bulunmadı. Bu durum, liderlik hırsları olmaksızın ve uzun dönemli planlar yapmaksızın parti başkanlığı koltuğuna oturmamın ve o koltuğu korumanın hiç de kolay olamayacağını gösteren bir örnek olarak görümelidir. 


Peki, yavru vatan siyasetinde önemli bir yere sahip olan Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin geleceği nasıl şekillenecek ? UBP’de kopmalar yaşanacak mı? UBP’deki kopmalardan yeni bir parti doğar mı ?


Kurultay yarışını kaybeden eski başkan Tahsin Ertuğruloğlu, Kurultay konuşmasında partisinden kopmayacağını açık biçimde ilan etmişti. Ne var ki, Kurultay sürecinde yaşanan kişisel saldırılar ve çirkin söylemler, Eroğlu ile Ertuğruloğlu’nu bir daha asla aynı masada ve aynı idealler doğrultusunda buluşturmayacak kadar önemlidir. UBP, bugün olmasa bile uzun dönemde ciddi bir kopuş yaşayacak, Tahsin Ertuğruloğlu olmasa bile onun ekibindeki bir çok isim, başka siyasi partilerde geleceklerini arayacaklardır. Bunun tersini düşünenler, Kıbrıs Türk siyaset tarihini bilmeyen iddiasız düşüncelerdir. İddiamız şudur ki, seçim öncesine kadar UBP’den kopmalar ve UBP’ye katılmalar o kadar yoğunlaşacaktır ki, bu durum, mevcut küçük partilerin bazılarını ortadan kaldırabileceği gibi, yeni bir partinin ortaya çıkışını da sağlayabilecek ve her şeyden önemlisi de ÖRP’yi beklemediği ölçüde güçlendirecektir. Daha şimdiden görebiliyoruz ki, yakın zamanda bir çok önemli UBP’li ÖRP’ye katılacak ve içinde önemli bir belediye başkanının da bulunduğu Serdar Denktaş liderliğindeki bazı Demokrat Partililer UBP saflarına katılacaklardır. 


Öte yandan, Eroğlu liderliğindeki UBP’yi bekleyen önemli bir tehlike daha gözlerden uzak tutulmamalıdır. Derviş Eroğlu, UBP Kurultayı’ndan ciddi bir oy farkı ile zaferle çıktı. Ne var ki, bu kolay zafer, Eroğlu ve ekibini hatalı bir zafer sarhoşluğuna sürükleyebilir. Eroğlu’lu UBP, Genel Sekreterlerinin heyecanlı kişiliğinden de destek alarak, zafer sarhoşluğu içinde meydanlara çıkıp siyasetteki gerginliği gereksiz yere tırmandırmaya, sert protestolara girişmeye ve kamu düzenini bozmaya yönelik eylemlere girişirse, bunun UBP’ye maliyeti çok pahalı olacaktır. Biliyoruz ki, Kıbrıs Türkleri, kavgayı izlemeyi seven,ancak kavga edeni sevmeyen bir karaktere sahiptir.  


UBP’yi bekleyen diğer bir sorun, halkın acil sorunları karşısında üreteceği yeni politikalar konusunda yaşayacağı sıkıntılardır. Vizyonsuz bir parti olan UBP, ülkemizdeki ve dünyadaki hızlı değişime uygun politikalar üretmek ve bunları halka en uygun yöntemlerle benimsetmek konusunda ciddi zorluklar yaşayacaktır. Parti vitrinindeki yenilenme ihtiyacı, gençliğe ve kadınlara yönelik yeni açılımlar ve yeni uzman kadrolara gereksinim, UBP’de güçlü siyaset ağalarını rahatsız edecektir. Bu durum, UBP içinde eski ve yeni kadrolar arasında bir çatışmaya neden olabilir. Bu nedenle, kısa dönemde UBP’den yeni kadrolarla yeni açılımlar beklemek akla çok da uygun gelmiyor.


Yavru vatan siyasetinde oldukça deneyimli olan, partisi UBP’de 33 yıl milletvekilliği, 22 yıl Genel Başkanlık ve 17 yıl Başbakanlık yapmış olan ve bir seçim başarısızlığı ile Genel Başkanlık koltuğunu terk etmiş olan Derviş Eroğlu, ganimet sistemine dayalı eski siyaset anlayışı ile siyaset yapma olanaklarını da yitirmiştir. Çünkü, ganimet siyaseti, iktidar partilerini başarıya taşıyan bir yöntemdir. 


Ankara Hükümeti ile sıcak ilişkiler kurmada yaşayacağı güçlükler de UBP’de Eroğlu liderliğini zorlayacak başka bir gelişmedir. Her ne kadar, AK Parti, UBP Kurultayına Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış ile birlikte Mevlüt Çavuşoğlu’nu göndermiş olsa da , AK Parti’nin ve Ankara Hükümetinin Eroğlu’na yönelik soğuk tavrı kolay kolay ortadan kalkacak gibi değildir. 


KTC ana muhalefet partisi UBP’yi bekleyen en önemli tehlikelerden birisi de bir koalisyon Hükümeti ile iktidara gelme olasılığıdır. Dünyada yaşanan finanssal ekonomik krizin etkilerinin önümüzdeki günlerde hızla hissedileceği düşünüldüğünde, koalisyon Hükümeti ile iktidara gelmiş bir UBP, Ankara’ya çok daha muhtaç ve manevra olanaklarını kaybetmiş bir noktaya sürüklenebilir. UBP koalisyon iktidarında, CTP’nin şiddetli muhalefeti ile ekonomik kriz ve çöküntü birleşince, UBP ve Eroğlu iktidarının trajik sonu da kaçınılmaz olacaktır. Uzman bir kadro, ülke şartlarına uygun ekonomik politikalar, toplumsal güvenlik projeleri ve önlemleri, Ankara destekli yeni bir vizyon ile halkın karşısına çıkamayacak bir UBP ve UBP iktidarı, UBP’yi muhalefet düştüğü günlerden çok daha gerilere doğru sürükleyerek Eroğlu için çok hazin bir son yaratabilir. 


UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu’nun, yukarıda ana hatlarıyla açıklamaya çalıştığımız bütün bu tehlikeleri ve UBP liderliğini elde ederek kazanmış olduğu fırsatları masaya yatırarak UBP için yeni bir vizyon, kadro ve projeler geliştirmeyi düşünüp düşünmediğini bilemiyoruz. Ancak, kendisini Genel Başkanlığa taşımış yaşlı ve eski UBP kadroları ile bunları düşünse bile uygulamasının kolay olmayacağı anlaşılıyor.


Kısacası, yavru vatan ana muhalefet partisi olan Ulusal Birlik Partisi’nin ve yeni Genel Başkanı Derviş Eroğlu’nun kolay olmayan bir yola girdiği açıktır.

CEVAP VER