KKTC’de “paket sorunu” olanlar birazcık AB’yi incelesinler

2002 öncesi Türkiye hükümetlerinin ana sorumlusu olduğu KKTC’nin bir tür “Yunanistan’a çok benzeyen ekonomik yapısı” nedeniyle 2002’den itibaren Ankara’nın uyguladığı “sorumluluklarının bilincinde” ama “KKTC’nin de bir mirasyedi tarzı ekonomisinin olamayacağı gerçeğinin de herkesce fark edilmesi ve ülkenin kendi yağıyla kavrulur hale getirilmesi” politikası sayesinde Kuzey Kıbrıs’ın gelecek kuşaklarına sunulabilecek “ayağı yere basan” bir ekonomi söz konusu olabilmekte.

2002 öncesi Türkiye hükümetlerinin ve KKTC’de “Ankara’yı da bir şekilde idare ederek ekonomik durumu bu hale getiren sistemin” ürünü olan “özellikle sendikalar” doğal olarak “sistemden beslenmelerini engelleyecek olan pakete” karşı direnmekteler. Kendi açılarından “haklılar”. Çünkü “çağa aykırı” bir sistem onlara dünyanın hiç bir yerinde kalmamış olan “imtiyazlar” sağlamış.

Geçenlerde bir politikacı “çocuklar artık büyüyünce delege olmak istiyorlar” demişti. Bence bu geçici bir duruma yönelik. Çocuklar günümüz KKTC koşullarında “ekmek elden su gölden” yaşamak için meslek seçeceklerse “devlette çalışanların sendika yöneticisi olmak” en avantajlısı. “Devlet memurunun sendikalı olduğu” hiç bir ciddi ekonomide görülmezken KKTC’de işçi üyesi neredeyse olmayan ve “işçi sınıfını kesinlikle temsil etmeyen” sendikaların varoluşunu “memur üyeler” sağlamakta. Oysa “memur olma kararı vermek, devlete hizmeti kabul etmek” anlamına gelir. Memur olmanın “imtiyazları” nedeniyle memurun işçi sendikası tarzı bir sendikası olamaz. Memur “grev yapamaz”. İlla “grev hakkı olan bir meslek istiyorsa memur olmaz!”.

Yunanistan işte böyle battı!

Güney Kıbrıs batmıyorsa şimdilik “Rus kara parası” sayesinde ama ne kadar zaman dayanabileceği de belirsiz bir vaziyette!

KKTC’de “ekonominin düze çıkması için Türkiye ile işbirliği halinde ve gayet doğal olarak Türkiye’nin başarılı deneyimleri de esas alınarak kaleme alınan pakete” ve “zorunlu özeleştirmelere” karşı çıkanlar şimdi dünyanın “en pahalı elektriğini” ödemekteler. “Köhne” ve dünyanın en geri kalmış “enerji kaynağı sistemi” ile üreten ve de ürettiğinin büyük bir kesimini dağıtırken kaybeden devletin elektrik kurumu gereğinden fazla çalışanı ve çağın gerisinde kalmış işleyiş sistemi nedeniyle sahip olduğu borçlarıyla şu anda vatandaştan “az bile almakta”. Bu koşullarda yarın elektrik çok daha pahalı olacak.

KKTC’de ucuz elektrik hem Türkiye’den gelmesi ve hem de her alanda özelleştirilmesi ile mümkün olacak.

Bugün bunun tersini “demagoji” ile anlatarak halkı “kandırdıklarını” sananlar yarın “yüksek faturalar altında inim, inim inleyecek insanlara ne anlatacaklar” çok merak etmekteyim.

KKTC’de ekonomi konusunda “çok bilmiş” geçinerek “çökmüş sistemi” savunmaya çalışanların AB’deki son gelişmeleri iyi incelemesinde yarar var.

Sevgili dostum Vakur Kaya’nın başarılı haber sitesi “www.abhaber.com’u” okumalarını önerebilirim kendilerine.

“AB’nin yeni bütçesinin tavanı 960 bin euro olarak belirlendi. Bu AB’nin yedi yıllık bütçesinde şimdiye kadar yapılan ilk kesinti. Almanya Başbakanı Angela Merkel daha önceki yedi yıllık bütçenin yüzde 3.3 kesildiği anlaşmayı olumlu karşıladı. Merkel anlaşmanın önümüzdeki yıllarda Avrupa’da önemli projeler yapılmasına ve büyüme ve istihdam konusunda atacakları adımlara olanak vereceğini söyledi. Bütçede kesinti yapılmasını destekleyen İngiltere Başbakanı David Cameron anlaşmayı zafer olarak nitelerken, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande kamu harcamalarında yapılan kesintileri eleştirmekle birlikte, anlaşmanın iyi bir uzlaşma olduğunu söyledi. Fransa ve İtalya gibi ülkeler kamu harcamalarında yapılan kesintilere karşı, ancak diğer AB ülkeleri kemer sıkma programlarının gündemde olduğu bir zamanda bütçede yapılacak kesintileri destekliyor. Avrupa Konseyi Başkanı Van Rompuy anlaşma uyarınca bütçeden 34 milyar euro kesildiğini söyledi.”

Tüm dünya “yeni ekonomik paketlerle ve bir çok alanda kesintilerle geleceğini ve de kalkınmasını garanti altına alırken” biz KKTC’de hala “pakete karşıyız muhabbetine” muhatabız!

Üstelik “paketle en sorunlu olanların” neredeyse “kraldan çok kralcı” bir şekilde “AB hayranı olduklarını da” sürekli beyan ettikleri KKTC’de ekonomi konusunda “AB’de kurs görmelerini” önerirsek yanlış bir şey söylememiş oluruz sanırım!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here